top of page

Borç var kredi yok!

“Çiftçi köşeye sıkıştı” “Önlem alınması şart”

Artan mazot, gübre ve üretim maliyetleri çiftçiyi borca sürüklerken, SGK ve vergi borcu bulunan üreticiler krediye erişemiyor. Ziraat Odası Başkanı Selçuk Çamlıca, borçlu çiftçinin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi desteklerinden yararlanamamasının üretimi her geçen gün daha da zayıflattığını söyledi. Çamlıca, çiftçinin hem kuraklık hem de borç yükü altında üretimde kalma mücadelesi verdiğini belirterek, olası yeni bir kuraklığın ise çok daha ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Lüleburgaz’da tarımsal üretim, son yıllarda hem iklim koşullarındaki değişim hem de yükselen girdi maliyetleri nedeniyle ciddi bir baskı altında ilerliyor.

Çiftçi, bir yandan yağışların azalmasıyla mücadele ederken diğer yandan üretim maliyetlerini karşılamakta zorlanıyor.

Lüleburgaz Ziraat Odası Başkanı Selçuk Çamlıca, bölgedeki tarımın mevcut durumuna ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulundu.

“SON ÜÇ YILDA YAĞIŞLARDA BELİRGİN BİR DÜŞÜŞ YAŞANDI”

Çamlıca, Lüleburgaz ve çevresinde yağışların son üç yıldır istenilen seviyenin altında kaldığını belirterek, bu durumun tarımsal üretimi doğrudan etkilediğini söyledi.

Önceki yıllarda metrekareye düşen yıllık yağış miktarının ortalama 600–650 litre olduğunu hatırlatan Çamlıca, “Son üç yılda bu rakam yaklaşık 400 litreye kadar düştü. Bu da en az yüzde 35’lik bir kayıp anlamına geliyor. Yağışın azalması, özellikle kuru tarım yapılan alanlarda verimi ciddi şekilde düşürüyor” dedi.

KIŞ YAĞIŞLARI UMUT VERDİ

Bu yıl kış aylarında görülen kar yağışının tarım açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade eden Çamlıca, soğuklamanın bitkiler için önemli bir dönem olduğuna dikkat çekti.

Kar ve soğuk havanın zararlı popülasyonunu azalttığını ve toprağın su tutma kapasitesine katkı sağladığını belirten Çamlıca, “Mevsim normallerinde seyreden bir kış, ürün gelişimi için önemlidir. Bu yıl kar yağışının faydasını gördük, ancak bu tek başına yeterli değil. Bahar ve yaz yağışlarının da dengeli olması gerekiyor” diye konuştu.

ASIL YÜK MALİYETLER

Yağış kadar önemli bir diğer başlığın da maliyetler olduğunu vurgulayan Çamlıca, son yıllarda girdi fiyatlarındaki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırma noktasına getirdiğini söyledi.

Mazot, gübre, zirai ilaç, tohum, tarım ekipmanları ve işçilik giderlerinin her geçen yıl arttığını belirten Çamlıca, “2025 yılında maliyetler çiftçiyi ciddi anlamda zorladı. Birçok üretici sezonu zararla kapatıyor ya da kazancı, yaptığı masrafı ancak karşılıyor. Bu şartlarda üretim yapmak her geçen yıl daha da zorlaşıyor” ifadelerini kullandı.

BORÇ YÜKÜ AĞIRLAŞIYOR

Çiftçilerin büyük bölümünün borçla üretim yaptığını dile getiren Çamlıca, “Bugün Türkiye’de borcu olmayan bir çiftçi bulmak neredeyse imkânsız.” dedi.

SGK primi ve vergi borcu bulunan çiftçilerin krediye erişememesinin önemli bir sorun olduğunu vurgulayan Çamlıca, bu durumun üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.

Çamlıca, şöyle devam etti: “Bağ-Kur, SSK ve vergi borçları bulunan çiftçilerimiz, mevcut mali yükümlülükleri nedeniyle ne yazık ki Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından sağlanan kredi ve finansman desteklerinden yararlanamıyor. Bu durum, üretimini sürdürmek isteyen birçok çiftçimizin hem nakit akışını hem de tarımsal faaliyetlerini olumsuz etkileyerek, sahadaki üretim gücünü her geçen gün daha da zayıflatıyor.”

BÖLGEDE ÖNE ÇIKAN ÜRÜNLER

Lüleburgaz ve Trakya bölgesinde çiftçinin, coğrafyaya ve iklim koşullarına uygun ürünleri tercih ettiğini belirten Çamlıca, arpa, buğday, mısır, ayçiçeği, yulaf, kanola ve pancarın bölgede daha sürdürülebilir ürünler arasında yer aldığını söyledi. Üreticinin büyük riskler almaktan kaçındığını dile getiren Çamlıca, “Toprağımızı ve iklimimizi bildiğimiz için daha çok alışık olduğumuz ürünlere yöneliyoruz tabi ki” dedi.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE GELECEK KAYGISI

İklim şartlarının değişmesiyle birlikte bazı yeni ürünlerin denendiğini ancak bunun her zaman olumlu sonuç vermediğini ifade eden Çamlıca, Türkiye’nin tarımda hâlâ ithalata bağımlı bir yapıda olduğunu söyledi. Üretimin artmasına rağmen çiftçinin yeterli kârı elde edemediğini vurgulayan Çamlıca, ürün fiyatlarının çiftçiyi ayakta tutacak seviyelere çekilmesi gerektiğini belirtti.

“BİR KURAKLIK DAHA AĞIR SONUÇLAR DOĞURABİLİR”

Önümüzdeki döneme ilişkin uyarılarda da bulunan Çamlıca, olası bir kuraklığın tarımı çok daha zor bir noktaya taşıyabileceğini söyledi. “Bir kuraklık daha yaşanırsa sonuçları çok ağır olur. Çiftçinin üretimde kalabilmesi için desteklerin güçlendirilmesi ve maliyetlerin düşürülmesi şart” diyen Çamlıca, tarımın sürdürülebilirliği için önlem alınmasının şart olduğunu ifade etti.

bottom of page