Emeklilerden geçim isyanı!
- Özlem KARAKOYUN

- 15 saat önce
- 3 dakikada okunur
“Sermayeye kaynak var emekliye yok”
DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Lüleburgaz Temsilciliği, gerçekleştirdiği basın açıklamasında düşük emekli aylıkları ve artan hayat pahalılığına tepki göstererek, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi, intibak yasasının çıkarılması ve sağlıkta katkı paylarının kaldırılması çağrısında bulundu.



DİSK Devrimci Emekliler Sendikası (DEV EMEKLİ-SEN) Lüleburgaz Temsilciliği tarafından, 23 Temmuz Perşembe günü saat 18.00’de Üçgen Park’ta basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasını, DEV EMEKLİ-SEN Lüleburgaz Temsilciliği yöneticileri Aysel Tan ve Gülfer Demiryürek yaptı.
“Sermayeye Hizmet, Emekliye Sefalet! Emeğimiz Var, Hakkımız Var, Geleceğimizi İstiyoruz!” başlığıyla gerçekleştirilen açıklamada, Türkiye’de giderek derinleşen ekonomik krizin geniş kitleleri açlık sınırının altına ittiği ve toplumsal yaşamı olumsuz etkilediği savunuldu.
Siyasi iktidarın uzun yıllardır uyguladığı sermaye odaklı, rantçı ve neoliberal ekonomi politikalarının işçi sınıfını, dar gelirlileri ve emeklileri sefalet koşullarına mahkûm ettiği ileri sürüldü. Açıklamada, yıllarını bu ülkenin üretimine ve kalkınmasına adamış milyonlarca emeklinin bugün geçim sıkıntısı içinde yaşamaya zorlandığı belirtildi.
“SERMAYEYE GELİNCE KAYNAK VAR, EMEKLİYE GELİNCE YOK”
Türkiye’de uygulanan ekonomik düzenin “Sermayeye Hizmet, Emekliye Sefalet” düzenine dönüştüğü ifade edilen açıklamada, ülkenin kaynaklarının, halkın vergilerinin ve emekçilerin yıllarca döktüğü alın terinin sermaye çevrelerine, yandaş holdinglere ve çeşitli imtiyazlara aktarıldığı öne sürüldü.
Sermayeye yönelik fon, hazine garantisi, teşvik ve imtiyazların bulunduğu, ancak emekli, işçi ve dar gelirliye gelindiğinde “bütçe disiplini” ve “kaynak yetersizliği” gerekçelerinin öne sürüldüğü savunuldu.
Açıklamada, bu bölüşüm politikalarının sonucunda milyonlarca emeklinin açlık, yoksulluk, güvencesizlik ve sosyal hayattan uzaklaşma ile karşı karşıya kaldığı belirtildi. Yıllarca çalışarak prim ödeyen emeklilerin emeklilik hakkının siyasi iktidar tarafından bir lütuf ya da bütçe yükü gibi sunulmasının kabul edilemeyeceği ifade edildi.
“EMEKLİ AYLIKLARI ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA”
Emekli aylıklarının yetersizliğine dikkat çekilen açıklamada, düşük aylık politikasının bilinçli bir şekilde uygulandığı öne sürüldü. İntibak sistemleri, farklı hesaplama yöntemleri ve emekli aylıklarının belirlenmesindeki uygulamalar nedeniyle emeklilerin hak kaybına uğradığı savunuldu.
Açıklamada, emekli aylıklarının asgari ücretin dahi çok altında kaldığı ifade edilerek, geçmişte tek bir emekli aylığıyla ev kiralanabildiği, çocukların okutulup evlendirilebildiği, bugün ise birçok emeklinin tek başına kira ve temel mutfak masraflarını karşılamakta zorlandığı belirtildi.
“İnsanca yaşam bir yana, insanı hayatta kalma sınırının altına mahkûm eden aylıklar kabul edilemez” denilen açıklamada, emekli aylıklarının bir bütçe yükü olarak görülmesine tepki gösterildi.
