top of page

DERSİM’LİYİM DEMEK NE DEMEK? (1)

19 Eki
4 dakikada okunur

 

Kısa bir araştırma gösteriyor ki, Bir partinin önemli siyasi figür’ünün akrabaları bizzat Dersim isyanına katılmış insanlar...

 

Bu siyasi figür’ün önderi kim: Seyit Rıza mı Atatürk mü?

 

Dersim isyanı 21 Mart 1937 gecesi Harçik köprüsünün yakılmasıyla başlar. İsyanı başlatan Dersim aşiretlerinden biri olan Kureyşandır.

Kureyşan, siyasi figür’ün ailesinin de bağlı olduğu aşiret. Dersim isyanı lideri Seyit Rıza da aşiretin mensuplarından...

 

Bu aşiretin birkaç kolu var. Birisi Haydaran. Siyasi figür işte bu kola bağlı.

 

Haydaran Dersim isyanına en başından beri katılan 3 aşiretten biri. Ve iki yıl süren Dersim isyanını bastırma harekatında en son teslim olan aşiret. Yani en azılı devlet düşmanı olanları...

 

Hatta isyan bastırıldıktan sonra elebaşı Seyit Rıza ile birlikte asılan aşiret liderlerinden Hasan, Kureyşan aşiretinin reisi Ulkiye’nin oğlu. Yani siyasi figür’ün akrabası. Çok yaşlı olduğu için idamdan kurtulan Kamer Ağa da Haydaran aşiretinin reisidir. Yani o da siyasi figür’ün akrabası...

 

Siyasi figür, Dersim isyanı tartışmaları sırasında Atatürk’e sahip çıkan partinin önemli bir ismini istifaya davet ettiğinde belki bir kısım Atatürkçüler şaşırmıştı.  Siyasi figür’e göre bir partili nasıl olur da  Atatürk’ün Dersim isyanını bastırmasını haklı bulabilirdi.

 

Ancak zamanla ortaya çıktı ki siyasi figür’ün öne çıkan kimliği Atatürkçülüğü değil, Dersimli olmasıydı. Dikkat edin Tunceli’li demiyoruz, Dersim’li diyoruz.

 

Neden mi?

 

Siyasi figür’e bir röportajda soruyorlar, emekli olunca ne yapmayı düşünüyorsunuz. Yanıtı şu:

“Ben tarihe çok meraklıyım, özellikle Dersim tarihine. Bu konuda çok sayıda kaynak bilgi doküman var. Emekli olunca Dersim tarihini yazmak istiyordum, maalesef buna hiçbir zaman olanak olmadı.”

Her şeyden önce Türkiye’de Dersim diye bir bölge yok. Öyle bir ilimiz de... Atatürk Dersim’in ismini 1935’te Tunceli olarak değiştirmişti...

 

Bu klasik bir PKK söylemidir. Onlara göre Tunceli Dersim’dir, Diyarbakır Amed, Kars ise Serhad...

 

Tunceli’ye ısrarla Dersim demek Atatürk karşıtlığından başka bir anlama gelmez.

 

Tabii siyasi figür’ün Atatürk karşıtlığı bununla sınırlı değil. Dersim isyanıyla ilgili şunları da söylemişti:

“Dersim coğrafyasında yaşanan olay, bir insanlık dramıdır. Bu bölgede yaşayan insanlar, o dönemin acılarını, o dönemin kaybolan hayatlarını, o dönemin ağıtlarını dinleyerek bugünlere geldiler. O dönemde yapılan çok ciddi, insanlıkla bağdaşmayan olaylar oldu.”

Yine klasik PKK söylemi değil mi?

Ancak bu söylemin ardında siyasi figür’ün siyasal bir tercihinin değil, tarihsel bir kininin olduğunu ortaya koymamız gerekiyor.

 

Çünkü kısa bir araştırma gösteriyor ki, siyasi figür’ün akrabaları bizzat Dersim isyanına katılmış insanlar. Siyasi figür’ün önderin kim: Seyit Rıza mı Atatürk mü?

 

Dersim isyanı 21 Mart 1937 gecesi Harçik köprüsünün yakılmasıyla başlar. İsyanı başlatan Dersim aşiretlerinden biri olan Kureyşandır.

 

Kureyşan, siyasi figür’ün ailesinin de bağlı olduğu aşiret. Dersim isyanı lideri Seyit Rıza da aşiretin mensuplarından...

 

Bu aşiretin birkaç kolu var. Birisi Haydaran. Siyasi figür işte bu kola bağlı.

 

Haydaran Dersim isyanına en başından beri katılan 3 aşiretten biri. Ve iki yıl süren Dersim isyanını bastırma harekatında en son teslim olan aşiret. Yani en azılı devlet düşmanı olanları...

