top of page

Acıyı lokmayla paylaşıyor

Lüleburgaz’da “fularlı lokmacı” olarak tanınan kadın girişimci Deniz Karabulut Ertaş, hayır lokmasını sadece bir iş değil acıyı paylaşmanın bir yolu olarak gördüğünü söyledi. Cenaze sahipleriyle kurduğu duygusal bağı anlatan Ertaş, hedefinin işini büyüterek daha geniş bir bölgede hizmet vermek olduğunu belirtti.

Lüleburgaz’da sokaklarda sıkça karşılaşılan hayır lokmacısı aracıyla tanınan kadın girişimci Deniz Karabulut Ertaş, yaptığı işin perde arkasını ve yaşadığı duygusal anları gazetemize anlattı.

Hayır lokmasını sadece bir iş olarak değil, acıyı paylaşmanın bir yolu olarak gördüğünü belirten Ertaş, cenaze sahipleriyle kurduğu bağdan, işin zorluklarına ve hedeflerine kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.

1989 Ankara doğumlu olan ve 5 yaşından bu yana Lüleburgaz’da yaşayan Deniz Karabulut Ertaş, hayır lokması işine  duygusal bir yolculuk olarak bakıyor. Kadın girişimci kimliğiyle dikkat çeken Ertaş, bu işe başlama hikayesinin aslında kardeşi Halis Ercan Karabulut’a dayandığını vurguluyor.

Ertaş, “Hayır lokması fikri kardeşim Halis Ercan Karabulut’tan çıktı. Bu işi yapmak onun hayaliydi, nasip bana oldu. İşe başlangıç startını o verdi, ben de devralarak devam ettim. Yani fikir babamız odur” diyerek sürecin nasıl başladığını anlattı.

“BU İŞTE DUYGU VAR, GÖZYAŞI VAR”

Hayır lokması dağıtımını sadece bir hizmet olarak görmediğini ifade eden Ertaş, yaşadığı duygusal anları şu sözlerle dile getirdi: “Biz bu işe iş gözüyle bakmıyoruz, duygularımızla hayır sahiplerinin yanında oluyoruz. Küçük yaşta babasını kaybetmiş biri olarak cenazelerin arkasından ağlayan insanları gördüğümde çok etkileniyorum. Çoğu zaman lokma dağıtırken onlarla birlikte ağlıyorum.”

Özellikle evlat acısı yaşayan annelerin kendisini derinden etkilediğini belirten Ertaş, “En çok etkilendiğim anlar evlatlarını kaybetmiş anneler. Bu acı gerçekten tarifsiz. Ne yazık ki Eralp Çoralı ve Kerem Şengün örneklerinde bunu yakından yaşadık. Annelerin ağıtları, söyledikleri sözler… Yürek dayanmıyor” dedi.

“MÜŞTERİ DEĞİL, AİLE GİBİYİZ”

Lokma dağıtımı sırasında vefat eden kişilerin yakınlarıyla güçlü bir bağ kurduklarını ifade eden Ertaş, “Onlara müşteri gözüyle bakmıyoruz. Acılarını acımız sayıyoruz. Çoğu zaman birlikte gözyaşı döküyoruz. O bir iki saatlik süreçte adeta aile gibi oluyoruz” diye konuştu.

Hayır sahiplerinden gelen teşekkür mesajları, sarılmalar ve samimi davranışların kendisi için çok değerli olduğunu belirten Ertaş, “Sonrasında yolda karşılaşıp selamlaşmalar, evlerine davet etmeleri, bizi çevrelerine tavsiye etmeleri… Bunlar benim ruhuma ilaç gibi geliyor. İyi ki bu işe başlamışım diyorum” ifadelerini kullandı.

ZORLUKLAR DA VAR       

Her işte olduğu gibi bu meslekte de zorluklar yaşandığını söyleyen Ertaş, nadiren de olsa olumsuz durumlarla karşılaştıklarını belirterek, “Binde bir de olsa farklı insan tipleri çıkabiliyor. ‘Neden Kur’an sesi var?’ diyen de oluyor, ‘Bana daha çok lokma ver’ diye tartışan da. Bazen hayır sahipleriyle ya da sıradaki insanlarla kavga edenler olabiliyor. Bunlar işimizin zor yanları.” diye konuştu.

HİJYEN KIRMIZI ÇİZGİMİZ

İşin en önemli noktalarından birinin hijyen olduğunu vurgulayan Ertaş, bu konuda son derece hassas olduklarını söyledi.

Ertaş şöyle devam etti: “İnsanların en çok dikkat ettiği şey temizlik. Bu benim kırmızı çizgim. Öncelikle imalathanede işe başlıyoruz. Temiz kıyafetler giyiliyor, tüm hazırlıklar yapılıyor. Hamurlar hazırlanıp araca yükleniyor ve dağıtım noktasına gidiyoruz. Orada da hayır sahiplerinin gözü önünde son hazırlıkları yapıp belirlenen saatte dağıtıma başlıyoruz. Üzerimizde önlük, bone, kolluk, eldiven var. Sürekli elimizin altında temizlik bezleri bulunuyor. Titizliğimiz bize gelen mesajlarda da açıkça görülüyor.”

“FULARLI LOKMACI”NIN HEDEFİ BÜYÜMEK

Lüleburgaz’da “fularlı lokmacı” olarak tanınan Ertaş, işini büyütmek istediğini de dile getirdi.

İnsanların kendisini öyle sevdiğini aktaran Ertaş, “Ben sürekli boynumda fularla çalışıyorum, insanlar da beni böyle sevdi. En büyük hedefim yakın zamanda ikinci aracımı çıkararak ‘Lüleburgaz Hayır Lokmacısı 2’ olarak hizmet vermek. Lüleburgaz başta olmak üzere çevre il, ilçe, köy ve kasabalara bu kültürü yaymak ve köklü bir firma olmak istiyoruz.” dedi.

Bu yolculukta en büyük desteği eşinden aldığını da sözlerine ekleyen Ertaş, “Ön planda ben gözüksem de arka planda benimle birlikte çalışan, tüm yükü omuzlayan eşim var. Onunla omuz omuza, sırt sırta bu yolda ilerliyoruz. Dilerim Rabbim hayallerimizi gerçekleştirmeyi nasip eder” diyerek duygularını paylaştı.

bottom of page