top of page

EKİM BU TOPRAKLARIN MANİFESTOSUDUR…

Ekim, bu topraklarda UMUD ’un kod adıdır sevgili kardeşlerim.

Ekim, Cumhuriyet’in bu ülke yurttaşları ile buluştuğu ayın aydır.

Ekim, mavi gözlü hemşerimiz ve yol arkadaşlarının, emperyalizm belasına karşı en güzel ‘halk manifestosunu’ haykırdığı ayın adıdır.

Buğday tohumları bu ayda toprakla buluşur. Son yıllarda azalsa da, yağmur tanelerinin toprağı en çok beslediği ayın adıdır Ekim.

Ekim ayı, Görünüm ailesinin baş tacıdır.

Görünüm ilk kez 29 Ekim 1995 günü kasaba ile buluştu.

Tam 30 yıl önce başlayan bu yolculuk, tüm olumsuzluklara rağmen aynı inanç ve kararlılıkla devam ediyor.

Bugün 8910. kez sizlerin huzurundayız.

Pazar günleri ve dini bayramlar hariç 30 yıl ve 8910 gündür hiç ara vermeden kasaba için haberler veriyoruz. Basın sektöründeki krizlere rağmen ayakta kalmayı başardık. Her gün yeni haberlerle, yeni hikayelerle karşınızda olmak, tanımlanması zor bir iş.

Her gün onlarca haber yazılıyor. Editörümüz bu ham haberleri okuyucu için süzgeçten geçiriyor, sayfa sekreterlerimiz görsel hazırlığı yapıyor, gazetenin kalıpları çekiliyor, baskısı yapılıyor, katlanıyor ve siz okurlarımız için hazır hale getiriliyor. Dağıtıcımız sabahın altısında yollara düşüp, gazeteyi sizlere ulaştırıyor. Ve siz, sabah çayınızla kasabada olan biteni okurken, bizim ertesi günkü gazete için koşuşturmamız başlıyor.

Gazetecilik dünyanın en zor mesleklerinden birisi.  Yapacağınız en küçük bir hata, tasavvuru zor sonuçlar doğurabilir. Haberlerden hoşlanmayanların hışmına uğramak ta işin cabası. İnce elenip sık dokunmamış her haber, iki ucu keskin bir bumerang aslında. Her haber başımızdaki Demokles kılıcı gibi. Sağlam bağlanmadıysa, her şeyi tarumar edecek kadar da keskin bir kılıç.

Bazen kendime soruyorum. Peki neden taşıyorum bu kılıcı başımın üstünde. Müteahhit olaydık daha iyi olmaz mıydı ki ?

Sözgelimi ben, iki tane lisans diplomam ve iyi bir mesleğim olmasına rağmen, neden 50 yaşında üniversite sınavına girip gazetecilik lisans programında okumaya kalkıştım. Dahası bunu niye ülkenin en zor iletişim fakültesinde yaptım. Geceler boyu niye gözlerim kapanana kadar çalıştım? Neden bir yığın insanın dayanaksız ve çiğ saldırılarına maruz kaldım?

Bunlara katlanmamım tek sebebi, tarihe not düşme tutkumdu sevgili kardeşlerim.

 Bir de mavi gözlü hemşerimizin bize verdiği ‘cumhuriyet ‘ ödevleriydi. Gazete kağıdının ömrü 300 yıldı biz bu işe başladığımızda. Şimdi haberin ömrü dijital mecralarda sonsuz.

GÖRÜNÜM bir Cumhriyet ödevidir sevgili okurlar.

Yayın hayatına 29 Ekim günü başlaması bir tesadüf değil, ruhunu aktaran bir tercihtir.

Çünkü, Ekim bu toprakların manifestosudur!

30 yıl ve 9810 gündür her sabah bizimle buluşup, umudu canlı tutmamıza destek verdiğiniz için hepinize teşekkür ediyoruz.

Bizim umudumuz, sizin gözlerinizde hayat buluyor.

İyi ki varsınız…

 

 

bottom of page