top of page

KADİM KÜLTÜRLERDE HAYAT AĞACI

Eski Türklerde  orman kutlu bir mekan olarak bilinirdi . Yurt bilgisinin ve ülke birliğinin simgesi olan Ötügen Yış (Ötügen Ormanı) Göktürkler için Yer Tanrısının makamıydı. Orası Dünya’nın merkeziydi ve Hakan da oradaydı.

Türk mitolojisine göre Umay Ana  kutlu ağacın sahibiydi ve yer yüzüne inerken bu ağacı kullanırdı. Kübey Hatun bu ağacın içinde yaşar, ağacın köklerinden “ Yaşam Suyu, Bengisu” akardı. Arzın ortasından göğe doğru uzanan Bay Terek’in dallarından biri Güneş’e  diğeri de Ay’a ulaşır. Üzerinde Tanrı Ülgen otururdu ve insanların koruyucusuydu. Sakallı ve kaftan giymiş olarak sarayından geceyi, gündüzü , güneşi yönetirdi. Ağacın tepesinde Türklerde önemli bir mitolojik öge olan çift başlı kartal (öksökö) bulunurdu. Bu kuş bakır tırnaklıydı. Altın renkli kanatları vardı. Pençeleriyle Ayı ve Güneşi tutar, gökten yıldırımlar indirir, göğün kapısını beklerdi. Gece ve gündüzü, ak ve karayı, aydınlık ve karanlığı (yaruk ve karuk), evrendeki çiftliği ve zıtlığı simgelerdi.

Efsaneye göre iki kartal yer ve göğün tam ortasında evrenin dönüşüne uyarak birbirlerinin etrafında dönmeye başlar ve kaynaşıp tek varlık olurlar. Çift başlı kartal figürü geçmişte; Hitit, Akad, Asur, Bizans ve Selçuklu’da kullanılmıştır. Çift Başlı Kartalın, gökyüzündeki tanrıdan aldığı mesajları, hayat ağacı yoluyla gidip gelerek yeryüzündeki hakanlara ve insanlara ilettiğine inanılırdı. Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Bay Terek Kulesi Yaşam Ağacını simgeler. Ulu ağaçların kutsanması, aynı zamanda Tengri’ye gösterilen hürmetinde bir işaretiydi. Kadim kültürlerde kutlu ağaçlar genelde mitolojik atalarla ilişkilendirilirdi.

Hunlar arasında bazı boylar ağaçtan türediklerine inanırlardı. Türk boylarından “ Kıpçak” ağaç kovuğu anlamına gelir ve Oğuz Destanında ağaçtan yaratılma/türeyiş efsanelerine rastlanır. Selçuklu ve Osmanlılarda cenneti temsil etmesi ve  uzun ömrün göstergesi olarak çinilerde, taş süslemelerinde, halı ve kilimlerde, hurma ve servi motifli 5,7,9 dallı kutsal ağaç motifleri kullanılmıştır.

 

                                                             

Ulu ağaçlar diğer kadim kültürler içinde de önemli yer tutar. Onlar, doğayla barışık olan, hayranlık duyulan varlıklardır ve dayanıklılık güç ve gururun temsilcisidirler. Etnografya, din ve mitoloji unsurları ile beslenen tüm kavimlerde karşılaştığımız, etnik hudutları aşan, evrensel bir inanış olgusu da Hayat Ağacı’dır. Evrenin direği, barışın, bereketin, bilimin, hikmetin, kudretin ve sonsuzluğun sembolü olan bu kült, dünyanın birçok yerinde yaygın ve benzer çizgiler üzerine kurulmuştur. İslami gelenekte ise “Tuba Ağacı” huzur ve mutluluğun kaynağı idi. Görüldüğü gibi söz konusu olan bizatihi ağaca tapınma değildir, ağaçlar kutsalın bir yansımasıdır. Dünya Ağacı göğü taşırken, Hayat Ağacı yaşamın yenilenen döngüsünü(doğum/ölüm/doğum) temsil eder. Bazı kaynaklara göre , dünyayı ortasından(göbeğinden) öte aleme ve Kutup Yıldızına bağlayan, dalları vasıtasıyla Şamanlara yeryüzünden yüksek alemlere yolculuk yapma olanağı sağlayan ağaca “Demir Ağacı” denir. Konumuz olan Hayat Ağacı ise tüm dünya mitlerinde gökyüzündeki Samanyolu’nun izdüşümüdür. Tükenmez bereketin ve yeniden doğuşun simgesi olan bu kozmik ağaç, dünyanın merkezindedir(Axis Mundi) ve 3 kozmik bölge olan Gökyüzü, Yeryüzü ve Yeraltını birbirine bağlar. Kökleri yeraltına uzanan ve tepesi gökyüzüne değen ağaç, bu 3 dünyayı bir eksende tutar. Bu yoldan ruhlar yeryüzüne gelir, ölüler ise gökyüzüne yükselir veya yeraltına inerler. Yaşam Ağacı, köküyle toprağa ve dünyevi yaşama sımsıkı tutunurken, dalları ile göğe ve manevi aleme uzanır. Göğün göbeği, Yer’in göbeği rve bunlar arasında yer alan Yer’in ekseni Axis Mundi’dir. Dünya, göksel alemdeki “ Göğün Göbeği” ile bu ağaç aracılığı ile ilişki kurar ve onun özsuyu ile beslenir.

Eski Türklere göre Hayat Ağacı ile özdeşleşen Kayın Ağacı, Bay Kayın olarak adlandırılır. Bu ağacın, Türk Mitolojisi ve kozmolojisinde önemli bir yeri vardır. Aksakallı hocaların, hızır’ın ondan inip yiğitlere ad verdiği , göğün kapısı olan Kutup Yıldızı ile yeryüzünü birbirine bağlayan yol olduğuna inanılırdı.

Eski Türk inancında evren 3 bölümden oluşur. “ Üst Dünya-Gök”, “Orta Dünya-Yer” ve “Alt Dünya-Yeraltı”. Yaşam Ağacı bu 3 Dünya’nın tam göbeğindedir ve onları birbirine bağlar. Yaşam Ağacı miti bir bakıma bu 3 dünya ve onun temsilcileri arasında sürekli yaşanmakta olan savaşımı içerir. Bu mücadelede birbirinin karşıtı olan ve sürekli çatışan ”Üst Dünya-İyi” ile “Alt Dünya-Kötü” savaşında dünyanın kaderi, Orta Dünyanın temsilcisi insanın hangi tarafta yer alacağına bağlıdır .Mutluluğu yalnızca bu savaşın galibi hak edecektir.

ALINTI- Bildirisinden yararlandığım Tarık Barbaros PİLEVNE’liye Allahtan rahmet diliyorum.

                                                                     

2 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Commentaires


bottom of page