Ahşaba tarihi dokunuş!
- Özlem KARAKOYUN

- 1 gün önce
- 4 dakikada okunur
“Asırlık Sanat Lüleburgaz'da”
Lüleburgaz Halk Eğitim Merkezi’nde geleneksel sanatlar modern kullanım alanlarıyla buluşuyor. Dekoratif Ahşap Boyama Kursu’nda kalem işi sanatının özel dallarından Malakari tekniği ahşaba uygulanırken, kursiyerler kabartma desenleri altın detaylarla işliyor. Usta öğretici Firdevs Keskin, Malakari’nin inceliklerini anlatırken, kursiyerler ise yaz tatilini sanatla değerlendiriyor.




Bir sanatın yaşaması yalnızca geçmişte kalmış eserlerin korunmasıyla değil, yeniden öğrenilmesi ve uygulanmasıyla mümkün oluyor. Lüleburgaz Halk Eğitim Merkezi’nde sürdürülen Dekoratif Ahşap Boyama Kursu da geleneksel Türk süsleme sanatlarından birini bugünün kursiyerleriyle buluşturuyor.
Temmuz ayında başlayan kursta, kalem işi sanatının ahşap yüzey üzerinde uygulanmasıyla birlikte Malakari tekniği üzerine çalışmalar yapılıyor. Usta öğretici Firdevs Keskin’in eğitim verdiği kursta kursiyerler, desenleri yalnızca yüzeye aktarmakla kalmıyor; kabartma uygulamalarla esere boyut kazandırıyor, ardından özel hazırladıkları altınlı uygulamalarla çalışmalarını tamamlıyor. Ortaya çıkan eserlerde geçmişin süsleme anlayışı ile günümüzün dekoratif kullanım biçimi bir araya geliyor.
MALAKARİYİ DİĞER SÜSLEME TEKNİKLERİNDEN AYIRAN NE?
Usta öğretici Firdevs Keskin, Malakari’nin geleneksel Türk süsleme sanatları içerisindeki yerini anlattı. Malakari’nin özellikle yapıların iç bölümlerinde kullanılan alçı kabartmalı ve boyalı bir süsleme tekniği olduğunu belirten Keskin, kubbe, tavan ve duvarların bu sanatın uygulandığı alanlar arasında bulunduğunu söyledi. Keskin, tekniğin adının da kullanılan araçlardan geldiğini belirterek, “Adını bu kabartma ve kazıma işlemlerinde kullanılan mala benzeri küçük aletlerden alır” dedi.
Malakariyi dikkat çekici hale getiren noktanın ise yüzeyde oluşturulan kabartma olduğunu belirten Keskin, bu özelliğin çalışmaya düz bir boyamadan farklı bir görünüm kazandırdığını ifade etti.
GELENEKSEL TEKNİK, AHŞAPTA YENİDEN YORUMLANIYOR
Kursun özgün taraflarından biri de Malakari’nin geleneksel uygulama alanından farklı olarak ahşap üzerinde ele alınması. Keskin, “Biz bunda kalem işini ahşaba uyguladık. Bu uygulamanın da kalem işinin özel tekniği olan Malakari dediğimiz bir dalı var. O dalı uyguladık” sözleriyle kurs çalışmalarının nasıl şekillendiğini anlattı.
Böylece geleneksel yapılarda görülen süsleme anlayışı, kursiyerlerin hazırladığı dekoratif ahşap ürünlere taşınıyor. Ahşap yüzey, geleneksel motiflerin uygulanabileceği yeni bir alan haline gelirken, kursiyerler de öğrendikleri tekniği kendi çalışmalarında kullanma fırsatı buluyor.
SADECE BOYA DEĞİL, BOYUT DA KAZANIYOR
Malakari çalışmalarını klasik ahşap boyamadan ayıran önemli noktalardan biri kabartma uygulaması. Keskin, “Malakari de kabartma. Kabartma desenlerimizin hepsinin üstüne de kendi özel olarak yaptığımız altınlı uygulama yapıyoruz” diyerek çalışmanın son aşamasına dikkat çekti. Bu uygulamayla birlikte ahşap üzerindeki desenler yüzeyden ayrışan bir görünüm kazanıyor. Altınlı dokunuşlar ise kabartmanın daha belirgin hale gelmesini sağlıyor.
Bu nedenle ortaya çıkan ürün, yalnızca boyanmış bir ahşap obje olmaktan çıkıyor. Desenin hazırlanmasından kabartmanın oluşturulmasına, ardından altın detayların uygulanmasına kadar her aşama el emeğiyle ilerliyor. Kursiyerlerin yaptığı çalışmalar arasında tepsiler ve kutular da bulunuyor.
“GELENEKSELLİĞİNDEN DOLAYI AÇTIK’’
Keskin, kursun açılmasındaki temel nedenin geleneksel sanatların yaşatılması olduğunu söyledi. Temmuz ayında başlayan kursun 19 Ağustos’ta sona ereceğini belirten Keskin, vatandaşlardan gelecek talebe göre eğitimin devam etmesinin mümkün olabileceğini ifade etti.
Bu nokta, Halk Eğitim Merkezi kurslarının işleyişindeki önemli bir ayrıntıyı da ortaya koyuyor. Kurslar yalnızca hazır bir programın uygulanmasıyla sınırlı kalmıyor; vatandaşların ilgisi ve talepleri doğrultusunda farklı alanlarda eğitimler açılabiliyor.
Usta öğretici Firdevs Keskin, kursların yürütülmesi ve geleneksel sanatların kursiyerlerle buluşturulmasına sağladığı desteklerden dolayı Lüleburgaz Halk Eğitim Merkezi Müdürü Kasım Konak’a da teşekkür etti.
