Babadan oğula meslek
- Özlem KARAKOYUN

- 13 Nis
- 2 dakikada okunur
Baba mesleğini küçük yaşta öğrenen Özkan Erez, eşi Arzu Erez ile birlikte sosyete pazarında ayakkabı satıyor. El işçiliğinin kaybolmaması gerektiğini vurgulayan Erez, “İşsizlik insan için en kötü şeydir” diyor.


Pazar esnafı Özkan Erez ve eşi Arzu Erez, yıllardır sürdürdükleri ayakkabı ticaretiyle hem geçimlerini sağlıyor hem de aile mesleğini yaşatıyor. Sosyete pazarında tezgah açan çift, ayakkabı satışı yaparak emek dolu bir hayat mücadelesi veriyor.
Özkan Erez, mesleğe uzanan yolculuğunun çocuk yaşlarda başladığını anlatarak, “Babam 16 yaşındayken kardeşleriyle birlikte ayakkabı imalatı yapıyordu. İstanbul’da amcalarımızla birlikte kendi imalathanemiz vardı. Ben 5 yaşından beri fabrikada, babamın yanında çalışıyorum. İnanılır gibi değil ama öyle. Babam neredeyse ben de orada oldum hep. O yüzden ben de mesleği öğrendim. Muhasebe mezunuyum ama bu işin içindeyim, mecburen değil severek devam ediyorum. İşimden şikayetçi değilim” dedi.
Sektörde yaşanan değişimlere dikkat çeken Özkan Erez, ayakkabı üretiminin ve satışının artık bambaşka bir noktaya geldiğini belirterek geçmişle bugün arasında büyük fark olduğunu söyledi.
Erez, “Önceden her şey tamamen el emeğiyle yapılırdı. Bir ayakkabının kalıbından dikişine, tabanından boyasına kadar her aşamada insan eli vardı. Şimdi ise üretimin büyük bölümü otomasyon makinelerine döndü. Seri üretim var ama bu durum hem mesleğin ruhunu hem de ustalığı azaltıyor” dedi.
Teknolojinin gelişmesiyle üretimin hızlandığını ancak bunun bazı değerleri geriye ittiğini vurgulayan Erez, “Makine elbette işi kolaylaştırıyor, daha hızlı üretim sağlıyor ama insanın elinin değdiği ürünün yerini hiçbir şey tutmuyor. Eskiden bir ayakkabıya bakınca ustanın emeğini görürdünüz, şimdi ise aynı modelden binlerce üretiliyor” ifadelerini kullandı.
El işçiliğinin tamamen kaybolmaması gerektiğini savunan Erez, “İnsanın yaptığı her şey devam etmelidir. El emeği sadece bir üretim değil, bir kültürdür. Bu kültür kaybolursa aslında bir meslek değil, bir yaşam biçimi de yok olur” sözleriyle düşüncelerini dile getirdi.
Ekonomik koşulların satışları da etkilediğini belirten Erez, vatandaşların alım gücünün düştüğünü ifade ederek, “Fiyatlarımıza rağmen insanlar artık zor alıyor. Eskiden bir değil üç çift ayakkabı alınıyordu, şimdi bir çift bile zor alınıyor” dedi.
Çift, hafta boyunca farklı pazarlarda tezgah açarak geçimlerini sağlıyor. Cumartesi günleri sosyete pazarında, cuma günleri Edirne’de, pazar günleri ise Ereğli pazarında satış yaparak emeklerini kazanca dönüştürüyor.


