İstanbul’dan Lüleburgaz’a bir aşk yolculuğu
- Özlem KARAKOYUN

- 17 Oca
- 2 dakikada okunur
Charisma Erkek Kuaförü işletme sahibi Sezgin Aykutlu, Lüleburgaz’a gelişinin temelinde bir aşk hikayesi olduğunu söyledi. Aykutlu, “Bir kadına aşık olduğum için geldim, yollarımız ayrıldı ama ben bu şehre aşık oldum” dedi.


Kuaförlüğe henüz 13 yaşındayken başlayan Charisma Erkek Kuaförü işletme sahibi Sezgin Aykutlu’nun Lüleburgaz’a uzanan yaşam yolculuğunun merkezinde bir aşk hikayesi yer alıyor. İstanbul’da uzun yıllar yaşayan Aykutlu, hayatının yönünü değiştiren kararın bir kadına duyduğu aşkla başladığını anlattı.
Mesleğe başlama sürecini ailesine dayandıran Aykutlu, kuaförlüğün çocukluğundan bu yana hayatının bir parçası olduğunu belirterek,
“Başladığımda 13 yaşındaydım. Bu meslek babadan, abiden gelen bir meslek. Abim yıllardır İstanbul’da profesyonel olarak erkek kuaförlüğü yapıyor. İkimiz de bu işi babamızdan öğrendik” dedi.
Babasının birçok şehirde kuaförlük yapmasının temel nedeninin gezmeyi çok sevmesi olduğunu özellikle vurgulayan Aykutlu, mesleğin aile içinde nasıl şekillendiğini şu sözlerle anlattı:
“Babam gezmeyi çok seven bir insandı. Bu yüzden Batman, İzmir, Mersin ve İstanbul gibi birçok şehirde kendi işletmesini açtı, çalıştı. Biz de o şehirlerde, o dükkanlarda bu mesleğin mutfağında yetiştik. Kuaförlük bizim için sadece bir iş değil, bir yaşam tarzıydı.”
Yaklaşık 14 yıl İstanbul’da yaşadığını belirten Aykutlu, Lüleburgaz’a geliş nedeninin bir kadın olduğunu açık yüreklilikle dile getirdi. Bu kararı hayatındaki en duygusal adımlardan biri olarak tanımlayan Aykutlu, “Lüleburgaz’a bir kadına aşık olduğum için geldim. Onunla burada bir hayat kurmayı hayal ettim. Bu şehirle tanışmamın sebebi aşktı. Zamanla yollarımız ayrıldı ancak bu ayrılık beni Lüleburgaz’dan koparmadı. Çünkü bu kente aşık oldum. Aşık olduğum kadınla yolum ayrıldı ama Lüleburgaz bana bambaşka bir bağ kurdurdu. Aşık olduğum mesleğime de burada, bu şehirde devam ettim.” dedi.
İstanbul’un kalabalığından ve temposundan bunaldığını dile getiren Aykutlu, Lüleburgaz’da aradığı huzuru bulduğunu söyledi. Mesleğine duyduğu sevgiyi her fırsatta dile getiren Aykutlu, “Kuaförlük benim için sadece para kazanmak değil. İnce işçilik ister, sabır ister, istek ister. Mesleğime aşığım. Sevmeden bu iş yapılmaz. Bugüne kadar 15 çırak yetiştirdim. Gençlere mesleğin temelini öğretmeye devam ediyorum. Önce meslek ahlakını öğretiyorum. El alışkanlığı zamanla gelir ama mesleğe saygı olmazsa olmaz” dedi.
Kullandığı ürünlerde insan sağlığını ön planda tuttuğunu vurgulayan Aykutlu, “Kullandığım ürünlerin cilde ve deriye zarar vermemesine özellikle dikkat ediyorum. Önceliğim insan sağlığı ve müşteri memnuniyeti. Kısa vadeli kazanç için kalitesiz ürün kullanmayı doğru bulmuyorum. ” sözleriyle ifade etti.
Günümüzde gençler arasında yaygın olan saç modellerine de değinen Aykutlu, low fade gibi modellerin popüler olduğunu ancak geleneksel tıraşın önemini koruduğunu belirtti.
“Gençler low fade istiyor, biz de yapıyoruz ama bu modeller kuaförün elini köreltiyor. En sağlıklı ve kullanışlı model geleneksel saç tıraşıdır. Makas tıraşı daha simetriktir. Lüleburgaz’da makasla tıraş yapan kuaför sayısı çok az” ifadelerini kullandı.
Kadınların erkek kuaförlüğünde yer almasını desteklediğini de özellikle vurgulayan Aykutlu,
“Kadınların erkek kuaförü olmasını gönülden tebrik ediyorum. Bu meslek sadece erkek işi değil. Burada bir kadın çırak yetiştirmek isterim. Kadın istihdamını destekliyorum. Kadın istihdamını desteklemek sadece iş vermek değil, aynı zamanda mesleğin geleceğine yatırım yapmaktır.” diyerek sözlerini tamamladı.
Sezgin Aykutlu’nun hikayesi, bir mesleğin yalnızca makas ve taraktan ibaret olmadığını; emeğin, aşkın, cesur kararların ve yeni başlangıçların bir insanın hayatını nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Lüleburgaz’da açtığı dükkanda hem mesleğini yaşatan hem de yeni ustalar yetiştirmeye devam eden Aykutlu, kendi yolculuğunu “Aşkla başlayan, emekle büyüyen bir hayat” sözleriyle özetliyor.

