top of page

Kahkahanın şifası!

Stres ve kaygının giderek arttığı günümüzde kahkaha yogası, hem ruhsal hem de bedensel sağlığa sunduğu katkılarla dikkat çekiyor. Lüleburgaz’da eğitimler veren Melisa Özbek Kor, “Kahkaha mış gibi başlasa da kısa sürede gerçeğe dönüşüyor, mutluluk hormonları devreye giriyor” diyerek bu özel tekniğin faydalarını gazetemize anlattı. Kor, kahkaha yogasının bağışıklığı güçlendirdiğini, stresi azalttığını ve insanları birbirine yakınlaştıran sosyal bir bağ yarattığını vurguladı.

Günlük hayatın stresi, yoğun iş temposu ve ruhsal yorgunluk arasında kahkaha, adeta nefes almak kadar hayati bir ihtiyaç oldu.

Son yıllarda bu ihtiyacı bir adım öteye taşıyan ve gülmeyi bilinçli bir terapi haline getiren kahkaha yogası, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek daha fazla ilgi görüyor.

Biz de kahkaha yogasının hem bedene hem de ruha olan etkilerini, bu alandaki deneyimleri ve merak edilenleri öğrenmek için Lüleburgazlı Melisa Özbek Kor ile bir araya geldik.

1-MELİSA ÖZBEK KOR KİMDİR?

Merhabalar ben Melisa Özbek Kor. 45 yaşındayım, iki çocuk annesiyim. Aslında kimya mühendisiyim. Ankara doğumluyum ama İzmirliyim, evlenince burada İzmir Urla Özbek olan kütüğüm Hamitabat olarak değişti. Ama şu anda burada yaşamaktan inanılmaz mutluyum. 22 yıldan beri Lüleburgaz’da yaşıyorum ve gerçekten ‘’Başka bir yerde yaşamak ister misin?’’ diye sorarsan İzmir mi Lüleburgaz mı ikisi arasında gider gelirim artık yani o derece Lüleburgaz’ı çok beğeniyorum. Kimya mühendisliğini annem babam yüzünden seçtim, çünkü anne de baba da benim bankacıydı ve Türkçe matematikle üniversiteyi bitirip bankacı olan tiplerdiler ve dediler ki sakın bana Türkçe matematik seçme aman aman matematik fen seç sen kimya mühendisi olacaksın. Ben mesela kimya mühendisi olmak istemiyordum hakikaten lisede de yazılar yazıyordum, edebiyata çok ilgiliydim. Beni, Oğuz Atay’da kimya mühendisi ama bak ne güzel kitap çıkardı diyerek kandırdılar ve matematik fen seçtirdiler ve ben kimya mühendisi oldum. Kimya mühendisliği okurken de zaten sıranın altından sürekli Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar kitabını falan okuyordum ve orada da kitap kulüplerine katılmıştım. Felsefe atölyelerine katılıyordum hatta felsefeden çok fazla arkadaşım vardı. Beş yaşından beri hayatımda sürekli spor var.

2-KAHKAHA YOGASI İLE NASIL TANIŞTINIZ VE NASIL EĞİTMEN OLMAYA KARAR VERDİNİZ?

Yoga zaten yapmaya başlamıştım, beş yıldan beri yoga yapıyordum. Sonra çocuk yogasına yöneldim çocuk yogadan sonra ergen yogasını da aldım ve sonra hayatımızdaki neşenin ne kadar azaldığını Türkiye’de yaşamanın ne kadar zor olduğunu, aslında kahkahaya ne kadar aç olduğumuzu, çocukları hayran hayran izlerken gerçekten kahkahaya aç olduğumuzu, çocuk gibi sevilmeye muhtaç olduğumuzu gördüm ve karşıma Mutluluk Kahkaha Akademisi’nin eğitimleri çıktı. O sırada şansa bakın, evrenin bize bir şeyleri verdiğini düşünüyorum. Hani siz gerçekten bir şey istiyorsanız onu size sunuyor diye düşünüyorum ben. Karşıma o eğitim çıktı sonrasında da belediyeden zaten Avrupa Hareketlilik Haftasında bir seans düzenlememi rica ettiler. Okullarda öğretmenler günü için öğretmenlere de hediye olarak seans vereceğiz. Topluma bir şey vermeyi seviyorum. Bende ne varsa herkese vermeyi seviyorum, paylaşmayı seviyorum o yüzden birazcık da kahkaha merkezi yaymak neşe merkezi yaymak istediğim için. Mutluluğun dışardan neşenin ise içerden geldiğini gördüm ve ben zaten normalde de kendimi neşelendirmeye çalışan motivasyonu yüksek bir insanım.

