top of page

Babası okutmadı kendi okudu

Fatmagül Sinan’ın hikâyesi sadece yarım kalan bir eğitim hayatının tamamlanması değil, yıllarca ertelenen hayallerin, fedakârlıkların ve hiç bitmeyen bir mücadelenin öyküsü. Çocuk yaşta omuzlarına yüklenen sorumluluklar nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan Sinan, aradan geçen onlarca yıla rağmen içinde taşıdığı öğrenme isteğini hiç kaybetmedi. Bugün 48 yaşında üniversite diplomasını eline alan Sinan, hem kendi hayatına yeni bir yön vermeyi başardı hem de çevresindeki birçok insana ilham veren bir başarı hikâyesine imza attı.

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde yaşayan iki çocuk annesi Fatmagül Sinan, yıllar önce ekonomik imkânsızlıklar ve ailevi sorumluluklar nedeniyle yarım bırakmak zorunda kaldığı eğitim hayatını 48 yaşında tamamladı. Lüleburgaz Meslek Yüksekokulu Grafik Tasarım Programı’ndan 3.22 not ortalamasıyla mezun olan Sinan, çocukluk yıllarında kurduğu üniversite hayalini gerçekleştirebilmenin mutluluğunu yaşadı. Mezuniyetin ardından vakit kaybetmeden çalışma hayatına da adım atan Sinan, aldığı eğitimi mesleğe dönüştürmek için staj yapmaya başladı.

15 Haziran’da başladığı grafik tasarım stajını 10 Ağustos’ta tamamlayacağını belirten Sinan, bir iş yerinde mesleğin tüm uygulamalarını öğrenmeye devam ettiğini söyledi. En büyük hedefinin grafik tasarım alanında kalıcı ve düzenli bir işe sahip olmak olduğunu dile getiren Sinan, bunun yanında Kamu Personeli Seçme Sınavı’na hazırlanarak memur olmayı da hedeflediğini ifade etti. Çocukluk yıllarında en büyük hayalinin öğretmen olmak olduğunu söyleyen Sinan, hayat şartlarının buna izin vermediğini ancak bugün yeniden hayallerinin peşinden koşmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti.

 

Bir öğretmenin sözü yıllarca aklından çıkmadı

Fatmagül Sinan’ın resme olan ilgisi ilkokul yıllarında öğretmeninin dikkatini çekti. Resim ve coğrafya derslerinde gösterdiği başarıyla öne çıkan Sinan’ın yaptığı bir resmi çok beğenen öğretmeni, kendisine “Sen ileride resim öğretmeni ya da grafiker olabilirsin.” dedi. Küçük yaşta duyduğu bu cümle, onun hayatında unutamadığı dönüm noktalarından biri oldu.

Öğretmeninin sözlerinden büyük heyecan duyduğunu anlatan Sinan, eve koşarak gittiğini ve yaşadığı mutluluğu babasıyla paylaştığını söyledi. Babasının kendisine aldığı resim defteri ve boya kalemlerinin hayatındaki en değerli hediyelerden biri olduğunu belirten Sinan, o günlerin kendisi için umut dolu bir başlangıç olduğunu ifade etti. Ancak köy yaşamının ağır koşulları ve ekonomik sıkıntılar, bu hayalin kısa sürede yarım kalmasına neden oldu.

Okul yerine tarlaya gitti

Çocuk yaşlarda ailesine destek olmak zorunda kalan Sinan, okuldan çıkar çıkmaz hayvan otlatmaya gittiğini, kimi zaman ise bu nedenle okula bile devam edemediğini anlattı. Evdeki işlerin yoğunluğu nedeniyle ders çalışmaya zaman bulamadığını belirten Sinan, eğitim sevgisini ise hiçbir zaman kaybetmediğini söyledi.

Köyde bulunan küçük kütüphanedeki kitapları defalarca okuduğunu anlatan Sinan, yeni kitaplara ulaşma imkânı bulunmadığı için aynı eserleri tekrar tekrar okuyarak kendisini geliştirmeye çalıştığını ifade etti. O yıllarda sahip olduğu tek zenginliğin kitaplar olduğunu söyleyen Sinan, öğrenme isteğinin bütün zorluklara rağmen hiç azalmadığını dile getirdi.

 

“Seni okutamam” sözü hayatını değiştirdi

Hayatındaki en büyük kırılma noktasını ise babasının söylediği birkaç cümle oluşturdu. Babasının, “Seni okutamam, aklım sende kalır.” sözleriyle eğitim hayatının sona erdiğini anlatan Sinan, o günü hâlâ unutamadığını söyledi.

Hayallerinin bir anda yıkıldığını belirten Sinan, yaşadığı büyük üzüntüyle kendisine alınan resim defterlerini ve boya kalemlerini sobaya attığını ifade etti. O anı anlatırken, “Sanki sadece defterler değil, geleceğim de yanıyordu.” diyen Sinan, yıllarca bu duygunun izlerini taşıdığını dile getirdi.

 

Kazandığını ailesi için harcadı

Eğitim hayatını bırakmasının ardından genç yaşta çalışma hayatına atılan Fatmagül Sinan, yıllarca ailesine destek olmak için emek verdi. Çalışarak kazandığı paraları biriktirmeye çalışsa da aile içindeki ekonomik ihtiyaçlar nedeniyle çoğu zaman tüm birikimini harcamak zorunda kaldı.

