DASK’ta yeni dönem!
- Özlem KARAKOYUN

- 13 dakika önce
- 2 dakikada okunur
“Evini satan parasını geri alacak”
Zorunlu Deprem Sigortası’nda (DASK) konut alım satımlarını yakından ilgilendiren yeni düzenleme 5 Eylül’de yürürlüğe giriyor. Buna göre evini satan kişinin DASK poliçesi yeni sahibine devredilmeyecek. Lüleburgaz’da Rahmi Bayraktar Sigorta A.Ş. sahibi Rahmi Bayraktar, yeni uygulamayla ilgili vatandaşların dikkat etmesi gereken noktaları anlattı.

Zorunlu Deprem Sigortası’nda konut alım satım süreçlerini değiştirecek yeni dönem başlıyor. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları’nda yapılan değişiklikle birlikte, konutun satış yoluyla el değiştirmesi halinde mevcut DASK poliçesinin yeni ev sahibine devredilmesi uygulamasına son veriliyor. Yeni uygulamada evin tapuda yeni malik adına tescil edilmesiyle birlikte mevcut DASK poliçesi sona erecek. Böylece evi satan kişinin adına düzenlenen poliçe, konutu satın alan kişi tarafından kullanılmaya devam edilemeyecek.
KALAN PRİM İADE EDİLECEK
Düzenlemenin evini satan vatandaş açısından en dikkat çekici noktalarından biri ise poliçenin kullanılmayan dönemine ilişkin primlerin iade edilecek olması. Örneğin yıllık DASK poliçesi bulunan bir vatandaş, poliçe süresi dolmadan evini sattığında tapu tesciliyle birlikte mevcut poliçesi sona erecek. Poliçenin kullanılmayan günlerine ait ödenmiş primin ise mevzuatta belirtilen şekilde sigorta sahibine iadesi yapılacak.
Ancak vatandaşların burada önemli bir noktaya dikkat etmesi gerekiyor. Prim iadesinin yapılabilmesi için gerekli başvurunun gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle evini satan vatandaşların satış sonrasında poliçelerinin durumunu kontrol etmeleri ve iade süreci için sigorta şirketi veya acenteleriyle görüşmeleri önem taşıyor.
“VATANDAŞLAR POLİÇELERİNİ KONTROL ETSİN”
Lüleburgaz’da faaliyet gösteren Rahmi Bayraktar Sigorta A.Ş. sahibi Rahmi Bayraktar, yeni düzenlemenin özellikle ev alıp satan vatandaşların DASK işlemlerini doğrudan etkileyeceğini söyledi. Bayraktar, vatandaşların özellikle tapu işlemleri sırasında DASK konusunu göz ardı etmemesi gerektiğini vurguladı.
Rahmi Bayraktar, vatandaşların “Eski ev sahibinin DASK’ı var, benim ayrıca yaptırmama gerek yok” şeklinde düşünmemesi gerektiğini belirterek, yeni malik adına poliçe düzenlenmesinin önemine dikkat çekti.
Bayraktar, “Ev satın alan vatandaşlarımız tapu devrinden sonra kendi adlarına DASK poliçesi düzenletmeli. Özellikle deprem riski taşıyan bölgelerde sigortanın kesintisiz devam etmesi büyük önem taşıyor. Vatandaşlarımız herhangi bir mağduriyet yaşamamak için satış ve alış işlemlerinde poliçe durumlarını mutlaka kontrol etsinler.” ifadelerini kullandı.
MİRAS VE DİĞER DEVİRLERDE FARKLI UYGULAMA

Düzenleme yalnızca satış yoluyla gerçekleşen mülkiyet değişiklikleriyle sınırlı değil. Satış dışındaki bazı mülkiyet değişikliklerinde farklı hükümler uygulanacak.
Taşınmazın yeni sahibi, değişikliği ve mevcut sözleşmenin varlığını öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde sözleşmeye aracılık eden sigorta şirketine bildirimde bulunacak. Bu nedenle miras gibi satış dışındaki mülkiyet değişikliklerinde vatandaşların ayrıca bildirim yükümlülüklerini takip etmesi gerekiyor.
Yeni uygulama 5 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek.
DASK’taki yeni düzenlemenin yanı sıra vatandaşların konut sigortalarını da değerlendirmeleri gerektiğini belirten Bayraktar, düşük primlerle daha geniş kapsamlı güvence sağlanabileceğine dikkat çekti.
Bayraktar, “DASK’ın yanında vatandaşlarımızın konut sigortalarını da değerlendirmelerini öneriyoruz. Şu anda bir konut sigortasının primi, neredeyse bir motosikletin trafik sigortası primi seviyesinde. Ancak sağladığı güvence çok daha geniş. Olası bir deprem, yangın veya dahili hasarlarda büyük ölçüde güvence altına alabiliyor. Vatandaşlarımızın bu açıdan konut sigortasını da değerlendirmesi kendi yararlarına olacaktır.” dedi.
Sağlık sigortalarının da vatandaşlar açısından önemli bir güvence olduğunu ifade eden Bayraktar, özellikle özel hastanelerdeki tedavi ve tetkik maliyetlerine dikkat çekti.
Bayraktar, “Sağlık alanında da imkanları olan vatandaşlarımızın özel sağlık sigortalarını değerlendirmelerini öneriyoruz. Devlet hastanelerinde bazı tetkik ve tedavilerde zaman zaman uzun bekleme süreleri yaşanabiliyor. Özel hastanelerde ise ayakta tedaviler, tetkikler ve özellikle yatış gerektiren tedaviler oldukça yüksek maliyetlere ulaşabiliyor. Uygun primlerle sağlık güvencesi sağlayan özel sağlık sigortaları, vatandaşlarımız için önemli bir alternatif. Bu nedenle vatandaşlarımızın kendi ihtiyaçlarına uygun sağlık sigortası tekliflerini de değerlendirmelerini tavsiye ediyoruz.” ifadelerini kullandı.


