“Halk gaz odasına mı layık görülüyor?”
- Özlem KARAKOYUN

- 23 saat önce
- 2 dakikada okunur


Lüleburgaz’da yapılması planlanan “Tehlikeli Atık Bertaraf Tesisi” projesi kapsamında gerçekleştirilecek ÇED toplantısının yer değişikliği tartışmaları beraberinde getirdi.
Yıllardır Lüleburgaz’daki çevre sorunlarına dikkat çeken çevre aktivisti Hakan Dedeoğlu, yaptığı açıklamada toplantının bu kez Lüleburgaz’daki İzer Hotel’de yapılacak olmasına sert tepki gösterdi.
Dedeoğlu açıklamasında, 12 Mart Perşembe günü saat 13.00’te Yenibedir Köyü’nde yapılması planlanan “Tehlikeli Atık Bertaraf Tesisi” projesine ilişkin ÇED toplantısının halkın tepkileri nedeniyle iptal edildiğini hatırlatarak, yetkililerin aldığı yeni kararla toplantının aynı proje kapsamında bu kez 2 Haziran 2026 tarihinde Lüleburgaz sınırları içerisinde bulunan İzer Hotel’de yapılacağının duyurulduğunu belirtti.
Yaklaşık 40 yıldır çevre mücadelesi verdiğini ifade eden Dedeoğlu, ilk kez bir ÇED toplantısının proje alanının dışında, bir otelde yapılmak istendiğini söyleyerek, “Gerçekten çok ilginç” ifadelerini kullandı. Yetkililerin önceki süreçte yaşanan halk tepkilerinden endişe duyduğunu savunan Dedeoğlu, Yenibedir Köyü’nde yapılması planlanan toplantının halkın yoğun tepkisi karşısında iptal edildiğini anımsattı.
Yeni toplantının Lüleburgaz’da yapılmasının “işi garantiye alma” amacı taşıdığını ileri süren Dedeoğlu, “Aslında bu işin bölge halkına rağmen yapılamayacağını herkesin bilmesi gerekiyor” dedi.
Toplantının Lüleburgaz’a yakın bir noktada yapılmasının çevre ve halk sağlığı açısından ciddi olumsuzluklar doğurabileceğini öne süren Dedeoğlu, böylesine önemli bir konunun gereksiz tartışmalarla bölge insanına rağmen ilerletilmek istendiğini savundu. Sürecin halkın taleplerinden çok “ranta kucak açmış ve siyasetin emrine girmiş memur mantığıyla” yürütülmemesi gerektiğini belirten Dedeoğlu, projenin yalnızca Yenibedir’i değil tüm Lüleburgaz’ı etkileyebileceğini dile getirdi.
Dedeoğlu açıklamasında, tesisin planlandığı bölgede liseler, üniversite, yerleşim alanları ve tarım arazilerinin bulunduğunu ifade ederek, “Tüm Lüleburgaz bu olumsuzluktan bütünüyle kanser düzeyinde zarar görecektir” dedi. Lüleburgaz’ın çukur bir yerleşim alanı olduğunu da vurgulayan Dedeoğlu, yapılmak istenen projenin halk üzerindeki etkisinin bu nedenle daha da artacağını savundu.
Tehlikeli atık bertaraf tesislerinin atığın yoğun olduğu bölgelerde kurulması gerektiğini ifade eden Dedeoğlu, Çerkezköy ve Kapaklı çevresindeki organize sanayi bölgelerini örnek gösterdi. Bölgede yaklaşık 2 bin fabrikanın bulunduğunu belirten Dedeoğlu, bu tür tesislerin sanayi bölgelerine yakın alanlarda kurulmasının daha uygun olacağını söyledi. Dedeoğlu ayrıca, tesislerden üretilecek enerjinin de çevredeki fabrikalara ücretsiz verilmesi gerektiğini ifade etti.
Dünya genelinde gıda güvenliği sorunlarının yaşandığı bir dönemde Bedir Ovası’nın yok edilmesine izin verilmemesi gerektiğini kaydeden Dedeoğlu, “Sadece rant ve kar odaklı düşünerek Bedir Ovası’nın yok edilmesine izin vermemeliyiz” dedi.
Lüleburgaz, beldeler ve köylerde yaşayan herkesin bu sorunu birlikte çözmek zorunda olduğunu belirten Dedeoğlu, karar vericilerin bölgede yaşamadıkları için yaşanabilecek olumsuzluklardan doğrudan etkilenmediklerini öne sürdü. Bu nedenle çözümün yalnızca bölge halkının seçilmiş temsilcileriyle mümkün olabileceğini savundu.çıklamasının sonunda tüm kesimlere çağrıda bulunan Dedeoğlu, sağlıklı yaşam hakkının herkes için eşit olması gerektiğini belirterek, “Burada yaşanacak tüm olumsuzluklar iktidar ve muhalefet demeden herkesi etkileyecektir. Geleceğine sahip çık” ifadelerini kullandı.


