top of page

Hacamat pis kan değildir!

Lüleburgazlı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Nalan Sezgin, hacamatın halk arasında sanıldığı gibi “pis kanı temizleme” yöntemi olmadığını belirterek, uygulamanın esas amacının dokulardaki dolaşımı artırmak ve vücudun kendini yenileme mekanizmasını desteklemek olduğunu vurguladı. Sezgin, hacamatın mutlaka uzman hekimler tarafından ve uygun koşullarda yapılması gerektiği uyarısında bulundu.

Lüleburgazlı Uzm. Dr. Nalan Sezgin, halk arasında yaygın olan “hacamat pis kan mıdır?” sorusuna tıbbi çerçevede yanıt verdi.

Sezgin, hacamatın kirli kanı temizleme işlemi olarak algılanmasının yanlış olduğunu, uygulamanın esas amacının dokulardaki dolaşımı artırmak ve vücudun kendini yenileme mekanizmasını desteklemek olduğunu vurguladı.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Nalan Sezgin, binlerce yıllık geçmişe sahip hacamat uygulamasına ilişkin toplumda sıkça dile getirilen “pis kan” algısının bilimsel karşılığı olmadığını belirtti. Hacamatın, Orta Doğu’dan Çin’e, Antik Mısır’dan Yunan tıbbına kadar uzanan tarihsel bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Sezgin, günümüzde ise tamamlayıcı tıp kapsamında ele alındığını söyledi.

Hacamatın uygulama mantığını anlatan Sezgin, bu yöntemin vücudun belirli bölgelerine kupalar yerleştirilerek yüzeysel kesiler yapılması esasına dayandığını belirterek, işlemin temel amacının kanın niteliğini değiştirmek değil, dokulardaki mikrosirkülasyonu uyarmak olduğunu dile getirdi.

Sezgin, bu konuda şu ifadeleri kullandı:

“Hacamat, halk arasında sanıldığı gibi vücuttaki ‘pis kanın’ alınması değildir. Tıbbi olarak kanda ‘pis’ ya da ‘temiz’ ayrımı yoktur. Burada hedeflenen, dokularda dolaşımı artırmak, kas spazmını azaltmak ve vücudun kendini onarma sürecini desteklemektir.”

Hacamatın hangi durumlarda destekleyici olarak uygulanabildiğine de değinen Uzm. Dr. Sezgin, baş ağrıları ve migren, bel ve boyun ağrıları, fibromiyalji, romatizmal hastalıklar, dolaşım bozuklukları, stres ve uyku sorunları gibi pek çok şikâyette, hastanın genel sağlık durumu değerlendirilerek planlama yapılabildiğini aktardı. Sporcularda ise toparlanma sürecini hızlandırmak ve kas gerginliğini azaltmak amacıyla yaygın şekilde tercih edildiğini ifade etti.

Hacamatın her birey için uygun olmadığını vurgulayan Sezgin, özellikle hamileliğin ilk aylarında, kanama bozukluğu olan hastalarda, ciddi anemi, kalp yetmezliği, aktif enfeksiyon ve yüksek ateş durumlarında bu uygulamanın kesinlikle yapılmaması gerektiğini söyledi. İleri yaşta ve genel durumu zayıf bireylerde ise dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

Covid-19 sonrası dönemde uzun süreli yorgunluk, kas ağrıları ve zihinsel bulanıklık gibi şikâyetlerde hacamatın bazı hastalarda destekleyici olarak değerlendirilebildiğini ifade eden Sezgin, aktif enfeksiyon döneminde bu yöntemin uygulanmasının doğru olmadığını kaydetti.

Modern tıpta hacamatın tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak ele alındığını söyleyen Uzm. Dr. Nalan Sezgin, bilimsel çalışmaların doğru uygulandığında mikrosirkülasyonu artırıcı ve kas gevşetici etkilerinin gözlemlendiğini aktardı. Sezgin, uygulamanın mutlaka uzman hekimler tarafından ve steril koşullarda yapılması gerektiğini vurgulayarak şu uyarıda bulundu:

“Hacamat bilinçsiz şekilde yapıldığında faydadan çok zarar verebilir. Bu nedenle tıbbi değerlendirme yapılmadan, uzman olmayan kişilerce uygulanmasını kesinlikle önermiyoruz. Sağlıkla ilgili her uygulama uzmanlık gerektirir.”

bottom of page