 

Hatta isyan bastırıldıktan sonra elebaşı Seyit Rıza ile birlikte asılan aşiret liderlerinden Hasan, Kureyşan aşiretinin reisi Ulkiye’nin oğlu. Yani siyasi figür’ün akrabası. Çok yaşlı olduğu için idamdan kurtulan Kamer Ağa da Haydaran aşiretinin reisidir. Yani o da siyasi figür’ün akrabası...

 

Anlayacağınız, Siyasi figür “insanlık dramı” derken bunu hümanist duygularla değil, akrabaları isyan ederken öldüğü için söylüyor.

 

Siyasi figür kendi köklerine sahip çıkıyor. “Atatürk mü Seyit Rıza mı” deseniz yaşananların bir insanlık dramı olduğunu söyleyerek Seyit Rıza’yı tercih ediyor...

 

Öyleyse söz konusu parti’lilere sorulmalı: Kökünü Atatürk’te bulan birisi mi siyasi figür olmalı yoksa Seyit Rıza’da arayan biri mi?

 

Söz konusu siyasi figür soyadını niye değiştirdi?

 

Siyasi figür’ün söylediği bir şey daha var.  Soy isimlerini değiştirmişler. Gerekçe olarak ise “Köyümüzde aynı soy isimli birçok aile vardı” diyor. Ama gerçeği daha sonra ağzından kaçırıyor. Dedesinin dedesinin Osmanlı döneminde ünlü bir eşkıya olduğunu söylüyor.

 

Anlayacağınız soylarındaki eşkıyalığı unutturmak için soy isimlerini değiştirmişler. Babası memur olmaya karar vermiş, bu yüzden de “eşkıya” geçmişlerini saklamak istemiş.

 

Burada “eşkıyalığı” biraz açalım. “Eşkıya” bazen sempatik gelebiliyor Türk insanına. Sonuçta Köroğlu gibi halk kahramanı haline gelmiş eşkıyalar da var. Ege’de pek çok çete reisi de Kuvayı Milliye’ye katıldı.

 

Ancak siyasi figür’ün dedesi “olumlu” olarak görülebilecek bir eşkıya ya da sıradan bir kanun kaçağı değil. Çünkü bağlı bulunduğu Haydaran aşireti, devlete karşı sürekli ayaklanan bir aşiret. Ve siyasi figür’ün bahsi geçen dedesinin dedesi de bu ayaklanmalara katılan, belki de liderlik yapan bir eşkıya... Yani Seyit Rıza’dan bir farkı yok...

 

Peki neler olmuş bu ayaklanmalarda?

 

1937 Dersim isyanı Dersim aşiretlerinin tek isyanı değildir. 1847’den itibaren Osmanlı devletine karşı defalarca ayaklanmışlardır.

 

Bunların en zor bastırılanı 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sırasında Rusların da yardımını alarak başlattıkları isyandır. Siyasi figürün mensubu bulunduğu Haydaran aşireti de bu isyanın elebaşıdır.

 

Haydaranlar, Birinci Dünya Savaşı sırasında da rahat durmamış, Rus Ordusu Erzincan’a kadar geldiğinde Dersim’i de Ruslara bağlayabilmek için 1915 ve 1916’da iki kez ayaklanmıştır!

 

Anlayacağınız siyasi figür’ün “eşkıya” dediği dedeleri, sıradan kanun kaçakları değil, vatan hainidir. Osmanlı’ya karşı Rus Ordusu’yla işbirliği yapmıştır! Siyasi figür’ün annesi Ermeni dönmesi mi?

 

Siyasi figür partide etkin duruma geldikten sonra bir gazeteci gazetesinde siyasi figür’ün şeceresiyle ilgili bir yazı yazdı. Ve siyasi figür’ün ;ailesinin köklerinin Horasan’a kadar dayandığını anlattı.

 

Ancak siyasi figür’ün baba tarafından köklerini bu kadar titizlikle araştıranlar, yüzlerce yıl öncesine gidebilenler, ne hikmetse anne tarafı üzerine bir şey yazmıyor.

 

Biraz karıştırınca bu konuda ilginç şeyler ortaya çıkıyor.

Siyasi figür’ün annesinin ismi (xy)….. Bir Ermeni ismi. Bu konuda doğal olarak pek çok soruya da muhatap oluyor siyasi figür. Ancak hiçbirini “Hayır, annem Ermeni değildir” diye yanıtlayamıyor.

Örneğin Rıza Zelyut, siyasi figür ile bir röportaj yapıyor Akşam gazetesinde. Annesinin ismini gündeme getiriyor:

“Annenizin ismi (xy)… . Ermeni misiniz, diye soran birileri varmış.”

Ancak Zelyut’un amacı siyasi figür’ü sıkıştırmak değil, rahatlatmak. Soruyu şöyle devam ettiriyor:

 

(Devamı var)

bottom of page