3- NE KADAR SÜREDİR BU İŞİ YAPIYORSUNUZ, UĞRAŞTIĞINIZ BAŞKA İŞLER DE VAR MI?

Yogayı beş yıldır yapıyorum, çocuk yogasını üç yıldır yapıyorum. Felsefe atölyeleri yapıyorum bir yandan kahkaha yogasına ise yeni başladım daha 3 aylık tecrübemle yola devam ediyorum. Yeni lider oldum yani master eğitimlerini almaya devam edeceğim. Çünkü gerçekten de kahkaha yogası bence ilerleyecek ve insanlara psikolojik destek gibi gelecek. Bilimsel bir teknik olduğu için çok faydalanacağını düşündüm bir teknik o yüzden yavaş yavaş yayılacağını düşünüyorum. Kahkaha yogası haricinde ergen yogası, çocuk felsefe atölyeleri yapıyorum. Yetişkin felsefe atölyeleri yapıyorum. Nefes terapisi eğitimi de aldığım için nefes seansları düzenliyorum. Aynı zamanda çocuklara ve yetişkinlere de kitap kulüpleri düzenliyorum. Beş yıldır düzenli olarak etkinlik gerçekleştirdiğim çocuk kitap kulübüm var ve her ay toplanıyoruz. Kendileriyle yetişkin kitap kulüplerinde de ara ara toplanıyoruz ve yazar arkadaşlarımız davet ediyoruz. Yani kimya mühendisliği ilgili şu aralar bir şey yapmıyorum.

4-TÜRKİYE’DE KAHKAHA YOGASINA İLGİ NASIL ŞUANDA?

 Türkiye’de şimdi her şey nasıl oluyor; üstten başlıyor alta doğru yayılıyor iş. Mesela kurumsal gruplar zaten bunu çok önceden beri biliyor. Hani mesela aynı şekilde yoga içinde öyle. İstanbul Nişantaşı’ndaki adam yogayı on yıl önce bilirken buradaki kişi daha bir yıldır yogayı biliyor. Kahkaha yogası Türkiye’de yavaş yavaş başladı aslında. İnsanlar bilmediği şeye birazcık tedirgin yaklaşıyorlar şimdi kahkaha yogası da öyle mesela. Avrupa Hareketlilik Haftası etkinliği gününde gelen yaşlılar da öyleydi mesela. ‘’Ne yapacağız ki şimdi yoga mı yapacağız, oturacağız mı, kalkacağız mı?’’ gibi sorular sordular. Yani o yüzden de insanlara bir şeyleri göstermek lazım. Bir yandan da belediyeyi o yüzden çok çok seviyorum ben. Bu ücretsiz atölyelerle birçok şeyi göstermiş oluyoruz insanlara aslında. Atıyorum şu anda sen belki eskiden ebru sanatı yapmayı bilmiyordun ama şu an ebru sanatının ne olduğunu biliyorsun. Mesela o insanlar kahkaha yogasının ne olduğunu bilmiyordu o gün bir bayan geldi ‘’Çok güzelmiş buraya gelemeyen insanlar vardı.’’ dedi . Baktılar eğlendiler güldüler değişik bir pencere açıldı onlara da mutlu oldular. ‘’Keşke daha çok kişiyi getirseydik’’ dediler mesela yani o yüzden Türkiye’de birçok şeye karşı duruyoruz bilmediğimiz şeyden hep korkuyoruz o yüzden de insanlara bunu yaymak için dirençli olup göstermeye çalışıyoruz biz de elimizden geldiğince.

