Hayaliydi gerçekleştirdi!
- Özlem KARAKOYUN

- 19 Kas 2025
- 3 dakikada okunur
“Evde başlayan hikaye Sibel’in Mutfağı’nda büyüyor”
15 yıl evde üreterek geçimini sağlayan Sibel Güleryüz, birikim ve cesaretle açtığı Sibel’in Mutfağı’nı Lüleburgaz’ın ev sıcaklığındaki uğrak noktalarından biri haline getirdi. Evde başlayan mücadelesini bir işletmeye dönüştüren Sibel Güleryüz, Sönmez Işık Pasajı’ndaki dükkanında hem ev lezzetlerini sunuyor hem de kadınlara ilham oluyor.




Lüleburgaz’ın Sönmez Işık Pasajı’nda yer alan Sibel’in Mutfağı, içeri giren herkesin “evde gibiyim” dediği, yılların emeğiyle şekillenmiş bir kadın girişimi.
1974 doğumlu Sibel Güleryüz, bugün birçok kişinin uğrak noktası olan bu küçük ama samimi işletmeyi 2018 yılında açtı.
Fakat bu başarının arkasında, 15 yıl boyunca eve kurulan bir tezgâh, alın teriyle yoğrulan hamurlar, kazan kazan kaynayan tencereler ve hiç bitmeyen bir mücadele var.
Sibel Güleryüz’ün evde başlayan hikayesi pek çok kadına ilham olurken, elleriyle hazırladığı lezzetli yemekleri yapıp paylaşması onu girişimci bir kadına çevirdi.
19 Kasım Dünya Girişimci Kadınlar Günü dolayısıyla Sibel Güleryüz’ün mutfağına misafir olduk.
EVDEN BAŞLAYAN BİR BAŞARI YOLU
Güleryüz, uzun yıllar boyunca evinden satış yaparak geçimini sağladı. Belediye’nin Kent Konseyi Emek Pazarı stantlarında yıllar boyunca yer alarak hem el emeği ürünleri hem de yemekleriyle birçok kişinin beğenisini kazandı. Onu orada tanıyanlar zaman içinde “Artık bir dükkan aç, biz oraya gelelim” demeye başladığını belirten Güleryüz bu taleplerin kendisi için bir hayalin kıvılcımı olduğunu sözlerine ekledi.
Küçük birikimlerini bir araya getirdi, cesaretini topladı ve 2018’de Sibel’in Mutfağı’nı açtı. İlk adımı küçük bir dükkanla attı ancak kısa sürede gelen ilgi sayesinde yan dükkanı da kiralayarak işletmesini büyüttü. Bu sadece bir büyüme değil, yıllar boyunca verdiği emeğin karşılık bulmasıydı.
AİLE SICAKLIĞIYLA BÜYÜYEN BİR İŞLETME
Bugün Sibel’in Mutfağı, Sibel Hanım’ın eşi ve kendisi ile ayakta duruyor. Karayollarından emekli olan eşi, hem mutfakta hem tezgahta her adımda yanında.
“Bir kadın olarak kimseye bağımlı olmadan kendi emeğimle ayakta durmak çok güzel” diyen Sibel Güleryüz, bu işletmenin sadece bir dükkan değil, yıllar süren mücadelenin bir yansıması olduğunu söyledi.
Kızı Şimal ise fırsat buldukça annesine destek oluyor. Aile içindeki dayanışma ve sıcaklık işletmenin her köşesine yansıyor.
Evde pişen yemeklerin lezzetinden farksız yemekler pişirdiğini söyleyen Güleryüz, ‘’Evde ne pişiyorsa burada da o pişiyor. Sibel’in Mutfağı, alışılmış restoran menülerinden uzak; tamamen ev tarzı yemekler hazırlanan bir yer. Her güne taze taze yemeklerle başladığımız mutfakta: Kuru fasulye – pilav, en çok tercih edilen klasiklerden. Mevsime göre pişirdiğimiz kabak tatlısı, son haftaların gözde tatlısı. Ayrıca işletmemizde Kayseri mantısı ve Trakya usulü tepsi mantısı, hem günlük pişiriliyor hem de dondurulmuş olarak satın alınabiliyor.’’ dedi.
Hizmetleri arasında her gün taze lokma yapıldığını, hayır lokmaları için özel siparişler alındığını, kahvaltılık hazırlığı ise özellikle kalabalık gruplara, rezervasyonla sunulduğunu söyledi. Yemeklerin yanında ikram ettiği turşuları ise bidonlarca yapıp satışa sunuyor.
Yemekten sonra çay ikramı ise Sibel Hanım’ın misafirlerine “Hoş geldiniz” demesinin bir başka yolu.
KADIN DAYANIŞMASININ BULUŞMA NOKTASI
Güleryüz, yıllar boyunca tanıştığı birçok kişiyle dostluğunu sürdürdüğünü söyledi. Özellikle kadınlarla kurduğu bağ, işletmeyi bir dayanışma merkezine dönüştürmüş durumda.
Dükkan açmak isteyen kadınlara fikir veriyor, kendi deneyimlerini anlatıyor ve onları teşvik ediyor. “Biz kadınlar destek oldukça her şeyin üstesinden geliriz” sözü, hem kendi yaşamını hem de çevresindeki kadınlara yaklaşımını özetliyor.
KIZININ GÖZÜNDEN BİR ANNE EMEĞİ
Kızı Şimal, annesinin mücadelesini gururla anlatıyor:
“Annem çocukluğumdan beri hayata karşı çok mücadele etti. Her durumda elinden gelenin en iyisini yaparak ayakta durdu. Bu dükkân, onun yıllarca verdiği emeğin bir göstergesidir. Annem ve tüm kadınların yapamayacağı hiçbir şey yoktur.”
Bu sözler, Sibel Hanım’ın yıllarca el emeğiyle, azmiyle ve sabrıyla ördüğü yolu bir kez daha anlamlandırıyor.
ŞEHRİN TELAŞINDAN KAÇIP NEFES ALINACAK BİR ADRES
Sibel’in Mutfağı, sadece yemek yenen bir yer değil; sohbet edilen, kahve eşliğinde birkaç saat nefes alınan sıcak bir mekan.
Sibel Hanım’ın hazırladığı kahve köşesi, günün yorgunluğunu atmak isteyenlerin uğrak noktalarından biri.
İşletme her gün 07.00–20.00 saatlerinde açık, pazar günleri ise kapalı.
Lüleburgaz’ın koşturmacasından sıyrılıp ev sıcaklığını arayan herkes, Sibel’in Mutfağı’nda kendine bir yer buluyor.
Sibel Güleryüz’ün hikayesi, bir kadının emeğiyle, sabrıyla ve kararlılığıyla nelerin başarılabileceğinin güçlü bir örneği olarak Sönmez Işık Pasajı’nda yaşamaya devam ediyor.


