Emek mesaisi sürüyor!
- Özlem KARAKOYUN

- 2 gün önce
- 3 dakikada okunur
Lüleburgaz'da faaliyet gösteren Devran Ekmek & Unlu Mamüller, yaklaşık yarım asra yaklaşan aile geleneğini üçüncü kuşak olarak sürdürmeye devam ediyor. 1980'li yıllarda Alpullu'da başlayan fırıncılık serüveni bugün Lüleburgaz'da devam ederken, işletme sahibi Hilmi Çatal, hem ailelerinin meslek yolculuğunu anlattı hem de ekmek sektöründe yaşanan güncel sorunlara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Özellikle kayıt dışı üretim yapan kişilerin hem halk sağlığını hem de kurallara uygun çalışan işletmeleri olumsuz etkilediğini belirten Çatal, denetimlerin artırılması çağrısında bulundu.





Devran Ekmek & Unlu Mamüller'in temelleri, 1980'li yıllarda Alpullu'da merhum Hilmi Çatal tarafından atıldı. Ailenin yıllar içerisinde geliştirdiği fırıncılık geleneği daha sonra amcaoğullarının Büyükkarıştıran'da faaliyet gösteren Sezgin Fırın ile devam etti. Ailenin bir diğer temsilcisi olan merhum Nurettin Çatal ise mesleği Lüleburgaz'a taşıyarak uzun yıllar boyunca kentte ekmek üretimini sürdürdü. Bugün ise üçüncü kuşak temsilcisi Hilmi Çatal, dedesinden ve babasından aldığı bayrağı aynı özveriyle taşımaya devam ediyor.
İşletmenin geçmişine ilişkin bilgi veren Hilmi Çatal, Devran Ekmek & Unlu Mamüller'in eski adının Ersin Ekmek olduğunu belirterek, 2011 yılında babası merhum Nurettin Çatal'dan işletmeyi devraldığını söyledi. Çatal, yıllardır değişmeyen anlayışlarının kaliteli, hijyenik ve güvenilir üretim yapmak olduğunu ifade ederek, ailelerinden miras kalan meslek kültürünü gelecek nesillere de aktarmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Yaz mevsiminde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıktığı günlerde dahi üretimin aralıksız sürdüğünü belirten işletme çalışanları, fırıncılığın büyük fedakârlık isteyen mesleklerden biri olduğuna dikkat çekti. Günün ilk ışıkları doğmadan mesaiye başladıklarını ifade eden emekçi fırın ustaları, yüksek sıcaklığa rağmen vatandaşların sofralarına her gün taze ekmek ulaştırabilmek için yoğun çaba gösterdiklerini anlattı.
Fırın ustaları, "Yazın sıcak havalarda fırının başında çalışmak elbette kolay değil. Ancak vatandaşlarımızın ekmeksiz kalmaması için üretimimize ara vermeden devam ediyoruz. Gece başlayan mesaimiz sabahın erken saatlerine kadar sürüyor. Yorucu bir iş yapıyoruz ama yıllardır bu mesleğin içindeyiz ve işimizi severek yapıyoruz. İnsanların sofralarına sıcak ekmek ulaştırabilmek bizim için en büyük mutluluk." ifadelerini kullandı.
Kayıt dışı üretim isyan ettirdi!
Mesleğin geçmişinden sonra sektörün bugün karşı karşıya bulunduğu sorunlara değinen Hilmi Çatal, özellikle "köy ekmeği" adı altında gerçekleştirildiğini öne sürdüğü kayıt dışı üretimlerin giderek arttığını söyledi. Bu üretimlerin hangi koşullarda yapıldığının bilinmediğini belirten Çatal, belgeli ve denetime açık çalışan işletmelerin haksız rekabetle mücadele etmek zorunda kaldığını ifade etti.
Denetimlerin yalnızca yasal işletmeler üzerinde yoğunlaşmasının doğru olmadığını dile getiren Çatal, şunları söyledi:
"Bizlere gelip gerekli evraklarımızın olup olmadığı soruluyor. Çok şükür bütün belgelerimiz tam. Hijyen kurallarına uyuyoruz, resmi denetimlerden geçiyoruz. Ama usulsüz üretim yapanların hangi şartlarda üretim yaptıkları belli değil. Rekabet açısından ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Fiyatları kendi kafalarına göre belirliyorlar. Ekmeklerin gramajı belli değil. Pazaryerlerinde açıkta satılıyor. Bana hijyen belgesi soruluyorsa, işletmemde en küçük bir eksiklik görüldüğünde bunun hesabı soruluyorsa, aynı hassasiyetin bu üretimleri yapan kişiler için de gösterilmesi gerekiyor."
Kayıt dışı satışların farklı yöntemlerle sürdürüldüğünü de iddia eden Çatal, bazı kişilerin motorlu araçlarla iş yerlerini dolaşarak ekmek sattığını söyledi. Hayrabolu'dan gelen bir kişinin kahvehaneleri dolaşarak satış yaptığını öne süren Çatal, bu ürünlerin hangi ortamda üretildiğinin ve hangi şartlarda taşındığının bilinmediğini belirtti.
Kaçak üretimlerin yalnızca ekonomik anlamda değil, halk sağlığı açısından da risk oluşturduğunu ifade eden Çatal, sektör temsilcilerinin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.
"Bizim gibi bu duruma tepki gösteren fırın sayısı maalesef çok az. Oysa hepimizin aynı çatı altında buluşması gerekiyor. Kurallara uygun üretim yapan işletmeler olarak buna sahip çıkmalıyız. Bu sadece bizim emeğimizi korumak için değil, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi için de önemli. İlgili kurumlarımızdan en büyük beklentimiz kaçak üretimlerle ilgili denetimlerin daha sık yapılmasıdır." diye konuştu.
Sektörde uzun yıllardır çalışan fırıncıların sosyal yaşam açısından da önemli fedakârlıklar yaptığını belirten Çatal, hafta boyunca gece gündüz demeden üretim yaptıklarını ifade etti. Bayram tatilleri dışında neredeyse hiç dinlenme fırsatı bulamadıklarını söyleyen Çatal, bu nedenle pazar günleri ekmek üretiminin durdurulmasını talep ettiklerini dile getirdi.
"Bizim bayram tatilleri dışında neredeyse hiç iznimiz olmuyor. Herkes ailesiyle hafta sonu vakit geçirirken biz üretimin başında oluyoruz. Pazar günleri ekmek çıkmamasını istiyoruz. Böylece sektör çalışanları da hafta sonu dinlenme fırsatı bulabilir. Bunun hem çalışanların motivasyonu hem de mesleğin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 45 yıllık aile mesleğini aynı anlayışla sürdürdüklerini belirten Hilmi Çatal, hem kaliteli üretimden taviz vermeden yollarına devam edeceklerini hem de kayıt dışı üretimle mücadele konusunda yetkililerden daha etkin denetimler beklediklerini sözlerine ekledi.


