top of page

ENERJİ YOKSULLUĞU


 

Adı konmayan bir yoksunluk: Enerji yoksulluğu

Mekanda Adalet Derneği’nin (MAD) yeni yayımladığı “Enerji Yoksulluğu Görünümleri – Maltepe” araştırması, İstanbul’un sosyoekonomik açıdan farklılaşan ilçelerinden Maltepe’de hanelerin en az üçte birinin enerji yoksulluğu yaşadığını ortaya koydu.

 


Mekanda Adalet Derneği’nin (MAD) yeni yayımladığı “Enerji Yoksulluğu Görünümleri – Maltepe” araştırması, İstanbul’un sosyoekonomik açıdan farklılaşan ilçelerinden Maltepe’de hanelerin en az üçte birinin enerji yoksulluğu yaşadığını ortaya koydu.

İlçenin düşük gelirli mahallelerinde bu oran % 50’ye yaklaşırken, enerji maliyetlerinin artması ve konutların düşük enerji performansı, haneleri temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamaz hale getiriyor.

Rapor, Türkiye’de enerji yoksulluğunu ilçe düzeyinde ayrıntılı biçimde ele alan ilk kapsamlı saha çalışması olma özelliğini taşıyor. Bulgular, enerji yoksulluğunun yalnızca faturalarla sınırlı bir ekonomik sıkıntı değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam sürdürme hakkının ihlali anlamına gelen çok boyutlu bir toplumsal sorun olduğunu gösteriyor.

Enerji yoksulluğu görünüyor ama adı koyulmuyor

Ocak–Mayıs 2025 döneminde yürütülen araştırma, Maltepe’de hanelerin % 31,8’inin enerji yoksulu olduğunu ortaya koyuyor. Düşük gelirli, kalabalık hanelerde bu oran daha da yükseliyor; dört kişi ve üzeri evlerde enerji yoksulluğu % 36,5’e ulaşıyor. Katılımcıların önemli bir bölümü için evi yeterince ısıtmak veya serinletmek artık “zengin işi” olarak görülüyor.

Hanelerin % 38,8’i imkân olsa evini daha fazla ısıtmak istediğini belirtirken, enerji yoksulu hanelerde bu oran % 80’in üzerine çıkıyor. Yaz aylarında artan sıcak dalgaları nedeniyle serinleme ihtiyacı da belirgin bir şekilde yükselmiş durumda; hanelerin % 43,4’ü evini daha fazla serinletebilmek istiyor. Bu tablo, enerji yoksulluğunun iklim değişikliğiyle derinleştiğini gösteriyor.

Araştırma, enerji yoksulluğunun sadece gelirle değil, doğrudan konutların fiziksel özellikleriyle ilişkili olduğunu vurguluyor. Eski ve yalıtımsız binalarda yaşayan haneler hem kışın ısınma hem de yazın serinleme ihtiyacını karşılamak için daha fazla enerji harcıyor. Hanelerin % 16’sı evinde yalıtım ihtiyacı olduğunu bildiğini ancak ekonomik nedenlerle bunu karşılayamadığını söylüyor.

Kentsel dönüşümün hızlandığı mahallelerde, özellikle düşük gelir grupları yüksek enerji giderleri nedeniyle daha büyük bir kırılganlık yaşıyor. Yeni binalarda oturan üst gelir grupları daha düşük enerji kaybı yaşarken, eski konut stokunda yaşayanlar hem daha fazla tüketiyor hem de bunu karşılayamıyor.

Faturalar hanelerin belini büküyor

Maltepe’de enerji giderleri gelir grupları arasındaki uçurumu görünür hale getiriyor. Üst gelir grubunda aylık ortalama ısınma gideri 3.745 TL’ye, elektrik gideri ise 1.208 TL’ye ulaşıyor. Alt ve orta gelir gruplarında ısınma maliyetleri 2.319–2.403 TL; elektrik giderleri 816–862 TL arasında değişiyor.

Gelir düzeyi düştükçe haneler faturaları dengelemek için zorunlu kısıntılara gidiyor; daha az ısınıyor, daha az serinliyor, ev içi konfor koşulları giderek kötüleşiyor. Bu durum sağlık, eğitim, psikososyal iyilik hali gibi alanları da etkiliyor.

Yenilenebilir enerjiye ilgi var ama erişim sınırlı

Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, hanelerin yenilenebilir enerjiye duyduğu yüksek ilgi. Katılımcıların büyük bölümü güneş enerjisi gibi kaynakları kullanmak istediğini belirtiyor. Ancak yüksek ilk yatırım maliyetleri, mevzuatın yeterince teşvik edici olmaması ve kent içinde yenilenebilir enerji uygulamalarına dair farkındalığın düşük olması, hanelerin bu dönüşüme katılımını sınırlıyor.

Enerji yoksulluğu görünmez bir yoksunluk biçimidir. Enerji yoksulluğu yalnızca faturaların ödenememesi değil, sağlıklı bir yaşam sürdürebilme hakkının sistematik biçimde ihlal edilmesi anlamına geliyor. Bu nedenle enerji yoksulluğu temel bir insan hakkı meselesi olarak görülmelidir. Yerel yönetimlerin enerji danışma merkezleri kurarak yurttaşları enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve enerji yoksulluğu konularında bilgilendirmesi çok önemlidir. Ayrıca mahalle ölçeğinde pilot enerji dönüşümü projelerinin geliştirilmesi ve kamusal serinleme–ısınma alanlarının yaygınlaştırılması gerekir.

Derinleşen bir kentsel adalet sorunu

Rapor, enerji yoksulluğunun Türkiye’de hızla büyüyen bir kentsel adalet sorunu olduğunu gözler önüne seriyor. Artan enerji fiyatları, iklim değişikliğinin etkileri ve konutların düşük enerji performansı, temel yaşam hakkı olan ısınma ve serinlemeyi giderek daha fazla kişi için erişilemez hale getiriyor.

Enerji yoksulluğunun ulusal ölçekte izlenmesi ve giderilmesine yönelik kapsamlı sosyal politikaların geliştirilmesi, hem ekonomik hem de iklim adaleti açısından artık kaçınılmaz görünüyor.

bottom of page