68 yaşında obeziteyi geride bıraktı!
- Özlem KARAKOYUN

- 1 saat önce
- 5 dakikada okunur
“Bu kez kilo değil hayat verdim”
68 yaşında, 105 kiloyken merdiven çıkmakta zorlanan, nefes almakta güçlük çeken Nurbanu Alagüneli, Eylül 2025’te doğum gününde kendine verdiği sözle hayatını değiştirdi. 11 ayda 29,5 kilo vererek, yalnızca kilosunu değil, özgüvenini, hareket kabiliyetini ve yaşam enerjisini geri kazandı. Bugün, 4 Mart Dünya Obezite Günü’nde Alagüneli’nin hikâyesi, bize geç kalmış hissetsek bile her zaman sağlığımız için ilk adımı atabileceğimizi hatırlatıyor. Doğru destek, bilinçli planlama ve kararlılıkla, ileri yaşta dahi sağlıklı bir yaşam mümkün.


Lüleburgaz ilçesinde yaşayan 68 yaşındaki Nurbanu Alagüneli, doğum gününde verdiği bir kararla yaşamının seyrini değiştirdi.
Yıllar boyunca kilo alıp verdiğini, zaman zaman sağlıksız yöntemlere başvurduğunu ancak kalıcı bir sonuç elde edemediğini söyleyen Alagüneli, Eylül 2025’te 105 kilo ile çıktığı yolda 11 ayda 29,5 kilo yağ kaybederek 82 kiloya düştü. Böylece obez sınıftan çıkarak hafif kilolu kategoriye geriledi.
Ancak bu başarı yalnızca tartıdaki rakamların düşmesiyle sınırlı değil; artan hareket kabiliyeti, azalan ağrılar ve yükselen yaşam enerjisiyle birlikte gerçek bir dönüşüm anlamına geliyor.
“STRES KİLO OLARAK GERİ DÖNDÜ”
Geçmişte 39 kilo verdiğini ancak o sürecin sağlıksız olduğunu ifade eden Alagüneli, yaşadığı inişli çıkışlı süreci şu sözlerle anlattı:
“Geçmişimde çok fazla kilo alıp verdim. Özellikle stresli dönemlerimde yeme düzenim bozuldu. Üzüntü, sıkıntı, hayatın yükü derken aldığım kilolar bana fazlasıyla geri döndü. O dönemlerde zayıfladım ama bilinçli değildim. Vücuduma ne yaptığımı bilmiyordum. Şimdi anlıyorum ki insan her şeyden önce ruh sağlığını korumalı. Ruh sağlığı bozulduğunda bu bir şekilde bedene yansıyor.”
Skolyoz, bel fıtığı ve boyun daralması gibi rahatsızlıklarının fazla kiloyla birlikte yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü belirten Alagüneli, “Merdiven çıkamıyordum. Bir kat çıktığımda durup dinlenmem gerekiyordu. Nefes nefese kalıyordum. Sabah kalktığımda ağrılarım daha belirgin hissediliyordu. Günlük basit işler bile beni yoruyordu. O an kendime şunu söyledim: Böyle devam edemezsin” dedi.
DOĞUM GÜNÜNDE KENDİNE SÖZ VERDİ
Karar anını hala unutamadığını anlatan Nurbanu Alagüneli, “Eylül ayıydı, doğum günümdü. O sabah aynaya baktım ve kendime derin bir nefes aldım. Yıllardır yorgun bir kadın görüyordum; nefes almakta zorlanan, merdiven çıkarken durmak zorunda kalan biri… Ama içimde hala yaşamak, gülümsemek, sevdiklerimle sağlıklı vakit geçirmek isteyen bir kadın vardı. O an kendime bir söz verdim: ‘Sen yeni bir yaşamı hak ediyorsun. Bu yaştan sonra da olsa sağlığın için bir adım atmalısın.’ diye konuştu.
Alagüneli, o sözün kendisi için bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek şöyle devam etti: “O söz, benim için yalnızca bir karar değil, kendime verdiğim en kıymetli hediye oldu. O an fark ettim ki, geçmişte verdiğim kiloların geri gelmesi, yorgunluğum ve sağlık sorunlarım beni durduramaz. Kendime saygı göstermeyi, sağlığımı önemsemeyi öğrenmem gerekiyordu. Bu adım, hayatımda aldığım en bilinçli ve cesur karardı.”
