top of page

Kalbin sessiz sinyallerine dikkat!

18 saat önce
2 dakikada okunur

Özel Medikent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Barış Aygüç, kalp krizinin her zaman ani ve şiddetli göğüs ağrısıyla ortaya çıkmadığını belirterek nefes darlığı, soğuk terleme, baş dönmesi ve açıklanamayan yorgunluk gibi belirtilerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde önemli sağlık sorunları arasında yer alırken, kalp krizinde erken müdahale hayati önem taşıyor. Dünya Kalp Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Özel Medikent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Barış Aygüç, kalp krizinin belirtileri, risk faktörleri ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.

GÖĞÜS AĞRISI ÖNEMLİ BİR UYARI

Kalp krizinin en sık görülen belirtilerinden birinin göğüs bölgesinde ağrı ve baskı olduğunu belirten Aygüç, bu hissin göğsün ortasında sıkışma, yanma veya ağırlık şeklinde ortaya çıkabileceğini söyledi.

Ağrının sol kol, omuz, sırt, boyun ve çeneye yayılabileceğini ifade eden Aygüç, birkaç dakikadan uzun süren veya geçtikten sonra yeniden başlayan göğüs ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

HER ZAMAN GÖĞÜS AĞRISI OLMAYABİLİR

Kalp krizinin yalnızca göğüs ağrısıyla ortaya çıkmadığına dikkat çeken Aygüç; ani nefes darlığı, soğuk terleme, baş dönmesi, mide bulantısı ve açıklanamayan halsizliğin de önemli belirtiler arasında bulunduğunu belirtti.

Özellikle kadınlarda, ileri yaştaki bireylerde ve diyabet hastalarında belirtilerin daha farklı veya daha hafif görülebileceğini kaydeden Aygüç, göğüs ağrısının bulunmamasının kalp krizi ihtimalini tamamen ortadan kaldırmadığını söyledi.

Günlük yaşamda alışılmadık şekilde başlayan ve nedeni açıklanamayan şikâyetlerin de dikkate alınması gerektiğini belirten Aygüç, belirtilerin hafif olmasının tehlike olmadığı anlamına gelmediğini ifade etti.

RİSK FAKTÖRLERİ KONTROL ALTINDA TUTULMALI

Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite ve hareketsiz yaşamın kalp hastalıkları açısından önemli risk faktörleri olduğunu belirten Aygüç, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsünün de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Bazı kalp damar hastalıklarının uzun süre belirgin bir şikâyete yol açmadan ilerleyebildiğine dikkat çeken Aygüç, düzenli sağlık kontrollerinin önemini vurguladı. Tansiyon ve kolesterol değerlerinin takip edilmesi, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin kalp hastalıkları riskinin azaltılmasına katkı sağladığını belirtti.

“ZAMAN KAYBETMEDEN 112 ARANMALI”

Kalp krizi şüphesi oluşturan belirtiler görüldüğünde beklemeden tıbbi yardım alınması gerektiğini vurgulayan Aygüç, şikâyetlerin kendiliğinden geçmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.

Göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme ve benzeri belirtilerin tek başına veya birlikte ortaya çıkması halinde 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini belirten Aygüç, hastaların kendi araçlarıyla hastaneye gitmek yerine ambulans çağırmasının önemine dikkat çekti.

Erken müdahalenin kalp kasında oluşabilecek hasarın azaltılması ve yaşamın korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Aygüç, kalp sağlığının korunması için risk faktörlerinin kontrol altında tutulması, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi ve olası belirtilerin ciddiye alınması çağrısında bulundu.

bottom of page