top of page

Dünyaya açılan kukla hayali!

Lüleburgaz’da üretilen kuklalar dünyaya açılıyor. Uçaneller Kuklaevi, Suudi Arabistan’dan aldığı ilk siparişle yeni bir başarıya imza attı.

Lüleburgaz’da yıllardır kukla sanatıyla adından söz ettiren Uçaneller Kuklaevi, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Daha önce Azerbaycan’a kukla ihracatı gerçekleştiren ekip, bu kez Suudi Arabistan’dan aldığı ilk siparişle dikkatleri üzerine çekti. Türkiye’nin farklı şehirlerinde ve yurtdışında sahnelediği kukla gösterileriyle tanınan topluluk, dijital satış ağı sayesinde artık el emeği kuklalarını dünyanın farklı noktalarına ulaştırıyor.

Uçaneller Kuklaevi Genel Sanat Yönetmeni Mesut Sarıoğlu, Suudi Arabistan’dan gelen talebin kendileri için yalnızca ticari değil, kültürel anlamda da önemli olduğunu söyledi. Sarıoğlu, yıllardır yurtdışı festivallerinde kukla satışı yaptıklarını ancak değişen dünyayla birlikte dijital platformlarda da aktif olmak zorunda olduklarını belirterek, “Bu ihracat bizi çok mutlu etti. Yurtdışı festivallerinde zaten satış yapıyorduk ancak artık internet üzerinden de dünyaya ulaşmamız gerekiyor. Bu konuda hızlı adımlarla ilerliyoruz” dedi.

“BU SANATIN YAŞAMASI İÇİN EKONOMİK ALTYAPI ŞART”

Kukla sanatının yalnızca sahne gösterilerinden ibaret olmadığını vurgulayan Sarıoğlu, üretim sürecinin aynı zamanda yerel kalkınmaya katkı sunduğunu ifade etti. Kuklaların tasarım ve parça üretimlerinin atölyelerinde yapıldığını anlatan Sarıoğlu, montaj aşamasında ise ev kadınlarına iş imkânı sağladıklarını belirtti.

“Biz bu işi sadece sanat olarak görmüyoruz” diyen Sarıoğlu, “Kuklaların parçalarını hazırladıktan sonra birleştirme sürecinde ev kadınları çalışıyor. Böylece hem onların sosyal hayata katılımı artıyor hem de aile ekonomilerine katkı sağlanıyor. Kukla sanatının bir kasabaya yerleşebilmesi için mutlaka ekonomik bir altyapısının olması gerekiyor. Bu nedenle merkezi ya da yerel yönetimlerin desteği büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

HEDEF: “KUKLA DOSTU LÜLEBURGAZ”

Uçaneller Kuklaevi’nin en büyük projelerinden biri ise Lüleburgaz’ı Türkiye’nin ilk “kukla dostu kasabası” haline getirmek. Yıllardır bu hedef doğrultusunda çalışmalar yürüttüklerini belirten Sarıoğlu, son olarak Bursa’da katıldıkları uluslararası festivalde Dünya Kukla Şehirleri Birliği Genel Sekreteri ile görüştüklerini söyledi.

Kentin kültürel kimliğinin kukla sanatıyla bütünleşebileceğini savunan Sarıoğlu, bu kapsamda yaklaşık bir yıl önce Lüleburgaz Belediyesi’ne kapsamlı bir proje sunduklarını açıkladı.

Projeye göre, Ata İş Merkezi’nde bulunan Aşkiye-Neşet Çal Sahnesi’nin yaklaşık 200 kişilik modern bir kukla tiyatrosuna dönüştürülmesi planlanıyor. Ayrıca aynı alanda bir kukla müzesi kurulması hedefleniyor. Sarıoğlu, Avrupa’da kukla sanatıyla özdeşleşmiş şehirleri örnek göstererek, “Prag nasıl kuklayla anılıyorsa, Segovia nasıl bu sanatı kent kimliğinin bir parçası haline getirdiyse, Lüleburgaz’da neden Türkiye’nin kukla merkezi olmasın?” dedi.

Ancak projeye ilişkin henüz belediyeden resmi bir dönüş alamadıklarını ifade eden Sarıoğlu, buna rağmen çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

LÜLEBURGAZ’DAN SUUDİ ARABİSTAN’A UZANAN HİKÂYE

Bir atölyede başlayan üretim, bugün yurtdışına ihraç edilen sanatsal bir markaya dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan’dan gelen sipariş, Uçaneller Kuklaevi’nin sadece sanatsal başarısını değil, aynı zamanda Lüleburgaz’dan çıkan yerel bir girişimin dünyaya açılabileceğini de gösterdi.

Kültür, sanat, istihdam ve ihracatı aynı potada buluşturan Uçaneller Kuklaevi, şimdi hem Türkiye’de hem uluslararası arenada Lüleburgaz’ın adını “kukla kenti” olarak duyurmanın hayalini kuruyor.

bottom of page