5- GÜLMENİN GERÇEKTEN FİZYOLOJİK VE PSİKOLOJİK FAYDALARI VAR MI?

Kahkaha yogası gerçekten de bilimsel bir teknik bunun araştırmaları zaten yapılmış, eğitimlerde de veriliyor. Ben de seanstan önce zaten bunu anlatıyorum. Şimdi şöyle ki kahkaha attığınız zaman zaten vücudunuzda oksijen salgısı artıyor artı mutluluk hormonlarını özelliklede endorfini salgılamanızı sağlıyor. Endorfin size gerçekten daha fazla mutluluk ve neşe getiriyor artı bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor keza oksijen de öyle yani hani temizlenmeye çıkalım oksijen alalım azıcık koşalım azıcık yürüyüş yapalım diyoruz. Hep oksijen alıyorsun değil mi neden çünkü bağışıklık sistemini güçlendiriyor, daha rahat uyumanı sağlıyor. Zaten bu kahkaha yogasını ilk bulan kişi 1995 yılında Hintli bir tıp doktoru. Bu doktor Amerika’da bir tane yazardan hastalığının anatomisi kitabını yazan kişiden etkileniyor.  O kişi de omurilik hastasıymış ve kahkaha attığı günlerde çocuklar gibi neşelendiği günlerde daha rahat uyuduğunu ve o fiziksel acılarının daha azaldığını keşfetmiş. İşte bu Hintli olan doktor da bu kitabı okuduktan sonra zaten Hintli olduğu için hayatında yoga vardı, ekstra olarak nefes tekniklerini de katarak kahkaha yogasını geliştirmiş. Gerçekten de bilimsel bir teknik araştırmaları var, bu kurumsal, sosyal, eşli, bireysel alanlarda zaten kahkaha yogası yapılıyor ve gerçekten geri dönüşleri çok güzel oluyor insanlardan da, istatistik olarak geri dönüşleri alınmış bilimsel bir tekniktir.

6-KAHKAHA YOGASINDA SADECE KAHKAHA MI VAR YOKSA NEFES, MEDİTASYON GİBİ BAŞKA TEKNİKLER DE VAR MI?

Kahkaha yogasına başlarken önce nefes çalışmaları yapıyoruz çünkü diyaframımızı o karın nefes almamız için onluk güçlendirmemiz gerekiyor. Önce nefes çalışmalarına başlıyoruz sonra bedenimizi yavaş yavaş hareketlendiriyoruz. Nasıl hani evden çıkarken önce mesela esnersin gerinirsin üstünü giyinirsin bedenini güne hazırlarsın gibi ve biz de küçük bir müzik veriyoruz, bedenimizi hareketlendiriyoruz. Yavaş yavaş ondan sonra ritmik bir oyunumuz var bizim, ritim tutuyoruz biz burada yavaş yavaş o endorfini salgılamamız için. Vücudumuzdaki o beden ritmi ile başlıyoruz sonra çocuksu oyunlara geçiyoruz. Bizim aslında kahkaha yogasında yapmaya çalıştığımız şey oymuş gibi kahkaha atıyoruz. Mış gibi kahkaha atılıyor işte o grup dinamizmi ve göz kontağıyla. Çünkü grupta yapıyorsun ya onu orada birbirinizin gülüşlerinden etkileniyorsunuz. Aynı esnemenin yayıldığı gibi mış gibi gülüşler gerçeğe dönüşüyor. Çünkü beynin şöyle bir özelliği var. Mışla gerçeği ayırt edemiyor beyin ve sen orada beyni kandırıyorsun aslında hareket gerçeğe dönüşüyor duygulara dönüştürüyorsun yani o eylemi gerçek zannediyor beyni kandırıyorsun biraz. Ben seviyorum kahkaha yogasını ve devam etmek istiyorum.

7- EĞİTİME İLK KEZ KATILAN BİRİNİN TEPKİSİ NASIL OLUYOR?