“GERÇEK ENFLASYON MUTFAKTA YAŞANIYOR”
Çarşı, pazar ve marketlerde yaşanan fiyat artışlarının emeklilerin yaşamını doğrudan etkilediği belirtilen açıklamada, temel gıda ürünlerine ulaşmanın dahi emekliler için zorlaştığı ifade edildi.
Etiketlerin sürekli değiştiği, emeklilerin süt ve temel gıda ürünlerini almakta zorlandığı kaydedilirken, resmi enflasyon verilerinin emeklilerin yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığı savunuldu.
Açıklamada, emeklilerin gerçek enflasyonunun boşalan cüzdanlarda, dolmayan pazar filelerinde, ödenemeyen faturalarda ve mutfak masraflarında görüldüğü belirtildi.
“EMEKLİLİK, HAYATTA KALMA MÜCADELESİNE DÖNÜŞTÜ”
Emeklilik döneminin insanların kendilerine zaman ayırdığı, huzurlu ve onurlu bir yaşam sürmesi gereken bir dönem olduğu ifade edilen açıklamada, bugün ise emekliliğin birçok kişi için hayatta kalma mücadelesine dönüştüğü belirtildi.
İlerleyen yaşlarına, sağlık sorunlarına ve fiziksel zorluklara rağmen birçok emeklinin geçinebilmek için güvencesiz ve sigortasız işlerde çalışmak zorunda kaldığı ifade edildi.
Bu durumun yalnızca emeklilerin değil, toplumun geleceğinin de sorunu olduğu vurgulanan açıklamada, genç kuşakların da emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları görerek geleceğe dair umudunu kaybettiği savunuldu.
“DÖRT TEMEL TALEP”
DEV EMEKLİ-SEN, açıklamada taleplerini de sıraladı.
En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi gerektiği belirtilerek, hiçbir emekli aylığının insanca yaşamın asgari koşullarının altında olmaması istendi. Kök aylık uygulamasına ve seyyanen zam politikalarına son verilmesi talep edildi.
İntibak Yasası’nın çıkarılması çağrısı yapılan açıklamada, 2000 yılı öncesi ve sonrası emekli olanlar arasındaki maaş farklarının giderilmesi ve aynı prim gün sayısı ile aynı koşullarda emekli olanların aylıklarının eşitlenmesi istendi.
Emeklilerin yaşları ilerledikçe sağlık hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyduğu belirtilerek, sağlıkta katkı paylarının kaldırılması talep edildi. Hastane, ilaç, muayene ve ameliyat gibi hizmetlerde emeklilerden alınan katkı payları ve ek ücretlerin kaldırılması gerektiği ifade edildi.
Ayrıca emeklilerin sendikal haklarının güvence altına alınması istendi. Emekli sendikalarının önündeki yasal ve bürokratik engellerin kaldırılması, DEV EMEKLİ-SEN ve diğer emekli sendikalarının muhatap alınması ve emeklilerin aylık ile sosyal haklarının toplu sözleşme masasında belirlenmesi çağrısında bulunuldu.
“MÜCADELE SADECE BUGÜNÜN EMEKLİLERİNİN DEĞİL”
Açıklamanın sonunda, emeklilerin mücadelesinin yalnızca bugünün emeklilerini kapsamadığı vurgulandı. Fabrikalarda, plazalarda, şantiyelerde ve tarlalarda çalışan tüm işçi ve emekçilerin gelecekte emekli olacağı hatırlatılarak, emeklilerin haklarının gasp edilmesine sessiz kalmanın geleceğin emeklilerini de sefalete mahkûm etmek anlamına geleceği ifade edildi.
DEV EMEKLİ-SEN, tüm emeklileri, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini, meslek odalarını ve adaletten yana olan herkesi dayanışmaya ve mücadeleyi birlikte büyütmeye çağırdı.
Basın açıklaması, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganıyla sona erdi.


