Halk TV için dayanışma çağrısı!
“Gün mücadele günüdür”
Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu, Halk TV’ye yönelik uygulamalara tepki göstermek amacıyla Üçgen Park’ta basın açıklaması yaptı. Eyleme, ağzını siyah bantla kapatan Yeni Parti Lüleburgaz İlçe Başkanı Ali Can da destek verirken, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı vurgulandı. Açıklamada, “Halk TV yalnız değildir” sloganı atıldı.



Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu, Halk TV’ye yönelik polis baskını, kayyum atanması ve yayınlarının durdurulmasına tepki göstermek amacıyla 16 Ekim Cuma günü saat 17.30’da Üçgen Park’ta bir araya geldi. Basın açıklamasında, basın özgürlüğünün engellenmesine karşı dayanışma çağrısı yapılırken, siyasi parti temsilcileri ve emek örgütleri de platforma destek verdi.
Basın açıklaması öncesinde konuşan Sol Parti Kırklareli İl Başkanı Celal Midilli, AK Parti iktidarının muhalefet üzerindeki baskılarını artırdığını ve özgür basını susturmaya çalıştığını savundu. Halkın haber alma hakkını korumak için Halk TV ile dayanışma içinde olduklarını belirten Midilli, mücadelenin yalnızca seçimlerle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.
İktidarın baskı, tehdit ve şantaj yoluyla ayakta kalmaya çalıştığını öne süren Midilli, “Devletin tüm imkanlarına karşı bizler sadece seçimle bu iktidarın gideceğini zannetmeyelim” dedi.
Birlikte hareket etmenin önemini vurgulayan Midilli, gençleri, kadınları, işçileri, köylüleri ve tüm emekçileri ortak mücadelede buluşmaya çağırdı. Midilli, “Birlikte mücadele ederek, danışarak, dayanışarak, birlikte hareket ederek bu iktidarı defedebiliriz. Bütün halk güçleri toplumsal mücadele ittifakı olarak gençler, kadınlar, işçiler, köylüler, tüm emekçiler olarak birleşerek her alanda dayanışma ve birlik içinde hareket etmek zorundayız. Gün dayanışma günüdür. Gün birleşme günüdür. Gün mücadele günüdür” ifadelerini kullandı. Midilli’nin konuşması sırasında katılımcılar, “Halk TV yalnız değildir” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları attı.
“HALKIN HABER ALMA HAKKI KAYYIMLA SUSTURULAMAZ”
Platform adına basın açıklamasını Gizem Mutlu Harphaslan okudu. Halk TV’ye yönelik polis baskınını, kayyum atanmasını ve yayınların durdurulmasını kabul etmediklerini belirten Harphaslan, basın üzerindeki baskıların halkın haber alma hakkını doğrudan hedef aldığını ifade etti.
Türkiye’de kayyum uygulamalarının yalnızca seçilmiş yerel yönetimlerle sınırlı kalmadığını belirten Harphaslan, muhalif basın kuruluşlarına yönelik müdahalelerin de aynı baskı ortamının bir parçası olduğunu savundu. Basın üzerindeki baskıların, demokratik hakların sınırlandırılmasının ve toplumsal muhalefetin etkisizleştirilmeye çalışılmasının tek adam rejiminin otoriter yönetim anlayışından beslendiğini dile getirdi.
Açıklamada ekonomik sorunlara da dikkat çekildi. Milyonlarca emekli, işçi, esnaf, köylü, öğrenci, kadın ve işsizin açlık ve yoksullukla mücadele ettiği belirtilirken, AK Parti’nin önde gelenlerinin fonlar ve borsa yoluyla milyarlarca lirayı elde ederek haksız biçimde zenginleştiği öne sürüldü. Bu durumu halka aktaran basın kuruluşlarının susturulmaya çalışılmasının tesadüf olmadığı ifade edildi.
Demokrasi, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü olmadan emeklilerin, işçilerin ve tüm emekçilerin hak mücadelesini özgürce yürütemeyeceği vurgulanan açıklamada, Halk TV emekçileriyle dayanışma içinde olunduğu belirtildi.
Platform, her türlü kayyum uygulamasına son verilmesini, basın özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının güvence altına alınmasını istedi. Açıklama, baskılara, yoksulluğa ve tek adam rejimine karşı birleşik mücadelenin büyütüleceği mesajıyla sona erdi.
SİYAH BANTLA TEPKİ GÖSTERDİ
Basın açıklamasına Yeni Parti Lüleburgaz İlçe Başkanı Ali Can da destek verdi. Can, ağzına siyah bant çekerek Halk TV’ye yönelik uygulamalara tepkisini gösterdi. Yeni Parti üyeleri de açıklamaya katılarak dayanışma mesajı verdi.
Birleşik Emekliler Sendikası Lüleburgaz Temsilciliği de basın açıklamasına destek verenler arasında yer aldı. Üçgen Park’ta bir araya gelen katılımcılar, basın özgürlüğünün korunması ve halkın haber alma hakkının güvence altına alınması yönündeki taleplerini dile getirdi.