Liderlik eğitiminde iken masterımız tarafından da öncesinde uyarılıyor. Hani seninle dalga geçmek isteyenler olabilir dalga geçenler de olabilir, ne oluyor burada diye tuhaf tuhaf bakanlar da olabilir, hazırlıklı ol diye. Eğitimde zaten bunu öğreniyorsunuz o yüzden de ilk başta siz oraya çıktığınızda kendi eğlencenizi önce kendiniz eğlenin sonra başkalarını eğlendirmeyi düşünün. Yani orada kahkaha yogası seansına çıkıyorum diye değil, eğlenmeye geldim ben buraya önce kendim demelisiniz. Çünkü insanların bakışı çok tuhaf oluyor.  Şimdi ben orada mış gibi kahkaha atıyorum kahve içer gibi yapıyorum, kahkaha atıyorum, kendi kendime omuzlarıma kahkaha attırıyor araba çalıştırıyor gibi yapıyorum, kahkaha atmaya başlıyorum. Hadi kahkahayı yaygınlaştıracağız diyorum ortada hiçbir sebep yokken başlıyorum ben kahkaha atmaya. Tabii ki insanlar da şaşırıyor bir anda o şaşkınlığın verdiği ‘’Ne oluyor ya şimdi?’’ düşüncesi, sonra bir anda zaten boşaltıyorlarlar artık içlerini. Hiç kimse hiçbir şeyi umursamıyor, başlıyorlar istemsizce kahkaha atmaya. Hatta o gün dikkat ederseniz Avrupa Hareketlilik Haftası seansında karşı apartmandan biri gelmişti mesela. ‘’ Kahkaha seslerini duyup geldim.’’ Dedi. Haberi yokmuş etkinlikten. Bir yer den sonra zaten artık hepimiz çocuk neşesine girmiş oluyoruz, yani kendimizi sıkmayı bırakıyor özgürleşiyoruz. Ama etkinlik başında ‘’Ne oluyor nereye geldim ben ya burada ne yapıyor bu insanlar?’’ soruları elbet soruluyor. Sonra etkinliği kavrayan herkes zaten kendini etkinliğin akışına bırakıyor.

8- KAHKAHA ATMAKTA ZORLANAN VEYA ÇEKİNEN KİŞİLERE NASIL YARDIMCI OLUYORSUNUZ?

 Yogada da öyle hiç kimseye hiçbir şey yapmak için zorlamıyorum mesela müzik açtığımızda ayağa kalkmak da öyle. Yani bedenin o anda onu istemiyorsa ayağa kalkmak gülmek zorunda değilsin. Dediğim gibi istemsiz zaten grup dinamiği ile gelişiyor ya adam kahkaha atmak istemiyorsa ben zorlayamam, göz kontağı ile onu irrite edemem. Ben senin özel alanına giremem. Belki gerçekten kahkaha atmak istemiyorsun, belki özel bir sebebin var bunu ben bilemem. Dediğim gibi esneme gibi zaten bu ben esneyince sen de esneyeceksin, ben gülünce sen de güleceksin. Zaten karşında oturan adam gülmeye başlayınca gülmeye başlıyorsun. Ama dediğim gibi üzüntülü olur çekingen olur bazı insanlar gerçekten çekiniyor. Dişini yeni yaptırmış oluyor gülerken o ağzını kapatıyor dişleri görünmesin diye. Bir de biz şimdi Türk halkı olarak; dışarıda kahkaha atarak gülünmez, erkek adam kahkaha mı atar gibi önyargılar içerisindeyiz. Bu düşüncede gelen kişiler etkinlikten güle oynaya mutlulukla ayrılıp bu düşüncelerden sıyrılıyor.

9-SİZİN KİŞİSEL SAĞLIĞINIZDA NE GİBİ FARKLAR YARATTI?

