top of page

Babaannesinden miras kaldı


Küçük yaşlarda babaannesinden öğrendiği sepet örücülüğünde kendini geliştiren Edirneli Özlem Durmaz, atölyesinde geleneksel sepetlerin yanı sıra dekoratif ürünler tasarlıyor.

Edirne Olgunlaşma Enstitüsünün Deveci Han Kültür Merkezi'ndeki atölyesinde çalışmalarını sürdüren usta öğretici Durmaz, unutulmaya yüz tutmuş sanatın kentteki son temsilcileri arasında yer alıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Sanatçısı olan 48 yaşındaki Durmaz, ağaçların ince sürgünlerinden ve bitkilerin odunlaşmamış saplarından faydalanarak farklı ebatlarda ve değişik kullanım alanlarına yönelik sepetler üretiyor.

Farklı motiflerle vazo, kalemlik, tabak altlığı ve çiçekli gibi dekoratif ürünler tasarlayan Durmaz, geleneksel sepetleri günümüze uyarlıyor.

Babaannesinden öğrendiği sepet yapımında ustalaşan Durmaz, yaklaşık 30 yıldır sepet örüyor. Geleneksel sanatın yaşaması ve yeni nesillere öğretilmesi için çaba sarf eden Durmaz, yılın belirli dönemlerinde de kurs açıyor.

Durmaz, tasarladığı ürünleri internet üzerinden satışa sunuyor.

Durmaz, AA muhabirine, sepet örücülüğü sanatının insanlık tarihi kadar eski olduğunu söyledi.

Babaannesinden "el aldığını" belirten Durmaz, "Babaannem kendi evinde kullanmak için sepet yaparken ben de onu izliyordum. Daha sonra benim de ilgim arttı. 'Ben bu işi yaparım' dedim. Kendimi ilerlettim, usta öğretici oldum ve bakanlık sanatçısı oldum." dedi.

Durmaz, sepet örücülüğü sanatının yaşaması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini dile getirdi.

Atölyesinde kurslar açtığını dile getiren Durmaz, "Bu sanatın yaşaması için çıraklar yetiştirmek istiyorum. Özellikle kadın ustaların yetişmesini isterim. Hem sanatı öğrenirler hem de aile ekonomilerine katkı sağlarlar. İlerleyen yıllarda büyük bir atölye kurup hem yurt içine hem yurt dışına satış yapmak istiyorum." ifadelerini kullandı.

Durmaz, geleneksel sepetlerden dekoratif ürünler tasarlayıp kullanım alanlarını genişletmeye çalıştığını belirtti.

Sepet kullanmının eski zamanlara kıyasla azaldığını anlatan Durmaz, şunları kaydetti:

"Sepet eski zamanlarda daha çok dış mekanda kullanılıyordu. Taşıma amaçlı yapılan sepetlerin yanı sıra mutfakta sebzeler ya da kuru baklagillerin saklanması için yapılan sepetler vardı. Günümüzde artık evin içinde, günlük hayatımızdaki ürünlerde kullanılıyor. Geleneksel sepetlerimizi günümüze uyarlıyoruz. Hem eskiden olduğu gibi mutfak ürünlerini içine koyuyoruz hem de yemek masamızda sepetten ekmeklik yapıyoruz. Hediyelik sepet çeşitleri yapıyoruz. Bir sepet modeli ve büyüklüğüne göre 1-2 gün içinde yapılıyor. Herhangi bir makinemiz yok. Zorlu bir iş, el emeğiyle yapıyoruz. Sepet örücülüğü Edirne'de unutulmaya yüz tutmuş sanatlardan. Bu işi Edirne'de profesyonel olarak bir tek ben yapıyorum." AA

60 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page