Hayatımızın Görünmez Gözlükleri: Şemalarımız
- gorunumhaber

- 22 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Banu Dolaşır yazdı...
Merhaba değerli okurlar,
Bugün sizinle, hayatınız boyunca verdiğiniz kararların, seçtiğiniz eşlerin ve kendinize ettiğiniz o bazen acımasız bazen de boyun eğici kelimelerin perde arkasındaki bir kavramdan bahsetmek istiyorum: Şemalar.
Hiç kendinize şunu sordunuz mu: "Neden hep beni yarı yolda bırakacak insanları hayatıma alıyorum?" ya da "Neden ne kadar başarılı olursam olayım, içimdeki o 'yetersizsin' sesini susturamıyorum?" İşte bu soruların cevabı, çocukluk ve ergenlik döneminde zihnimize attığımız o ilk düğümlerde, yani şemalarımızda gizli.
Peki, Nedir Bu Şema?
Şemaları, dünyaya bakarken taktığımız renkli gözlükler gibi düşünebilirsiniz. Eğer gözlüğünüz "terk edilme" rengindeyse, partneriniz o gün işi yoğun olduğu için mesajınıza geç cevap verdiğinde, zihniniz size hemen "İşte bak, yine yalnız kalacaksın, herkes gibi o da gidiyor" der. Olay aslında sadece bir iş yoğunluğudur, ama gözlüğünüz size gerçeği bambaşka gösterir.
Şemalar; çocuklukta temel ihtiyaçlarımızın (sevilme, güvende hissetme, takdir edilme, sınır koyulması gibi) yeterince karşılanmaması sonucu oluşur. O yaşlarda hayatta kalmamızı sağlayan bu inançlar, yetişkin olduğumuzda ayağımıza dolanan birer bağa dönüşür.
En Yaygın 3 Şema: Sizde Hangisi Var?
Toplumumuzda ve klinik pratiğimde en sık rastladığım birkaç şemayı şöyle özetleyebilirim:
Duygusal Yoksunluk: "Kimse beni gerçekten anlamıyor" veya "İhtiyaç duyduğumda kimse yanımda olmayacak" hissi. Bu şemaya sahip kişiler genellikle duygularını içine atar ve partnerlerinden "zihin okumalarını" beklerler.
Kusurluluk: "Eğer insanlar gerçek beni tanırsa, benden uzaklaşırlar" inancıdır. Kişi sürekli bir hata yapma korkusuyla yaşar ve eleştiriye karşı aşırı hassastır. Kendini hep bir maskenin ardına saklar.
Fedakarlık: Kendi ihtiyaçlarını hiçe sayıp başkalarının mutluluğu için yaşama halidir. "Hayır" diyememek, herkesin yükünü sırtlanmak ve günün sonunda kendini tükenmiş hissetmek bu şemanın en belirgin özelliğidir.
Bu Döngüden Çıkmak Mümkün mü?
Şemalarımız birer kader değildir. Evet, onları biz seçmedik; çocukken bize öğretilen veya maruz kaldığımız koşulların birer sonucuydu. Ancak bir yetişkin olarak bu gözlükleri fark etmek, onları çıkarmak veya camlarını temizlemek bizim elimizde.
Şema Terapi, tam da bu noktada devreye girer. Terapi odasında biz sadece bugünü konuşmayız; o eski gözlüklerin ne zaman ve neden takıldığını bulur, bugün artık size hizmet etmeyen o eski inançların yerine daha sağlıklı ve gerçekçi bakış açıları inşa ederiz.
Unutmayın; çocukken yaralanmış olmanız sizin suçunuz değildi, ama bir yetişkin olarak o yaraları iyileştirmek sizin sorumluluğunuzdur. Kendinize bu şansı tanıyın.
Haftaya görüşmek dileğiyle, ruhunuza iyi bakın.