Hiperaktif bir insanım, yerimde duramıyorum. Yoga yapmaya başladığım zaman insanlar çok şaşırmışlardı. Marmaris’te yangın olduğunda mesela yoga yapıyordum meditasyon yapıyordum kendimi iyi hissetmek için. Arka taraftan yangın vardı önümüzden helikopterle mesela denizden su alıyorlar, bizim yan tarafta oturan arkadaşlarımız hepimiz öleceğiz diyerek böyle çığlık atarken ben orada eşime ‘’Bir kahve mi içsek?’’ diye soruyorum. Çünkü yapabileceğim bir şey yokken panik olmanın ruh sağlığımı etkileyeceğini biliyorum. O yollar kapatılmış insanlar su taşıyor. Dediler ki ‘’Bize su getirmeyin erkekler o işte yardımcı olacak, zaten çok kişi geldi evinize dönün kalabalık yapılmasın.’’ O zaman artık yapabilecek bir şey yok dedim, kendimi sakinleştirmeye çalıştım .

 Hayatta gerçekten bazı şeyler için ne kadar uğraşsak da çabalasak da olmayacaksa bir şey olmuyor. Belki yogayı kendi hayatıma kendim çektim bir alan açtım belki ona ihtiyacım vardı bilmiyorum. Farkındalığımı arttırdı, anda kalmamı sağladı kahkaha yogası. Zaten dediğim gibi sağlığa çok faydası var gülmenin. Şöyle bir şey varmış ,kardiyo vasküler zaten faydası var 1 dakika gülmek 10 dakika koşu bandında koşmaya eşdeğermiş. İnanabiliyor musunuz yani hani bu kadar güzel bir elimizde teknik bir bilgi varken niye kullanmayalım. Bir de parayla değil ki gülmek özgürsün. Her şey beyinde bitiyor ya ben de beynimi kandırıyorum bazı noktalarda evet, çünkü sonu depresyona gidecek kimyasal ilaçları kullanmak istemiyorum. İlaç fabrikasında çalışmış olabilirim 22 yıl ama hani o kimyasalla kendim uyuşturmak istemiyorum. Ben sigara alkol ile bir yandan bedenime zarar verecek geçici çözümler istemiyorum. Dertlerim bende olduğu kadar çaresi de bende diye düşünüp kahkahayı bir araç olarak kullanıyorum.

10- SİZCE BU YÖNTEM TOPLUMDA STRES VE KAYGIYI AZALTMAK İÇİN YAYGINLAŞTIRILABİLİR Mİ?

Ben belediyemizin bu Avrupa Hareketlilik Haftasında kahkaha yogasını huzurevindeki arkadaşlarımıza yaptırmasını çok beğendim. Orada kaynaştılar topu fotoğraf çekildiler ve dediler ki ‘’Hayatımıza yeni bir şey kattınız bu yaygınlaştırılabilir.’’ O yüzden mesela bugün bunu Lüleburgaz belediyesi yaptı yarın bunu başka belediye yapabilir bunu başka bir huzurevi yapabilir bunu başka bir okul yapabilir,  bunu çocuklar da gençlerde dediğim gibi kurumsal firmalarda yapabilir. Sen de bireysel olarak yapabilirsin. Herkes yapabilir ve bu yaygınlaştırılabilir. Yani en azından hayatına bir bakış açısı getiriyor. Lüleburgaz belediyesi öncü oldu bu konuda.

11-KAHKAHA YOGASINI HAYATIMIZA NASIL ENTEGRE EDEBİLİRİZ?

Kahkaha yogasına dediğim gibi zaten nefes çalışmaları da var ritim çalışmaları da var çocuksu oyunlar da var mesela diyelim sen o gün streslisin yazılıya sınava çalışıyor olabilirsin, bir sunumun olabilir ya da dışarıya çıkma kaygın olabilir. Benim bir tane arkadaşım vardı mesela kız Lüleburgaz’dan İstanbul’a taşındı ya o kadar kalabalığa girmek istemiyordu, metrobüse binmek istemiyordu. Yani toplumda yaşama kaygısı vardı mesela o kaygının stresini bile azaltabilir. Çıkmadan önce kendi omuzlarınla bir kahkaha atabilirsin, bir nefes çalışması yapabilirsin. Mesela derin bir nefes alabilirsin şifa nefesine uygulayabilirsin burada birçok tekniği kendi bireysel yaşam alanında da kullanabilirsin.

bottom of page