top of page

“Doğayla savaş olmaz”

DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, barış kavramının yalnızca insanlar arasındaki çatışmaların sona ermesiyle sınırlı olmadığını belirterek, doğayla uyumlu bir yaşam çağrısında bulundu. Çidem, özellikle Istrancalar’ın korunması gerektiğine dikkat çekti.

Dünya Barış Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan DOKU Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem, doğayla barışmanın tüm canlılarla barışmak anlamına geldiğini ifade etti.

Çidem, ormanların, su kaynaklarının ve tarım topraklarının korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda gelecek nesillerin yaşam hakkıyla ilgili bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

“DOĞAYA AÇILAN HER SAVAŞIN BEDELİNİ İNSAN ÖDER”

Barışın sadece insanların birbirine silah doğrultmaması anlamına gelmediğini belirten Çidem, insanın yaşadığı toprak, su, orman ve diğer canlılarla kurduğu ilişkinin de barışın bir parçası olduğunu söyledi.

Bir ormanın yok edilmesi, su kaynaklarının kirletilmesi, tarım alanlarının betonlaştırılması ve yaban hayatının yaşam alanlarının parçalanmasının doğayla çatışma anlamına geldiğini ifade eden Çidem, “Doğaya açılan her savaşın bedelini yine insan öder.” dedi.

“ISTIRANCALAR TRAKYA’NIN DOĞAL KALKANI”

Trakya’da özellikle Istrancalar’ın yoğun baskı altında olduğunu savunan Çidem; taş ocakları, maden projeleri, enerji yatırımları, yollar, sanayi alanları ve plansız yapılaşmanın doğal yaşamı tehdit ettiğini belirtti.

Istrancalar’ın yalnızca bir dağ silsilesi olmadığını vurgulayan Çidem, bölgenin Trakya’nın su kaynakları, ormanları, tarım alanları ve yaban hayatı açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Istrancalar; suyumuzdur, ormanımızdır, tarımımızdır, arılarımızın ve yaban hayatının yaşam alanıdır, Trakya’nın doğal kalkanıdır.” ifadelerini kullandı.

“DOĞA BİZİMLE SAVAŞMIYOR”

İnsanların doğanın sahibi olmadığını, doğanın bir parçası olduğunu dile getiren Çidem, doğal alanların korunması gerektiğini söyledi.

Çidem, çevre mücadelesinin yalnızca çevre örgütlerinin değil; çiftçinin, arıcının, balıkçının, ormancının ve gelecek nesillerin yaşamını düşünen herkesin ortak mücadelesi olduğunu belirtti.

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde siyasi partilere, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere, yatırımcılara ve toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulunan Çidem, doğal alanların yalnızca ekonomik değer üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

“ISTIRANCALAR DAHA FAZLA PARÇALANMAMALI”

Istrancalar’ın daha fazla parçalanmaya değil, korunmaya ihtiyacı olduğunu belirten Çidem, yeni projeler değerlendirilirken ekonomik getirinin yanı sıra su havzaları, orman ekosistemleri, tarım alanları, yaban hayatı, arıcılık ve biyolojik çeşitliliğin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Çidem, Anayasa’nın yaşam hakkı, toprağın korunması, sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkı ile ormanların korunmasına ilişkin maddelerine dikkat çekerek, doğal varlıkların korunmasının devletin ve vatandaşların sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Çidem açıklamasını şu mesajla tamamladı:

“Doğayla barışacağız. Suyu koruyacağız. Ormanı koruyacağız. Toprağı koruyacağız. Yaban hayatını koruyacağız ve geleceği savunacağız. Sözün özü; doğal yollardan saparsak, çıkmaz sokakta buluşuruz.”

bottom of page