Aynı gün Lüleburgaz İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurduğunu ve bu süreci profesyonel destek olmadan yürütmek istemediğini de vurgulayan Alagüneli, “Bilgisizce denemek yerine, uzmanların rehberliğinde ilerlemek istedim. Bu sayede yalnızca kilo vermek değil, sağlığımı korumak ve yaşam kalitemi artırmak mümkün oldu” diyor.
“BU SÜREÇ BİR YOL ARKADAŞLIĞIYDI”
Süreci takip eden diyetisyen Esra Gümüş Işık,

danışanının ilk başvurduğunda obezite grubunda yer aldığını ifade etti.
Işık, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “68 yaşında ve 105 kilo ağırlığında olan danışanımız, kurumumuza başvurduğunda obezite grubunda yer almaktaydı. Yaşı ve mevcut sağlık sorunları göz önünde bulundurularak tamamen kişiye özel bir beslenme programı planlandı. Düzenli ve istikrarlı takip süreci sayesinde 11 ayın sonunda 82 kiloya düşerek obez sınıftan çıkmış ve hafif kilolu kategoriye gerilemiştir. Bu sonuç, sabırlı bir çalışmanın ve danışanımızın kararlılığının açık bir göstergesidir.”
Süreç boyunca aylık kontrollerin titizlikle yapıldığını belirten Işık, “Her kontrolde vücut ölçümleri alındı, gelişim verileri değerlendirildi ve ihtiyaçlara göre beslenme programı güncellendi. Yaşam tarzı, günlük rutinleri ve sağlık durumu dikkate alınarak sürdürülebilir bir plan oluşturuldu. Amacımız yalnızca kilo kaybı değil, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalıcı hale gelmesiydi” ifadelerini kullandı.
Alagüneli ise bu süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Bu sadece bir diyet listesi değildi. Esra Hanım bana ne yiyeceğimi söylemenin ötesinde, sabretmeyi ve vazgeçmemeyi öğretti. Belki psikoloğa da gitmem gerekirdi ama kendisi bana manevi olarak da çok iyi geldi. Bu süreçte yalnız olmadığımı hissettim. Bu bir yol arkadaşlığıydı.”
DAMAK TADI VE HAYAT TARZI DEĞİŞTİ
Beslenme alışkanlıklarının tamamen değiştiğini ifade eden Alagüneli, “Eskiden pancarı, kefiri ağzıma sürmezdim. Şimdi soframdan eksik etmiyorum. Kilo verdikçe damak tadım da değişti. Sağlıklı besinleri sevmeye başladım. Meğer insan alışkanlıklarını gerçekten değiştirebiliyormuş” dedi.
Fiziksel değişimin günlük yaşamına doğrudan yansıdığını belirten Alagüneli, “Artık daha rahat yürüyorum. Merdiven çıkabiliyorum. Nefesim açıldı. Hareket kabiliyetim arttı. En önemlisi kendime güvenim geri geldi” diye konuştu.
HUZUREVİNDE DAYANIŞMA
Dört yıldır huzurevinde kaldığını ifade eden Alagüneli, bu süreçte büyük destek gördüğünü söyledi:
“Kemal Tuncay şefime ve mutfak ekibine özellikle teşekkür etmek istiyorum. Diyet programıma uygun salatalarımı özenle hazırladılar. Buradaki arkadaşlarım da bana destek oldu. Salata yemeyenler kendi porsiyonlarını benimle paylaştı. Bu dayanışma beni çok motive etti.”