Ablasının ve ağabeyinin evlilik süreçlerinde yaptığı birikimlerin de kullanıldığını anlatan Sinan, her defasında yeniden sıfırdan başladığını söyledi. Bir dönem katıldığı dikiş-nakış kursunda üretim yapmayı öğrendiğini ancak ekonomik nedenlerle bu eğitimi de tamamlayamadığını belirten Sinan, babasının masrafları karşılayamayacaklarını söylemesi üzerine kursu bırakmak zorunda kaldığını ifade etti.

Daha sonra Lüleburgaz’da bir atölyede işe başlayan Sinan, kazandığı parayla ailesinin elektrik, telefon ve ev giderlerini karşıladığını, askerde bulunan kardeşine de düzenli olarak para gönderdiğini anlattı. Henüz genç yaşta omuzlarına büyük sorumluluklar yüklendiğini söyleyen Sinan, çocukluğunu ve gençliğini çalışarak geçirdiğini ifade etti.

 

 

Babasına kırgın olmadı

Yaşadığı tüm zorluklara rağmen babasına hiçbir zaman kin beslemediğini söyleyen Sinan, onu sert mizaçlı ama çalışkan bir insan olarak tanımladı. Sağ gözü protez olan babasının yedi çocuk büyüttüğünü hatırlatan Sinan, yaşananların dönemin şartlarından kaynaklandığını düşündüğünü belirtti.

Bir dönem kazandığı paraları babasına gönderdiğini anlatan Sinan, babasının kahvede veresiye çay içtiğini öğrendiğinde çok duygulandığını ifade etti. Gönderdiği parayı aldıktan sonra babasının yaşadığı mutluluğu hiç unutamadığını söyleyen Sinan, tüm zorluklara rağmen aile bağlarını korumaya çalıştığını dile getirdi.

 

Hayalini yeniden inşa etti

Yıllar sonra eğitimine yeniden dönmeye karar veren Sinan, önce ortaokul ve lise eğitimini dışarıdan tamamladı. Ardından İngilizce kursuna katılarak sertifika aldı ve üniversite sınavına girerek Lüleburgaz Meslek Yüksekokulu Grafik Tasarım Programı’nı kazandı.

Üniversite yıllarında genç arkadaşlarıyla çok güzel bir uyum yakaladığını söyleyen Sinan, sınıf içinde yaş farkının hiçbir zaman sorun olmadığını, aksine herkesin birbirine destek olduğu samimi bir ortam oluştuğunu belirtti. Derslerde karşılıklı yardımlaşmanın kendisini motive ettiğini ifade eden Sinan, 3.22 not ortalamasıyla mezun olmanın ise yıllardır verdiği mücadelenin en anlamlı ödülü olduğunu söyledi.

 

Çocukları en büyük motivasyonu oldu

İki çocuk annesi olan Fatmagül Sinan, oğulları Şafak ve Egemen’in sanatla yakından ilgilendiğini ve resim konusunda yetenekli olduklarını söyledi. Çocuklarının desteğinin kendisine güç verdiğini belirten Sinan, zaman zaman geçmişte yaşadığı zorlukları müzik dinlerken yeniden hissettiğini ifade etti. Özellikle Cem Karaca ve Barış Manço’nun şarkılarının kendisini çocukluk yıllarına götürdüğünü söyleyen Sinan, tüm yaşadıklarına rağmen bugün geldiği noktadan dolayı büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.

 

“Zaferlerin kadını”

Fatmagül Sinan’ın en büyük destekçileri ise oğulları oldu.

Oğlu Şafak Sinan, annesinin hayatı boyunca verdiği mücadeleye tanıklık ettiğini belirterek duygularını şu sözlerle ifade etti:

“Ne kadar yan yana olursak kâr. Hayatım boyunca bu şekilde düşündüm ve düşüneceğim. Annem benim her şeyim. Biz beraber büyüdük aslında, zordan geçtik, kordan geçtik ana oğul. Her şeyi beraber atlattık. Birinin ona ‘yapamazsın’ dediği her şeyi yaptı. Zaferlerin kadını. İyi ki benim annem o olmuş, onunla gurur duyuyorum.”

Diğer oğlu Egemen Sinan ise annesinin yalnızca kendisine değil, çevresindeki birçok kişiye örnek olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Annemin verdiği mücadeleyi yıllardır yakından görüyorum. Azmi ve kararlılığıyla bana ve birçok insana, hayallerin peşinden gitmek için hiçbir zaman geç olmadığını gösterdi. Bugün aldığı diploma sadece onun başarısı değil, yıllardır verdiği emeğin ve vazgeçmeyen duruşunun karşılığı. Onunla her zaman gurur duyacağım.”

Yıllar önce köyde yarım kalan eğitim yolculuğunu 48 yaşında üniversite diplomasıyla tamamlayan Fatmagül Sinan, bugün hem yeni bir mesleğe adım atmaya hazırlanıyor hem de KPSS hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Onun yaşam öyküsü ise, hayallerin ertelenebileceğini ama vazgeçilmediği sürece yeniden gerçeğe dönüşebileceğini gösteren en güçlü örneklerden biri olarak hafızalarda yer ediyor.

bottom of page