Hayata direndi şampiyonluğa koştu!
- Özlem KARAKOYUN

- 18 saat önce
- 3 dakikada okunur
“Mert’in azim dolu hikayesi”
Doğuştan birçok sağlık sorunuyla dünyaya gelen 15 yaşındaki para masa tenisi sporcusu Mert Çalışkan, yıllarını hastane koridorlarında geçirmesine rağmen pes etmedi. Türkiye şampiyonlukları kazanan Mert’in azim dolu hikâyesi, annesi Mahmure Çalışkan’ın fedakârlığı ve Zirve Spor Kulübü’nün desteğiyle umut dolu bir başarı öyküsüne dönüştü.



10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Lüleburgaz’da yürekleri derinden etkileyen bir yaşam mücadelesi bir kez daha gözler önüne serildi.
Lüleburgaz’ın başarılı para masa tenisi sporcusu 15 yaşındaki Mert Çalışkan ile annesi Mahmure Çalışkan, Zirve Spor Kulübü’nde hem başarılarla dolu spor yolculuklarını hem de yıllardır verdikleri zorlu yaşam savaşını gazetemize anlattı.
Henüz çocuk yaşta sayısız ameliyat geçiren, hastane odalarında büyüyen Mert Çalışkan bugün Türkiye şampiyonluklarıyla adından söz ettiriyor. Sağ elindeki fiziksel eksikliklere, hareket kısıtlılıklarına, skolyoza ve ağır sağlık sorunlarına rağmen raketini elinden bırakmayan genç sporcu, azmiyle sadece kupalar değil, insanların kalbini de kazanıyor.
HASTANE KORİDORLARINDAN ŞAMPİYONLUĞA
Doğuştan bedensel engelli olarak dünyaya gelen Mert Çalışkan’ın yaşamı daha küçük yaşlarda ameliyat masalarında geçti. Açık kalp ameliyatı geçiren, yarık dudak sorunu yaşayan, böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gören, bağırsaklarından operasyon geçiren Mert’in sağ baş parmağı bulunmuyor. Sağ elini tam anlamıyla kullanamayan genç sporcu boynunu rahat hareket ettiremiyor, kol hareketlerinde kısıtlılık yaşıyor ve ayaklarında uzunluk farkı bulunuyor.
Ancak tüm bu zorluklar onun hayata olan bağlılığını azaltmadı. Aksine her geçen gün daha da güçlendirdi.
Yaklaşık 4 yıldır Zirve Spor Kulübü’nde masa tenisi antrenmanlarına devam eden Mert Çalışkan, kısa sürede büyük başarılara imza attı. Türkiye Masa Tenisi Bedensel Engelliler Türkiye Şampiyonası’nda üst üste 4 kez Türkiye şampiyonu olan genç sporcu, okul sporlarında da 3 Türkiye şampiyonluğu elde etti.
Mert Çalışkan ayrıca 2025 yılının ağustos ayında İstanbul Cebeci Spor Salonu’nda düzenlenen uluslararası para masa tenisi mix kategorisinde ikinci olarak önemli bir başarıya daha imza attı. Her gün düzenli olarak antrenman yapan genç sporcu şimdi ise gözünü Avrupa ve dünya şampiyonluklarına çevirdi.
“PES ETMEK BANA GÖRE DEĞİL”
Masa tenisinin hayatını değiştirdiğini söyleyen Mert Çalışkan, artık geleceğe umutla baktığını ifade etti.
Çalışkan, “Önceden okuldan eve geliyordum, bir hedefim yoktu. Şimdi burada hayaller kurabiliyor ve yaşıyorum. Milli takıma girdim. Hedefim Avrupa şampiyonluğu ardından dünya şampiyonluğu. Çok çalıştım maçlara giderken. Bana destek olan aileme ve antrenörlerime teşekkür ederim. Kupa aldıkça motivasyonum artıyor. Kaybedince biraz üzülüyorum ama hırslanıyorum. Pes etmek bana göre değil. Hep daha çok ne yapabilirim diye düşünüyorum” dedi.