Ayrıca huzurevinde bocce oynadıklarını belirten Alagüneli, ““Bocce, düşündüğünüzden çok daha faydalı bir spor. Çok yorucu değil, ama hem bedensel hareket sağlıyor hem de odaklanmayı, strateji kurmayı ve sabretmeyi öğretiyor. Her atışta kendime meydan okuyor, bir yandan eğleniyor bir yandan da vücudumu çalıştırıyorum. Diyetimle birleşince bu küçük ama etkili hareketler kilo verme sürecimi ciddi şekilde destekledi. Ayrıca bocce oynarken huzurevindeki arkadaşlarımla iletişim kuruyor, birlikte gülüyoruz, moral buluyoruz. Bu sosyal etkileşim, motivasyonumu zirveye taşıdı. Yeliz Gider ve Doğan Çapraz hocama ve takım kaptanımız Emin Tanrıverdi’ye teşekkür ediyorum; bana hem sporu sevdirdiler hem de sürece olan inancımı güçlendi. Bocce, benim için sadece bir oyun değil, sağlıklı bir yaşamın kapısını aralayan bir aktivite oldu.” Dedi.
Sosyal hayatını da aktif tuttuğunu ifade eden Alagüneli, Lüleburgaz Halk Eğitim Merkezi’nde mozaik ve seramik kurslarına katıldığını belirterek, “Sosyal oldukça insan kendini daha iyi hissediyor. Kilo verdikçe özgüvenim arttı. Hayata daha çok karışmaya başladım” dedi.
“MESELE GÜZELLİK DEĞİL, SAĞLIK”
Çevresindekilerin kendisine “Böyle de güzelsin” dediğini aktaran Alagüneli, “Beni olduğum gibi kabul ediyorlardı ama ben sağlığım için kendimi o halde kabul edemedim. Mesele güzellik değildi, mesele sağlıktı” ifadelerini kullandı.
Oğlunun ısrarının da kararında etkili olduğunu belirten Alagüneli, “Oğlum çok ısrar etti. ‘Anne sağlığın için yap’ dedi. Onun desteği bana güç verdi” dedi.
Şimdi hedefinin biraz daha kilo vermek olduğunu söyleyen Alagüneli, “Herkes artık yeter diyor ama benim sağlığım için biraz daha vermem gereken kilo var. Bu kez yarım bırakmayacağım. Lüleburgaz İlçe Sağlık Merkezi’nde Sigara Bırakma polikliniği de var. Sigarayı da bırakmak istiyorum ama öncesinde vermem gereken fazla kilom var. Onu da verip bu hizmetten faydalanmak için başvuracağım.” şeklinde konuştu.
Kurum desteği almanın önemini, “Tanıdığım tanımadığım, kilo vermek isteyen herkesi Lüleburgaz İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi’ne yönlendiriyorum. Çünkü ben orada sadece diyet listesi almadım; hayatımı değiştirecek desteği, motivasyonu ve sabrı buldum. Bazen insan tek başına pes edebiliyor, kendini çaresiz hissedebiliyor. Ama doğru yerde, doğru kişilerle yan yana olunca, her adım daha güvenli ve güçlü oluyor. Burada gördüğüm ilgi, bana yalnız olmadığımı hissettirdi. Gerçekten, bir adım atmak bile hayatınızı değiştirebilir. Ertelemeyin, kendinize şans verin; bir gün dönüp bakacaksınız ve ‘iyi ki başlamışım’ diyeceksiniz. Ben başladım ve hayatım tamamen değişti.” Sözleriyle özetledi.
Nurbanu Alagüneli, kilo vermek isteyenlere daha duygusal sözlerle şöyle seslendi:
“Ben aynaya baktığımda yorgun bir kadın görüyordum. Nefes almakta zorlanan, merdiven çıkarken duran birini… Ama içimde hâlâ yaşamak isteyen, hareket etmek isteyen bir kadın vardı. Şunu anladım; insan önce kendine kıymet vermeli. Eğer kilo vermek istiyorsanız, bunu başkaları beğensin diye değil, sabah daha rahat uyanmak, ağrısız yürümek, sevdiklerinize daha sağlıklı sarılabilmek için yapın. İlk adım zor ama imkânsız değil. Vazgeçmeyin. Tartı bazen moralinizi bozabilir ama sabredin. Çünkü değişim bir günde olmuyor, ama bir gün dönüp baktığınızda ‘İyi ki başlamışım’ diyorsunuz. Ben kendime bir şans verdim, hayatım değişti. Siz de kendinize o şansı verin.”
68 yaşında obeziteyi geride bırakan Nurbanu Alagüneli’nin hikâyesi, ileri yaşın bir engel değil, doğru kararın başlangıç noktası olduğunu bir kez daha gösteriyor.


