Kakava coşkusu sona erdi
- Tevfik İŞÇİ

- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur
“Kırklareli dört gün kültürle yaşadı”
32’nci Uluslararası Kırklareli Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Festivali ile ilk kez aynı çatı altında düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni sona erdi. Dört gün boyunca konserler, kültürel etkinlikler, geleneksel sanatlar, gastronomi deneyimleri ve binlerce vatandaşın katılımıyla Kırklareli adeta açık hava kültür sahnesine dönüştü.



32’nci Uluslararası Kırklareli Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Festivali & Yaşayan Miras Şöleni tamamlandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla; Kırklareli Valiliği, Kırklareli Belediyesi ve ilgili kurumların iş birliğinde bu yıl ilk kez aynı çatı altında düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni ile 32. Uluslararası Kırklareli Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Festivali, dört gün boyunca kenti kültür, sanat ve birlik ruhuyla buluşturdu.
Dört gün süren program boyunca Kırklareli; konserlerden sergilere, söyleşilerden gastronomi etkinliklerine, çocuk atölyelerinden geleneksel sanat gösterilerine kadar uzanan zengin programıyla binlerce vatandaşı ağırladı. Şehir, bu süreçte yalnızca bir etkinlik alanı değil; yaşayan bir kültür sahnesine dönüştü.
KAKAVA ATEŞİYLE YÜKSELEN BİRLİK VE UMUT
Festivalin en sembolik anlarından biri olan Kakava Ateşi, binlerce kişinin katılımıyla yakılarak birlik, bereket ve umudun simgesi oldu.
Kortej yürüyüşleri, bando ekipleri ve halk oyunlarıyla Kırklareli sokakları dört gün boyunca açık hava sahnesine dönüştü.
KONSERLERLE ZİRVE YAPAN FESTİVAL COŞKUSU
Millet Bahçesi’nde kurulan ana sahnede gerçekleştirilen konserler, festivalin en yoğun ilgi gören etkinlikleri arasında yer aldı.
4 gün süren etkinliklerin açılış gecesinde Derya Uluğ sahne alırken, ikinci gün sahne Ekin Uzunlar’ın oldu. Karadeniz müziğinin sevilen ismi Ekin Uzunlar kemençesiyle izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı.
Festivalin finaline yaklaşırken sahne alan Demet Akalın ise on binlerce kişinin katıldığı konserle coşkuyu zirveye taşıdı.
150 USTA, 30 ŞEHİR, TEK KÜLTÜR BULUŞMASI
Yaşayan Miras Şöleni kapsamında Türkiye’nin 30 farklı şehrinden gelen 93 ü somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı toplam 150 sanatçı Kırklareli’nde buluştu.
İstasyon Caddesi boyunca kurulan stantlarda tezhip, minyatür, dokuma, bakır işçiliği, mücevher sadekârlığı ve geleneksel süsleme sanatları ziyaretçilerle buluştu. Her bir stant, yüzyıllardır aktarılan bir geleneğin, ustalığın ve kültürel hafızanın temsilcisi olarak büyük ilgi gördü.
SANAT, GASTRONOMİ VE ÇOCUK ETKİNLİKLERİYLE DOLU PROGRAM
Festival boyunca ziyaretçiler sadece izleyici değil, aynı zamanda deneyimin bir parçası oldu. Sergiler, defileler, söyleşiler ve atölyeler yoğun ilgi görürken; Kırklareli Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan gastronomi alanında coğrafi işaretli ürünler tanıtıldı ve “yaşayan mutfak” deneyimi sunuldu.
Tren Garı arkasında kurulan çocuk alanlarında ise Karagöz ve kukla gösterileri, geleneksel oyunlar ve atölyelerle çocuklar kültürel mirasla eğlenceli bir şekilde buluştu.
KIRKLARELİ’NDE KÜLTÜREL HAFIZA OLUŞTU
Yaşayan Miras Şöleni ile geleneksel sanatlar görünür kılınırken, ustalar ve sanatçılar halkla doğrudan buluşturuldu. Şölen, yalnızca bir etkinlik değil; kültürel sürekliliği güçlendiren, kuşaklar arası aktarımı destekleyen büyük bir kültür platformu olarak tamamlandı.
KIRKLARELİ’NDE BİR KÜLTÜR ŞÖLENİ DAHA GERİDE KALDI
Dört gün boyunca Kırklareli; sanatın, müziğin, gastronominin ve geleneksel mirasın buluştuğu büyük bir kültür merkezine dönüştü. Yaşayan Miras Şöleni ve 32. Uluslararası Kırklareli Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Festivali, geride güçlü bir kültürel hafıza, yüksek katılım ve unutulmaz anılar bırakarak sona erdi.


