top of page

Aktuna: “Çiftçi ayrıcalık istemiyor”

İYİ Parti Lüleburgaz İlçe Başkanı Gürkan Aktuna, Trakya çiftçisinin artan girdi maliyetleri, verim kayıpları ve belirsiz ürün fiyatları nedeniyle üretimde zorlandığını belirterek, “Çiftçi kazanamazsa ekemez. Çiftçi ekemezse Türkiye üretimde kaybeder” dedi.

Türkiye’de tarımsal üretim, artan girdi maliyetleri, iklim koşullarına bağlı verim kayıpları ve ürün fiyatlarındaki belirsizlik nedeniyle her geçen yıl daha ağır şartlar altında sürdürülüyor. Trakya’da özellikle buğday, arpa ve ayçiçeği üretimi yapan çiftçiler; bir yandan yükselen maliyetlerle mücadele ederken diğer yandan hasat döneminde ürünlerinin hangi fiyatla alıcı bulacağını öngöremiyor.

İYİ Parti Lüleburgaz İlçe Başkanı Gürkan Aktuna, köy ziyaretlerinde çiftçilerle yaptıkları görüşmeler doğrultusunda bölgedeki üreticilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Aktuna, mazottan gübreye, tohumdan zirai ilaca, işçilikten makine bakımına kadar hemen her üretim kaleminde yaşanan maliyet artışlarının çiftçinin ekonomik yükünü artırdığını ifade etti.

FİYAT ARTIYOR, ÇİFTÇİNİN KAZANCI ERİYOR

2026 hasat sezonunda açıklanan alım fiyatlarının çiftçinin artan üretim maliyetlerini karşılamakta yetersiz kalabileceğini belirten Aktuna, buğday ve arpada geçen yıla göre fiyatların yükselmesine rağmen üreticinin gerçek anlamda gelir artışı yaşayamadığını savundu.

Mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, işçilik, bakım-onarım ve arazi kiralarındaki artışların üreticinin eline geçen kazancı önemli ölçüde azalttığını ifade eden Aktuna, çiftçinin bir yıl boyunca bütün masrafı ve riski üstlendiğini ancak hasat zamanı geldiğinde ürününün fiyatını kendisinin belirleyemediğini dile getirdi.

Aktuna, alım fiyatındaki artışın tek başına çiftçinin gelirinin arttığı anlamına gelmediğini belirterek, üreticinin gerçek kazancının ürününü sattıktan ve tüm giderlerini ödedikten sonra elinde kalan parayla ölçülmesi gerektiğini söyledi.

TRAKYA’DA KURAKLIK BASKISI

Trakya çiftçisinin yalnızca maliyetlerle değil, iklim koşullarıyla da mücadele ettiğine dikkat çeken Aktuna, kuraklık ve düzensiz yağışların üreticinin üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.

Dekar başına verimin düştüğü yıllarda ürün fiyatındaki artışın dahi çiftçinin yaşadığı gelir kaybını karşılamaya yetmediğini ifade eden Aktuna, üreticinin hem daha yüksek maliyetle üretim yaptığını hem de iklim kaynaklı verim kaybı riskini üstlendiğini kaydetti.

AYÇİÇEĞİNDE İTHALAT ENDİŞESİ

Trakya açısından stratejik öneme sahip ayçiçeğinde de benzer bir tablonun yaşandığını belirten Aktuna, gübre, mazot, zirai ilaç ve diğer üretim girdilerindeki artışların çiftçiyi zorladığını söyledi.

Üreticinin tarlasına ne kadar para harcayacağını bildiğini ancak aylar sonra ürününü hangi fiyattan satacağını bilmeden üretim yaptığını ifade eden Aktuna, bu durumun tarımsal üretimi giderek ekonomik bir riske dönüştürdüğünü belirtti.

Aktuna, özellikle ayçiçeği hasadının devam ettiği bir dönemde ithalat vergisinin düşürülmesi kararının üreticilerde endişe yarattığını belirterek, ayçiçeği üreticisinin ithalat baskısından korunması gerektiğini savundu.

“ASLOLAN GELECEK YIL TARLAYA GİREBİLMEK”

Çiftçinin yaşadığı sorunun yalnızca 2026 hasat sezonunda elde edeceği gelirle sınırlı olmadığını vurgulayan Aktuna, asıl meselenin üreticinin gelecek yıl aynı tarlayı yeniden ekip ekemeyeceği olduğunu ifade etti.

Üreticinin zarar ettiği veya emeğinin karşılığını alamadığı durumda önce gübre kullanımını azaltacağını, ardından yatırımlarını düşüreceğini, kiraladığı tarlalardan vazgeçebileceğini ve sonunda üretimden çekilebileceğini belirten Aktuna, bunun yalnızca çiftçiyi değil tüm ülkeyi etkileyeceğini söyledi.

Aktuna, tarımsal üretimin azalmasının Türkiye’nin ithalata olan ihtiyacını artırabileceğini, gıda güvenliğini zayıflatabileceğini ve uzun vadede tüketicinin daha yüksek fiyatlarla karşılaşmasına neden olabileceğini ifade etti. Bu nedenle çiftçiye verilen desteğin yalnızca tarım sektörüne yönelik bir destek olarak görülmemesi gerektiğini belirten Aktuna, tarımsal üretimin devamının Türkiye’nin gıda güvenliği ve ekonomik bağımsızlığı açısından da önem taşıdığını dile getirdi.

ÇİFTÇİNİN TALEPLERİ SIRALANDI

Üreticinin yeniden önünü görebilmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için atılması gereken adımları da sıralayan Aktuna, alım fiyatlarının üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Aktuna’nın sıraladığı talepler arasında ürün fiyatlarının ekimden önce açıklanması, mazot ve gübre desteğinin artırılması, destek ödemelerinin hasattan aylar sonra değil üretim döneminde yapılması ve bölgesel verim kayıplarının dikkate alınması yer aldı.

Ayçiçeği üreticisinin ithalat baskısından korunması gerektiğini belirten Aktuna, tarım kredilerinin finansman yükünün azaltılmasını ve küçük ve orta ölçekli çiftçilerin öncelikli olarak korunmasını da istedi.

“ÇİFTÇİ AYRICALIK İSTEMİYOR”

İYİ Parti Lüleburgaz İlçe Başkanlığı olarak gerçekleştirdikleri köy ziyaretlerinde çiftçilerin taleplerini dinlediklerini belirten Aktuna, üreticilerin özel bir statü veya ayrıcalık talep etmediğini söyledi.

Aktuna, çiftçilerin temel beklentisinin ürettiğinin karşılığını almak, yaptığı masrafı karşılamak, ailesinin geçimini sağlamak ve gelecek yıl yeniden tarlasına girebilmek olduğunu ifade etti.

Aktuna açıklamasını, “Çiftçi kazanamazsa ekemez. Çiftçi ekemezse Türkiye üretimde kaybeder” sözleriyle tamamlayarak, üreticinin sesinin duyulmasını ve tarımsal üretimin geleceğini güvence altına alacak adımların gecikmeden atılmasını beklediklerini kaydetti.

bottom of page