Masa tenisinin kendisine yalnızca başarı değil özgüven de kazandırdığını söyleyen Mert, bütün çocuklara spor yapmaları çağrısında bulundu.
“BİZ HASTANELERDE YAŞADIK”
Anne Mahmure Çalışkan ise konuşurken zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı. Yıllarca oğlunun sağlık sorunlarıyla mücadele ettiklerini anlatan anne Çalışkan, en zor günlerde bile oğlunun umudunu kaybetmediğini söyledi.
Mahmure Çalışkan, “Çocukken benim de spora ilgim vardı ama hayat şartlarından dolayı profesyonel olamadım. Sonra Mert hayatımıza dahil oldu ve onun spora yönelmesini istedim. Mert doğuştan engelli bir çocuktu. Defalarca ameliyat geçirdi. Açık kalp ameliyatı oldu. Böbrek yetmezliği, bağırsak sorunları, hareket kısıtlılığı vardı. Ama hiçbir zaman vazgeçmedi. Hep ‘Ben yaparım’ dedi. Ben de ona her zaman ‘Yaparsın oğlum’ dedim” ifadelerini kullandı.
Sporun oğlunun hayatında dönüm noktası olduğunu söyleyen Mahmure Çalışkan, Zirve Spor Kulübü’ne teşekkür ederek şöyle konuştu:
“Biz bu spor kulübüne gelmeden önce hayatımız hastanelerde geçiyordu. Bir kontrole gidiyorduk, günlerce psikolojik olarak toparlanamıyorduk. Soner hocam ve Birsen hocam bize sahip çıktı. ‘Biz Mert’in gözlerinde ışık görüyoruz’ dediler. Bu sözü hayatım boyunca unutmam. Mert’in arkasında durdular. Onlar sayesinde oğlum özgüven kazandı, başarılar elde etti. Burada bir aile olduk. Bana da psikolojik olarak çok iyi geldi.”
Eşi Mehmet Çalışkan ve kayınvalidesinin de her zaman destek olduğunu dile getiren Mahmure Çalışkan, engelli çocuk sahibi ailelere de seslendi.
Çalışkan, “Engel var diye çocuklarını eve kapatmasınlar. Her çocuğun mutlaka bir yeteneği vardır. Aileler çocuklarının elinden tutsun. Spor çocukların hem fiziksel hem zihinsel olarak hayata tutunmasını sağlıyor. Çocuklar bu dünyada yaşadıklarını hissediyorlar. Ben Lüleburgaz’a engelli ama başarılı bir çocuk yetiştirdim. Bunun gururunu yaşıyorum” dedi.
“ASIL ENGEL ZİHİNLERDE”
Zirve Spor Kulübü antrenörü Birsen Şensoy ise Engelliler Haftası’nın yalnızca bir farkındalık haftası olmadığını belirterek toplumun daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti.
Şensoy, “Engelli bireyler hayatın her alanında var olmak, üretmek, eğitim almak ve sosyal yaşamın içinde özgürce yer almak istiyor. Bizler acınmak değil; anlaşılmak, desteklenmek ve fırsat eşitliği görmek istiyoruz. Asıl engel çoğu zaman fiziksel değil, zihinlerdeki önyargılardır” dedi.
Erişilebilir yaşam alanlarının artırılması gerektiğini vurgulayan Şensoy, sevgi, saygı ve anlayışın olduğu yerde engellerin ortadan kalkacağını söyledi.
Öte yandan uzmanlar, bedensel sorunları bulunan bireylerde sakatlık riskinin en düşük olduğu spor branşlarından birinin masa tenisi olduğuna dikkat çekiyor. Futbol ve basketbol gibi temaslı sporlara göre daha düşük risk taşıyan masa tenisi, fiziksel gelişimin yanında özgüven ve sosyalleşmeye de büyük katkı sağlıyor.
Lüleburgaz’da bir annenin umudu, bir çocuğun inancı ve bir spor kulübünün desteğiyle yazılan bu hikâye ise Engelliler Haftası’nda herkese unutulmayacak bir mesaj veriyor.


