top of page

Bebekler dünyayı duyularıyla keşfediyor

8 Eki
2 dakikada okunur

Medikent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Dr. Gökhan Gözün, bebeklerde duyu gelişiminin fiziksel gelişimin yanı sıra bilişsel ve duygusal gelişimin de temelini oluşturduğunu söyledi. İlk yılda hızla ilerleyen duyu gelişiminin nasıl desteklenebileceğini anlattı.

Bebeklerin dünyaya geldikleri andan itibaren çevrelerini tanımaya ve öğrenmeye başladığını belirten Medikent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Dr. Gökhan Gözün, bu sürecin temelinde duyuların bulunduğunu söyledi. Dokunma, görme, işitme, tatma ve koklama olmak üzere beş temel duyunun bebeğin dünyayı algılama, öğrenme ve çevresiyle bağ kurma biçimini şekillendirdiğini ifade eden Gözün, duyu gelişiminin yalnızca fiziksel değil, bilişsel ve duygusal gelişim açısından da büyük önem taşıdığını anlattı.

Bebeklerin dünyaya geldiklerinde karşılaştıkları her şeyin onlar için yeni olduğunu belirten Gözün, sesleri ilk kez duyduklarını, ışığı ilk kez gördüklerini ve annelerinin kokusunu ilk kez hissettiklerini söyledi. Bu deneyimlerin tamamının duyu sistemleri sayesinde gerçekleştiğini ifade etti.

Duyu sistemlerinin sağlıklı gelişmesinin bebeğin günlük yaşamını da olumlu etkilediğini belirten Gözün, bebeklerin daha rahat uyuyabildiğini, çevreleriyle daha kolay iletişim kurabildiğini ve öğrenmeye daha açık hale gelebildiğini söyledi.

Duyu gelişiminin doğumdan itibaren başladığını ve özellikle ilk yıl içerisinde çok hızlı ilerlediğini söyleyen Gözün, sürecin aylara göre farklı özellikler gösterdiğini anlattı.

0–3 ay döneminde bebeklerin annelerinin sesine ve yüzüne tepki verdiğini belirten Gözün, yüksek seslerde irkilme, parlak ışıklarda göz kırpma ve dokunmaya karşı refleksif tepkilerin bu dönemin özellikleri arasında yer aldığını söyledi.

3–6 ay döneminde bebeklerin ellerini keşfetmeye başladığını ve oyuncaklara uzandığını aktaran Gözün, bu dönemde renk ayrımının geliştiğini, tanıdık seslere ise gülümseyerek tepki vermeye başladıklarını ifade etti.

6–12 ay döneminde farklı dokulara olan ilginin arttığını belirten Gözün, bebeklerin ellerine aldıkları nesneleri ağızlarına götürerek çevrelerini keşfetmeye çalıştığını söyledi. Bu dönemde ses tonlarındaki değişiklikleri de ayırt etmeye başladıklarını kaydetti.

Bebeklerin gelişiminde duyusal uyarımların büyük rol oynadığını vurgulayan Gözün, özellikle dokunma, görme ve işitme gibi duyuların dengeli şekilde uyarılmasının beyin gelişimini doğrudan etkilediğini söyledi.

Bu nedenle bebeklerin güvenli ve kontrollü şekilde çevrelerini keşfetmelerine izin verilmesi gerektiğini belirten Gözün, ebeveynlerin günlük yaşam içerisinde yapacağı küçük dokunuşlarla bu süreci doğal ve sağlıklı şekilde destekleyebileceğini ifade etti.

“DOKUNARAK BAĞ KURUN”

Ebeveynlere önerilerde bulunan Gözün, ten tene temasın, masajın ve yumuşak dokulu oyuncakların hem bebeği sakinleştirdiğini hem de dokunma duyusunun gelişimini desteklediğini söyledi.

İşitme gelişimi için bebeklerin farklı seslerle tanıştırılabileceğini belirten Gözün, müziklerin, doğa seslerinin ve farklı tonda konuşmaların işitme gelişimini desteklediğini ifade etti.

Görme duyusunun desteklenmesi için özellikle ilk aylarda renkli ve kontrastlı objelerin kullanılabileceğini söyleyen Gözün, siyah-beyaz kontrastlı nesnelerin bebeklerin ilgisini çekebileceğini belirtti.

Gözün, ebeveynlerin bebeklerin çevrelerini deneyimleyebilmeleri için güvenli ve kontrollü bir keşif alanı oluşturmasının da önemli olduğunu söyledi. Bebeklerin keşif alanının tehlikelerden arındırılmış, güvenli ve yaşlarına uygun uyarıcı objeler içermesi gerektiğini ifade etti.

Her bebeğin gelişiminin farklı hızda ilerlediğine dikkat çeken Gözün, ebeveynlerin günlük yaşamda bebeklerinin duyularını destekleyecek doğal deneyimlere yer vermesinin önemli olduğunu belirtti.

Duyu gelişiminin yalnızca tıbbi bir süreç olmadığını vurgulayan Gözün, bunun aynı zamanda ebeveyn ve çocuk arasındaki bağı güçlendiren bir gelişim yolculuğu olduğunu söyledi. Gözün, her temasın, her sesin ve her bakışın bebek için öğrenmenin bir parçası olduğuna dikkat çekti.

bottom of page