top of page

“İklim değişikliği arıları zorluyor”

Lüleburgaz Bal Üreticileri Birliği Derneği Başkanı Gürsel Gündoğdu, son yıllarda yaşanan hava dengesizliklerinin arıcılığı olumsuz etkilediğini belirterek, küresel ısınmanın arı ölümlerine yol açtığını söyledi.

Haber: Uğur BAKAR

Lüleburgaz Bal Üreticileri Birliği Derneği Başkanı ve Ekin Tarım ve Hayvancılığın sahibi Gürsel Gündoğdu, arıcılıkta son yıllarda yaşanan iklim değişikliklerinin üretimi olumsuz etkilediğini söyledi.

48 yaşında olan Gündoğdu, 2010 yılından bu yana yaklaşık 16 yıldır arıcılıkla uğraştığını belirtti.

Arıcılığa tesadüfen başladığını anlatan Gündoğdu, “Mesleğe aslında tesadüfen başladım. Oğul zamanı bir arı sürüsü koyun ahırına gelmişti. O yavru koloniyi alarak arıcılığa ilk adımımı attım.” dedi.

“HAVALARIN BİR SICAK BİR SOĞUK GİTMESİNİN ARILARI ETKİLEDİ”

Son yıllarda havaların bir sıcak bir soğuk gitmesinin arıları etkilediğini söyleyen Gündoğdu, özellikle küresel ısınmanın ve hava dengesizliklerinin arı ölümlerine yol açtığını ifade etti. Gündoğdu, “Arıcılıkta en önemli unsurlardan biri hava olayları. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan aşırı soğuklar ve hava dengesizlikleri arı ölümlerine neden oldu.” diye konuştu.

Arıların soğuktan korunmasında koloninin sağlıklı olması gerektiğini vurgulayan Gündoğdu, “Arıyı aslında soğuk değil, koloni içindeki nem ve yetersiz besin öldürür. Bu nedenle kovanın iyi havalandırılması ve arının yeterli besinle desteklenmesi çok önemli.” dedi.

Bal üretiminin doğaya ve floraya (flora, arıların nektar ve polen topladığı, belirli bir bölgede doğal olarak yetişen bitki örtüsünün (çiçekler, ağaçlar, çalılar) tamamıdır.) bağlı olduğunu belirten Gündoğdu, verimin her yıl değişebildiğini söyledi. “Türkiye’de kovan başına ortalama bal üretimi yaklaşık 16 kilo. İyi bir sezonda 20 kiloya kadar çıkabiliyor, kötü sezonda ise hiç bal alınamadığı da oluyor.” dedi.

Lüleburgaz ve çevresinde en çok ayçiçeği balı ve karaçalı balı üretildiğini ifade eden Gündoğdu, bölgede en çok tercih edilen arı türünün ise Karniyol arısı olduğunu belirtti. Bu arı türünün iklim değişimlerine daha dayanıklı olduğu için Trakya bölgesinde tercih edildiğini söyledi.

Doğal bal ile sahte balın ayırt edilmesi konusunda da vatandaşlara uyarılarda bulunan Gündoğdu, “Doğal bal zamanla kristalleşir yani donar. En doğru yöntem, balı güvendiğiniz bir arıcıdan almaktır.” dedi.

“GENÇLERİN ARICILIĞA DAHA FAZLA YÖNELMESİ ARZUMUZDUR”

Arıcılık sektöründe gençlerin az olduğunu belirten Gündoğdu, gençlere çağrıda bulunarak şunları söyledi:

“Bu sektörde üreticilerin çoğu emekli ve 60 yaş üstü. Gençlerin arıcılığa daha fazla yönelmesi arzumuzdur.”

Geçimini arıcılıkla sağlamak isteyenlerin en az 300 kovan ile çalışması gerektiğini söyleyen Gündoğdu, gezginci arıcılığın da önemli olduğunu belirtti. Ayrıca sadece bal değil, polen ve propolis gibi ürünlerin de üretilmesinin gelir açısından önemli olduğunu ifade etti. Gündoğdu, arıcılıkta verimli bir işletme için yıl içerisinde en az 3 kez ürün alınması gerektiğini vurgulayarak, “Sadece bala bağlı kalınmamalı, sezon boyunca farklı ürünlerle üretim desteklenmeli” dedi.

“LÜLEBURGAZ ARICILIK İÇİN UYGUN”

Lüleburgaz’ın arıcılık için uygun bir bölge olduğunu söyleyen Gündoğdu, Trakya’da en fazla kovan varlığının Lüleburgaz’da bulunduğunu ve ayçiçeği üretiminin arıcılık için önemli bir flora oluşturduğunu dile getirdi.

Vatandaşlara düzenli bal tüketmeleri tavsiyesinde bulunan Gündoğdu, “Bal tüketimi çok önemli. Kahvaltıda tereyağının üzerine bal sürmek en doğal ve sağlıklı alışkanlıklardan biri.” dedi.

Gündoğdu ayrıca arıcılığa başlamak isteyenlere üretimden hasada kadar destek olduklarını da sözlerine ekledi.

bottom of page