Kalbini hayata bıraktı!
- Özlem KARAKOYUN

- 13 Ağu
- 3 dakikada okunur
“Doğum gününde anlamlı hediye”
Lüleburgaz’da yaşayan Ebru Karabudak, 12 Ağustos’taki doğum günü öncesinde sosyal medyada karşılaştığı DMD hastası Bayram ve Salman kardeşlerin yaşam mücadelesinden etkilenerek anlamlı bir karar aldı. Karabudak, kendisine hediye almak yerine e-Nabız üzerinden kalp ve böbreklerini bağışladı. “Öldükten sonra o organ sana lazım olmayacak” diyen Karabudak, organ bağışının genç yaşlardan itibaren önemsenmesi gerektiğini vurguladı.



Doğum günleri çoğu insan için yeni bir yaşın, yeni dileklerin ve sevdikleriyle geçirilen güzel anların başlangıcı olurken, Lüleburgaz’da yaşayan Ebru Karabudak için 12 Ağustos çok daha farklı bir anlam taşıdı. 1981 doğumlu olan Karabudak, yeni yaşına girerken kendisine bir hediye almak yerine, ölümünden sonra başka insanlara umut olabilecek bir karar aldı.
Karabudak, doğum gününden önceki akşam sosyal medyada karşılaştığı DMD hastası Bayram ve Salman kardeşlerin hikâyesinden etkilendi. Sosyal medya üzerinden canlı yayınla duyurulan yardım kampanyasını gören Karabudak, özellikle kardeşlerin yaşlarının küçük olmasından ve verdikleri yaşam mücadelesinden duygulandı. Yaşadığı bu duygunun ardından organ bağışını yeniden düşündü ve e-Nabız üzerinden kalp ve böbreklerini bağışladı.
Karabudak’ın yaptığı bağışın Bayram ve Salman kardeşlere yönelik bir organ bağışı olmadığı, kardeşlerin hikâyesinin onu yardım etme ve hayat kurtarabilecek bir iz bırakma düşüncesine yönelttiği belirtildi.
DOĞUM GÜNÜ SABAHI GÖZYAŞLARI
Aldığı kararın kendisinde de büyük bir duygusal karşılık oluşturduğunu ifade eden Karabudak, doğum günü sabahını gözyaşları içinde geçirdiğini söyledi. “En çok aranan organlar zaten böbrek ve kalp. İnsanlık için bir şey yapmak güzel. İlk defa doğum günü sabahımda ağladım” diyen Karabudak, yaşadığı duygunun yalnızca sosyal medyada gördüğü bir hikâyeye üzülmekten ibaret olmadığını, kendisini harekete geçirdiğini ifade etti. Karabudak, insanların birbirlerine karşı daha merhametli olması gerektiğini vurgulayarak, “İnsanlara merhametli olmayı öğretmek lazım. İnsanın elinden geldikçe yardım etmesi lazım” dedi.
“HERKESİN BUNU YAPMASI GEREKİYOR”
Organ bağışının ölümden sonra başka bir insana hayat verebilme ihtimalini taşıdığını ifade eden Karabudak, insanların bu konuda daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Öldükten sonra o organ sana lazım olmayacak. Bunu herkesin yapması gerekiyor” diyen Karabudak, gençlere seslendi.
Karabudak, özellikle genç yaşta organ bağışı konusunda farkındalık oluşturulması gerektiğini vurguladı. Organ bağışının yalnızca ileri yaşlarda düşünülmesi gereken bir konu olmadığını belirten Karabudak, “Ölümün yaşı yok, gençlere de öneriyorum. Normal bir durum” diyerek gençlere çağrıda bulundu. Gençlerin bu konuda çekinmemesi ve doğru bilgilendirilmesi gerektiğini ifade eden Karabudak, insanın sağlıklıyken yaptığı bir bağış kararının, hayatının ilerleyen dönemlerinde başka bir insan için umut olabileceğine dikkat çekti.
Karabudak’ın organ bağışı kararını öğrenen kızı ise ilk anda şaşkınlık yaşadı. Kızının kendisine “Anne, ne yapıyorsun?” diye sorduğunu belirten Karabudak, bu tepkinin toplumda organ bağışı konusunda oluşabilecek yanlış algılardan birini de ortaya koyduğunu ifade etti.
Kızının, organ bağışının kendisi hayattayken gerçekleşeceğini düşündüğünü söyleyen Karabudak, oysa organ bağışının ölümden sonra gerçekleştiğini anlattı. Bu nedenle insanların organ bağışından çekinebileceğini düşündüğünü ifade eden Karabudak, “Bu algı diğer insanlarda da olabilir. O yüzden çekiniyor olabilirler. Bu konuyla ilgili belki daha iyi duyurulması gerekir” dedi.
BİR SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI, BİR KARARA DÖNÜŞTÜ
Karabudak’ın hikâyesinde dikkat çeken noktalardan biri de kararın çok kısa bir zaman diliminde ortaya çıkması oldu. Doğum gününden önceki akşam sosyal medyada karşılaştığı yardım kampanyası duyurusu, ertesi sabah Karabudak’ın hayatında kalıcı bir kararın başlangıcı oldu.
Sosyal medyada her gün binlerce yardım çağrısı ve farklı hikâyeyle karşılaşılırken, Bayram ve Salman kardeşlerin yaşadığı mücadele Karabudak üzerinde derin bir etki bıraktı. Karabudak, bu duyguyu yalnızca üzülerek geçirmek yerine somut bir adım atmayı tercih etti. Böylece bir sosyal medya yayını, bir doğum günü kararına; bir doğum günü kararı da gelecekte başka insanların hayatına dokunabilecek bir umuda dönüştü.
“ŞAŞIRMADIM”
Karabudak’ın yaklaşık bir yıldır birlikte çalıştığı Alev Üzer de onun kararını değerlendirdi. Üzer, Karabudak’ın merhametli ve yardımsever kişiliğine dikkat çekerek, bu nedenle yaptığı bağışa şaşırmadığını söyledi.
“1 senedir beraber çalışıyoruz. Ebru çok başarılı. Üretici bir kafası var. Her şeyi farklı değerlendirebiliyor. Çok merhametli. Karşısındaki herkese çok yardımcı oluyor” diyen Üzer, Karabudak’ın duygularını yoğun yaşayan bir insan olduğunu ifade etti.
Karabudak’ın kararını duyduğunda kendisinin de duygulandığını belirten Üzer, “Akşam ben de çok duygulandım. ‘Ne yapıyorsun Ebru?’ dedim ama şaşırmadım. Ebru’nun bunu yapabilecek kadar iyi biri olduğunu zaten biliyordum.” dedi. Karabudak’ın Lüleburgaz’da sevilen ve tanınan biri olduğunu ifade eden Üzer, organ bağışının toplum açısından da örnek teşkil ettiğini söyledi. Üzer, “Lüleburgaz’ın da çok sevdiği ve tanıdığı biri. Herkese örnek bir hareket sergiledi” ifadelerini kullandı.
Karabudak’ın bu kararı, doğum günlerinin yalnızca kutlama ve hediye alma günü olmadığını da gösterdi. Bir insanın kendi özel gününde başkasının hayatına dokunmayı seçmesi, çevresindekiler için de dikkat çekici bir örnek oluşturdu.


