top of page

Diplomalı kadın şoför!

Bulgaristan’da meslek liselerinde şoförlük eğitimi alarak direksiyonla tanışan ve 40 yıla yakın süredir direksiyon başında olan Ayten Şen, Lüleburgaz’da bugün öğrenci servis şoförü olarak emeğin ve sorumluluğun simgesi olmaya devam ediyor. Şen, “Biz araba kullanmayı sonradan öğrenmedik, okulda öğrendik. Direksiyon başına ‘acaba yapabilir miyiz’ diye oturmadık. Direksiyon bizim için hep hayatın içindeydi” ifadelerini kullandı.

Lüleburgaz’da öğrenci servis şoförlüğü yapan Bulgaristan göçmeni Ayten Şen (56), hayatının büyük bir bölümünü direksiyon başında geçirdi.

Bulgaristan’dan Türkiye’ye uzanan göç yolculuğu, sürücü kurslarında geçen uzun yıllar ve bugün hala devam eden taşımacılık mesleğiyle Şen’in hikayesi, emeğin ve sürekliliğin ön plana çıktığı bir yaşam öyküsü sunuyor.

1989 yılında Bulgaristan’dan göç eden Ayten Şen, 1992’de Lüleburgaz’a yerleşti. Araç kullanmaya ise 1988 yılında başladığını belirten Şen, Bulgaristan’daki meslek liselerinde verilen eğitimin kendileri için önemli bir temel oluşturduğunu söyledi.

O yılları anlatan Şen, “Biz araba kullanmayı sonradan öğrenmedik, okulda öğrendik. Direksiyon başına ‘acaba yapabilir miyiz’ diye oturmadık. Direksiyon bizim için hep hayatın içindeydi” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de uzun yıllar direksiyon eğitmeni olarak görev yapan Ayten Şen, bu süreçte yüzlerce kişinin ehliyet almasına katkı sağladı.

Toplam 25 yıl boyunca sürücü kursunda çalışan Şen, 2023 yılında Enkay Sürücü Kursu’ndan emekli oldu. Lüleburgaz’da pek çok kişinin direksiyon hocası olduğunu belirten Şen, yıllar sonra bile eski öğrencileriyle karşılaşmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.

Bu durumu, “İsmimi unuturlar ama saçımı unutmazlar. Kızıl saçlı hocalarıyım onların. Yolda durdurup ‘Hocam senin sayende aracımla gezebiliyorum’ diyen çok olur. Bu çok güzel bir şey.” sözleriyle anlattı.

Kadınların ehliyet alması konusunda yıllar boyunca özellikle teşvik edici olduğunu belirten Şen, araç kullanmanın bir lüks değil, ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Bu konudaki düşüncelerini, “Kadınlarımız ehliyet alıyor ama çoğu zaman kullanmıyor. Oysa araba kullanmak ihtiyaçtır. İnsan çaresi kalınca ehliyetin değerini anlıyor.” dedi.

Kadınların ehliyet konusundaki farkındalığına dair yaşadığı bir olayı da paylaşan Ayten Şen, bu tür örneklerin kendisini en çok etkileyen anlar olduğunu söyledi. Şen, “Bir kızımız vardı, her yere babasıyla giderdi, sürekli babasına kendisini araçla aldırtırdı. Ehliyete hiç ihtiyaç duymadığını düşünüyordu. Ancak babası amansız bir hastalığa yakalanınca hayat bir anda değişti. O zaman ehliyete ne kadar muhtaç olduğunu anladı. Direksiyon başına geçmek zorunda kaldı. O gün şunu bir kez daha gördüm; ehliyet lüks değil, hayatta insanın elini güçlendiren bir ihtiyaç” sözleriyle dile getirdi. Pek çok kadını direksiyon başına geçmeye ikna ettiğini ifade eden Şen, kimi kadınların çocuklarını okula bırakmak, kimilerinin ise hasta yakınları nedeniyle ehliyet almaya karar verdiğini aktardı.

EMEKLİ OLDU TAŞIMACILIĞA GEÇTİ

Emekliliğin ardından da direksiyonu bırakmayan Ayten Şen, son iki yıldır taşımacılık yaptığını söyledi. Önce işçi taşımacılığıyla başladığını, daha sonra öğrenci taşımacılığına geçtiğini belirten Şen, bu tercihini çocuklarla çalışmayı sevmesine bağladı. “Öğrencilerle çalışmak ayrı bir sorumluluk ama bir o kadar da güzel. Sabah 7’de direksiyonun başına geçtiğimde sadece bir servis şoförü olmuyorum. O gün kaç çocuğun güleceğini, kaçının uykulu olacağını, kimin sınav stresi yaşadığını az çok biliyorum. Günüm onların temposuna göre şekilleniyor. Akşam eve gittiğimde yorgun oluyorum ama mutlu oluyorum. Çünkü çocukların güvenle okula gidip gelmesine katkı sağladığımı bilmek büyük bir başarı. Yıllarca insanlara ehliyet kazandırdım, şimdi de çocukların hayatına dokunuyorum. Bu da benim için ayrı bir gurur.” diyen Şen, bu alanda devam etmekten memnun olduğunu ifade etti.

Günlük çalışma düzeninin sabah 07.00’de başladığını, akşam 17.30’a kadar sürdüğünü anlatan Şen, gün içindeki boş zamanlarını da değerlendirdiğini söyledi. Öğrencileri bıraktıktan sonra ev işleriyle ilgilendiğini, köpeğini gezdirdiğini ve günü planlı geçirdiğini belirten Şen, hem çalışıp hem ev yaşamını sürdürmenin kendisi için bir denge işi olduğunu dile getirdi.

Sadece otomobil değil; otobüs, motor ve tır da kullanabildiğini belirten Ayten Şen, direksiyonun hayatında önemli bir yer tuttuğunu vurguladı. Seyahat etmeyi çok sevdiğini dile getiren Şen, Yunanistan ve Bulgaristan’a kendi araçlarıyla gittiklerini söyledi.

Öğrenci taşımacılığında güvenliğin her şeyden önce geldiğini vurgulayan Şen, bu konudaki yaklaşımını, “Bizden önce çocukların canı önemli. Direksiyonun başına geçtiğimde bunu hiç unutmam” sözleriyle özetledi.

Ayten Şen, direksiyon başında geçen yılların ardından bugün de aynı dikkat, disiplin ve sorumlulukla yoluna devam ediyor.

“ARAÇ SAHİPLERİ MAALESEF ÇOK DUYARSIZ”

Öğrenci taşımacılığında yaşanan zorluklara dikkat çeken 1 senedir araç hostesi olarak görev yapan Nazan Demir, trafikteki duyarsızlıktan şikayet etti. Demir, özellikle öğrenci indirme-bindirme sırasında büyük risklerle karşı karşıya kaldıklarını belirterek, “Araç sahipleri maalesef çok duyarsız. Biz burada can taşıyoruz, evlat taşıyoruz. Çocuğu indiriyoruz, o aracın durması gerekiyor. Yeleğimi görmelerine rağmen durmuyorlar,” dedi.

Bu durumun ciddi tehlikelere yol açabileceğini vurgulayan Demir, görev yaptıkları araçtaki sürücünün dikkatinin kendileri için büyük bir güvence olduğunu ifade etti. Demir, “Şoförümüz çok iyi, çok dikkatli. Eğer o şekilde olmasaydı bugüne kadar ciddi sıkıntılar yaşardık” sözleriyle hem yaşanan risklere hem de ekip uyumunun önemine dikkat çekti.

bottom of page