Keskin, kursların vatandaşların talepleri doğrultusunda sürdürülebilmesinde Halk Eğitim Merkezi yönetiminin desteğinin önemli olduğunu belirterek, geleneksel sanatların yaşatılmasına yönelik katkılarından dolayı Konak’a teşekkürlerini iletti.
“ÇALIŞMAYI VE ÜRÜN ÇIKARMAYI SEVİYORUZ”
Kursiyer Sevil Kamacı, Halk Eğitim Merkezi kurslarının kendileri için taşıdığı anlamı anlattı. Kurslardan memnun olduklarını belirten Kamacı, usta öğretici Firdevs Keskin’in daha önceki kurslarına da katıldığını söyledi. Kamacı, “Hem bir şeyler öğreniyoruz hem zamanımızı güzel bilgilerle değerlendiriyoruz. Daha önce gitmiştim hocamın başka kurslarına da. Bu kursu da aynı şekilde” dedi.
Daha önce tezhip çalışmaları da yaptıklarını belirten Kamacı, şimdi ise farklı ürünler üzerinde çalıştıklarını söyledi. “Tepsiler yaptık. Kutular yaptık” diyen Kamacı, kursların kendileri için üretmenin yanı sıra yeni bir şey öğrenmenin de yolu olduğunu ifade etti.
YAZ TATİLİNİ DE ÜRETİMLE GEÇİRİYORLAR
Kursiyerlerin kursa olan ilgisi yaz aylarında da devam ediyor. Kamacı, tatil yaptıklarını ancak tatil dışında kalan zamanlarını kurslarda değerlendirdiklerini belirterek, “Çalışmayı seviyoruz. Ürün çıkarmayı seviyoruz” dedi. Yaz sıcaklarının kursa gelmelerine engel olmadığını söyleyen Kamacı, “Havalar sıcak da olsa soğuk da olsa geliyoruz” ifadelerini kullandı.
Kursların artık hayatlarının bir parçası haline geldiğini dile getiren Kamacı, bunu “Kurssuz yapamıyoruz. Bir alışkanlık oldu bizim için. Kurslardan ayrılamıyoruz” sözleriyle anlattı.
KURS SALONUNDA DAYANIŞMA DA VAR
Kursların bir başka yönü ise kursiyerlerin birbirleriyle kurduğu iletişim. Aynı masada farklı çalışmalar üzerinde çalışan kursiyerler, öğrendiklerini birbirleriyle paylaşırken ihtiyaç duyduklarında birbirlerine yardımcı oluyor. Kursiyer Naile Efsun da bu ortamın kendisi açısından önemli olduğunu söyledi.
Efsun, “Stres atılabilecek çok güzel bir yer. Ve çok güzel de bilmediğimiz şeyleri öğreniyoruz. Birbirimize yardımlaşıyoruz. Ve mutlu oluyoruz” dedi. Böylece kurs, yalnızca usta öğreticiden bilgi alınan bir eğitim alanı olmaktan çıkıyor; kursiyerlerin birbirlerinden de öğrendiği, deneyimlerini paylaştığı bir ortama dönüşüyor.
Efsun, kursa olan ilgisini anlatırken yaz dönemindeki tercihini de dikkat çekici bir şekilde ifade etti. Şu anda kolon dokuduğunu belirten Efsun, “Hoşuma gidiyor burası. Tatile tercih ediyorum. Aslında biz de böyle tatilimizi yapıyoruz” diye konuştu.
Bu sözler, kursiyerlerin Halk Eğitim Merkezi’ndeki çalışmaları nasıl gördüğünü de ortaya koyuyor. Onlar için üretmek, öğrenmek ve birlikte vakit geçirmek yaz tatilinin alternatiflerinden biri haline geliyor.
GELENEĞİ YAŞATMANIN YOLU UYGULAMADAN GEÇİYOR
Geleneksel sanatların gelecek kuşaklara aktarılmasında eğitim önemli bir rol oynuyor. Bir sanatın yalnızca adının bilinmesi, o sanatın devam etmesi için yeterli olmuyor. Tekniklerin öğrenilmesi, uygulanması ve yeni kişiler tarafından yeniden üretilmesi gerekiyor.
Lüleburgaz Halk Eğitim Merkezi’ndeki kurs da tam olarak bu noktada önem kazanıyor.
Malakari gibi geleneksel bir tekniğin kurs ortamında öğretilmesi, geçmişte kullanılan bir süsleme anlayışının günümüz insanları tarafından deneyimlenmesini sağlıyor. Üstelik teknik yalnızca anlatılmıyor; ahşap üzerinde uygulanarak somut ürünlere dönüştürülüyor.
KUBBELERDEN AHŞAP TEPSİLERE
Malakari’nin geçmişte kubbe, tavan ve duvar gibi yapıların iç bölümlerinde kullanıldığını anlatan Keskin’in verdiği bilgiler, tekniğin bugün kurs ortamında geçirdiği dönüşümü de gözler önüne seriyor. Bir dönem mimari mekanların süslemesinde kullanılan teknik, bugün ahşap ürünlerin üzerinde yeniden yorumlanıyor. Bu değişim, geleneksel sanatların yalnızca geçmişe ait olmadığını; doğru teknik ve eğitimle günümüz yaşamına da uyarlanabileceğini gösteriyor.
Ahşap bir tepsi ya da kutu üzerinde yapılan çalışma, bu nedenle yalnızca dekoratif bir uygulama olarak kalmıyor. Üzerindeki kabartma ve altın detaylar, geleneksel süsleme sanatının günümüzdeki izlerinden biri haline geliyor.
Ve Malakari, yüzyıllar öncesinden gelen süsleme anlayışının izlerini taşıyarak bugün Lüleburgaz’da ahşap üzerinde yeniden hayat buluyor.


