Everest yolunda tarihe geçti!
- Tevfik İŞÇİ

- 6 saat önce
- 2 dakikada okunur
“Samet Baycan’dan gururlandıran başarı”
Lüleburgazlı dağcı Samet Baycan, Himalayalar’da gerçekleştirdiği zorlu tırmanışta Everest Ana Kampı ve Kalapattar Zirvesi’ne ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. Baycan, zirvede Lüleburgazspor atkısını dalgalandırdı.




Lüleburgazlı Samet Baycan, dünyanın en yüksek dağı olan Everest’in bulunduğu Himalayalar’da gerçekleştirdiği zorlu tırmanışla büyük takdir topladı.
Everest Ana Kampı rotasında günler süren zorlu parkuru başarıyla tamamlayan Baycan, dönüş yoluna geçerken yaptığı paylaşımda Lüleburgaz’a selam gönderdi.
Baycan paylaşımında, “Buradan tüm Lüleburgaz halkına ve tüm Lüleburgazspor taraftarına selamlar” ifadelerini kullandı.
Zorlu hava koşulları, düşük oksijen seviyesi ve dondurucu soğuk altında gerçekleştirilen tırmanış sonrası gazetemize konuşan Samet Baycan, yaşadığı süreci ayrıntılarıyla anlattı.
Baycan, Everest Ana Kampı yolculuğunun 3 Mayıs’ta Nepal’in başkenti Katmandu’dan başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Everest ana kamp etkinliğim 3 Mayıs sabaha karşı Katmandu Tribhuvan Havalimanı’ndan dünyanın en tehlikeli havalimanlarından biri olan Tenzing Hillary Havalimanı’na yaptığımız, kötü hava koşulları nedeniyle 5-6 saat rötarlı uçuşla başladı. 3 Mayıs’ta Lukla köyünden 2650 metrede bulunan Phakding’e yürüdük. Sonraki gün Namche Bazar için yürüyüşe başladık. Namche’ye gelmeden yerden metrelerce yüksekte bulunan en uzun asma köprüden geçtik ve Namche’de 2 gece konakladık.”
“YAĞMUR VE KAR ALTINDA 5 SAAT YÜRÜDÜK”
İrtifaya uyum sağlamak için zorlu etaplardan geçtiklerini anlatan Baycan, yağmur ve kar altında yürüyüş yaptıklarını belirterek şöyle devam etti:
“Namche’den sonra Tengboche’ye yağmur ve kar altında 5 saat yürüdük. Tengboche 4100 metrede bir keşiş köyü. Büyük tapınakları var ve Everest’i gören bir dağ yerleşkesi. Burada maksimum 5-6 ev var. 1 gece konakladıktan sonra yoğun kar yağışı altında 4400 metredeki Dingboche köyüne vardık. Buraya geldiğimde oksijen azlığını hissetmeye başladım.”
“YEREL HALKIN DAYANIKLILIĞINDAN ETKİLENDİM”
Bölgede ulaşımın tamamen hayvanlar ve Sherpa halkı sayesinde sağlandığını ifade eden Baycan, yerel halkın dayanıklılığının kendisini çok etkilediğini söyledi.
“Sırtlarında 50-60 kilo yük ile çok dik yamaçları rahatlıkla çıkıyorlar. Bilimsel olarak da normal insanlardan çok daha dayanıklı oldukları kanıtlanmış. Beni en çok şaşırtan şeylerden biri buydu” dedi.
Yoğun kar yağışı altında Lobuche’ye ulaştıklarını ifade eden Baycan, ardından Everest Ana Kampı’na doğru yürüyüşe geçtiklerini belirterek, “5050 metredeki Lobuche’de bir gece dinlendikten sonra sabah erken saatlerde Everest Ana Kampı için yola çıktık. Güneş görünse de hava -10 dereceydi. 6 saatlik yürüyüş sonrası tüm dağcıların hayalini kurduğu Everest Ana Kampı’na vardık. Orada olmak rüya gibiydi. Dünyanın farklı ülkelerinden insanların aynı hayal uğruna buluştuğu yerdi.” ifadelerini kullandı.
Baycan, dönüş öncesinde Kalapattar Zirvesi’ne çıktığını da anlattı: “Gece 3 gibi uyandık ve Kalapattar zirvesi için yola çıktık. Şartlar çok zordu. Odamız bile eksi derecelerdeydi. Zirveye zifiri karanlıkta yürüdük. İnanılmaz bir fırtına vardı. Hava -20 dereceydi, hissedilen sıcaklık ise -25’in altındaydı. Günün ilk ışıklarında burnumda soğuk ısırıkları oluştuğunu fark ettim.”
“LÜLEBURGAZSPOR ATKISINI ZİRVEDE DALGALANDIRDI”
Tüm zorluklara rağmen zirveye ulaşmayı başaran Baycan, Lüleburgazspor atkısını zirvede dalgalandırdığını belirterek şu sözleri kullandı:
“4 saatlik mücadele sonrası Kalapattar Zirvesi’ne ulaştım ve Lüleburgazspor atkısını zirvedeki bayrakların bulunduğu bölüme bağladım. O anki duygu tarif edilemezdi. Gençlik yıllarımda her maçına gittiğim semt takımımın armasının dünyanın en yüksek dağ silsilesinde dalgalanması inanılmaz bir histi.”
14 Mayıs’ta Lukla’dan küçük pervaneli uçakla dönüş yapacağını belirten Baycan, 21 Mayıs’ta Türkiye’de olacağını söyledi.


