7 gün spor yapılır mı?
- gorunumhaber

- 2 saat önce
- 2 dakikada okunur
Gelişim çağında başarıyı yalnızca daha fazla antrenmanla ölçmek, genç sporcunun sağlığını riske atabiliyor. Postür, Performans ve Egzersiz Uzmanı Abdülkadir Yılmaz, “Çocuk fizyolojisi yetişkinlerin küçültülmüş bir modeli değildir” diyerek doğru yükleme ve toparlanmanın önemine dikkat çekti.


Gelişim çağındaki çocukların spora yönelmesi fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından önemli kazanımlar sağlarken, antrenman yükünün yanlış planlanması ise tam tersine sakatlık ve performans kaybı riskini beraberinde getirebiliyor.
“Genç bir sporcu haftada 7 gün antrenman yapabilir mi?” sorusuna dikkat çeken Postür, Performans ve Egzersiz Uzmanı Abdülkadir Yılmaz, meselenin yalnızca antrenman yapılan gün sayısı olmadığını, yükün, yoğunluğun ve toparlanma süresinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
YAŞ KADAR SAAT SINIRI
Spor hekimliğinde kabul gören önemli yaklaşımlardan birinin haftalık toplam antrenman süresinin çocuğun kronolojik yaşını aşmaması olduğunu belirten Yılmaz, “Örneğin 10 yaşındaki bir çocuk, haftada en fazla 10 saat antrenman yapmalıdır” dedi.
Bu sınırın sürekli aşılmasının gelişim çağındaki sporcularda kronik yorgunluk, büyüme kıkırdağı sakatlıkları ve RED-S (Göreceli Enerji Yetersizliği) riskini artırabileceğini ifade eden Yılmaz, çocuğun henüz gelişimini tamamlamamış vücudunun yetişkin sporcu gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
“ASLINDA SPOR TOPARLANIRKEN GELİŞİR”
Antrenmanın gelişimin yalnızca bir parçası olduğunu belirten Yılmaz, performansın asıl olarak antrenman sonrasındaki toparlanma sürecinde geliştiğine dikkat çekti.
“Performansı artıran şey antrenmanın kendisi değil, vücudun toparlanma (recovery) sürecidir” diyen Yılmaz, uyku, beslenme ve dinlenmenin antrenmanın tamamlayıcı unsurları değil, doğrudan bir parçası olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
“7 GÜN AKTİF OLMAK, 7 GÜN YÜKLENMEK DEĞİL”
Çocukların haftada 6-7 gün aktif olabileceğini ancak bunun her gün yüksek yoğunluklu antrenman yapılacağı anlamına gelmediğini belirten Yılmaz, “Problem antrenmanın varlığı değil; sürekli yüksek yoğunluklu ve sinir sistemini tüketen seanslar yaptırmaktır” ifadelerini kullandı.
Yılmaz’a göre haftalık program içerisinde yoğun nöromüsküler çalışmaların yanı sıra daha düşük yoğunluklu aktiviteler de yer almalı. Teknik beceri oyunları, koordinasyon çalışmaları ve eğlenceli hareket akışları, çocuğu fiziksel olarak aşırı yormadan hareket becerilerinin gelişmesine katkı sağlayabiliyor.
ÇOCUĞUN “KEYFİ” DE PERFORMANS GÖSTERGESİ
Ailelerin ve antrenörlerin yalnızca kronometre, derece veya müsabaka sonucuna odaklanmaması gerektiğini belirten Yılmaz, çocuğun günlük durumunun da takip edilmesinin önemine değindi.
Uyku kalitesi, kas ağrıları, iştah, antrenman motivasyonu ve genel ruh hali takip edilmesi gereken başlıca göstergeler arasında yer alıyor.
Yılmaz, bu göstergeler arasında özellikle çocuğun neşesine dikkat çekerek, “Çocuk antrenman yaparken eğlenmeyi bıraktıysa, sinir sistemi sinyal veriyor demektir” dedi.
YETİŞKİN ANTRENMANI ÇOCUĞA UYGULANMAMALI
Teknoloji çağında aşırı dijital uyarım ve odak kaybının, antrenör ve ailelerin güncel spor bilimi literatürünü takip etmesini zorlaştırabildiğini belirten Yılmaz, kulaktan dolma bilgilerle hazırlanan programlara karşı uyardı.
Yetişkin sporculara yönelik ağır antrenman yöntemlerinin gelişim çağındaki çocuklara doğrudan uygulanmasının doğru olmadığını ifade eden Yılmaz, “Çocuk fizyolojisi yetişkinlerin küçültülmüş bir modeli değildir” dedi.
Çocuğun performansını artırma hedefinin sağlığın önüne geçmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, antrenmanın doğru beslenme ve yeterli uyku ile desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Dinlenme ve toparlanma hesaba katılmadan yapılan her antrenmanın uzun vadede çocuğun gelişim sürecini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Yılmaz, “Dinlenme ve toparlanma hesaba katılmadan yapılan her seans, çocuğun biyolojik sermayesinden çalar” ifadelerini kullandı.
ALTIN KURAL: SPORU SEVDİRMEK
Çocuk sporcuların erken yaşta elde ettiği madalya ve derecelerin, uzun vadeli spor gelişiminin önüne geçmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, sürdürülebilir başarının temelinde çocuğun gelişim takvimine uygun hareket edilmesi olduğunu belirtti.
Yılmaz, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Erken yaşta amaç madalya toplamak değil; hareket okuryazarlığı kazandırmak ve sporu ömür boyu sevdirmektir. Sporda sürdürülebilir başarının sırrı, çocuğun biyolojik büyütme takvimine saygı duymaktan geçer.”


