6 ayda hayatı değişti!
“MUCİZEVİ DEĞİŞİM”
Lüleburgaz’da yaşayan 18 yaşındaki Kıvanç Yaylagül, 6 ayda 140 kilodan 80 kiloya düşerek büyük bir değişime imza attı. Çocukluğundan beri kilo sorunuyla mücadele eden Yaylagül, Suat Yılmaz Fitness Center’da antrenör Gürsel Öztürk’ün desteğiyle başladığı zorlu süreçte yalnızca fiziksel görünümünü değil, hayata bakışını da değiştirdi. Zaman zaman pes etme noktasına gelen Yaylagül, şimdi kendi hikâyesiyle başkalarına ilham oluyor.




Lüleburgaz’da yaşayan 18 yaşındaki Kıvanç Yaylagül, çocukluk yıllarından itibaren mücadele ettiği fazla kilolarından kurtulmak için çıktığı yolda önemli bir başarı elde etti.
Tartıda 140 kiloyu gördüğünde değişime karar veren Yaylagül, Suat Yılmaz Fitness Center’da antrenörlük yapan Gürsel Öztürk ile birlikte başladığı süreçte yaklaşık 60 kilo verdi. Altı ay gibi kısa bir sürede 80 kiloya kadar düşen genç, bu değişimin arkasında yalnızca sporun değil, kararlılığın, sabrın ve kendisine inanan birinin desteğinin de bulunduğunu söyledi.
“ÇOCUKLUKTAN GELEN BİR MÜCADELE”
Kıvanç Yaylagül, fazla kilolarıyla mücadelesinin çocukluk yıllarına dayandığını anlattı. Yıllar boyunca sürekli kilo alıp verdiğini belirten Yaylagül, ailesinin yemek alışkanlıklarının da bu süreçte etkili olduğunu ifade etti.
“Çocukluğumdan beri kiloluydum. Sürekli alıp verme süreci yaşadım. Biraz kilo veriyordum, ardından yeniden alıyordum. Dengesiz bir döngünün içindeydim. Annemle, anneannemle çok yakındım. Anneannem yemek yapıyordu, yemezsem üzülüyordu. Hatta anneme ‘Kıvanç yemekleri yemiyor’ diye söylüyordu. Ben de onları kırmamak için yiyordum. Böyle böyle kilo almaya devam ettim” diyen Yaylagül, yıllar içerisinde fazla kilolarının hayatının sıradan bir parçası haline geldiğini belirtti.
Lise yıllarının sonuna doğru artık değişmesi gerektiğini daha fazla düşünmeye başladığını anlatan Yaylagül, kilo verme kararını ertelediği dönemler de olduğunu söyledi. Yeni bir başlangıç yapmayı düşündüğü zamanlarda çevresinden duyduğu sözlerin kendisini etkilediğini belirten genç, bir süre daha harekete geçemedi.
Yaylagül, “Aslında zayıflamak istiyordum. Ama bazen çevrenizden duyduğunuz sözler sizi olduğunuz yerde tutabiliyor. Ben de bir dönem böyle yaşadım. Sürekli başlayacağımı söylüyordum ama bir türlü başlayamıyordum” ifadelerini kullandı.
TARTIDA GÖRDÜĞÜ RAKAM HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ
Kıvanç’ın hayatındaki dönüm noktalarından biri, tartıda gördüğü rakam oldu. Bir dönem 127 kilogramın üzerindeki ağırlıkları ölçmekte zorlanan tartısının ekranda hata verdiğini, ardından kilosunu gösterdiğini anlatan Yaylagül, bu durumun kendisinde bir farkındalık yarattığını söyledi.
“En son tartıya çıktığımda 138,5 kilo civarındaydım. O an bir aydınlanma yaşadım. Artık bir şeyleri değiştirmem gerektiğini düşündüm. Sonrasında 140 kiloya kadar çıktım. Bu kez gerçekten kararımı vermiştim” dedi.
Yaylagül’ün spor yolculuğu, okulunun bitmesinin ardından başladı. Annesinin kendisini antrenör Gürsel Öztürk’ün yanına yönlendirmesiyle harekete geçen genç, aslında kendisinin de spor yapmaya hazır olduğunu söyledi.
13 Nisan’da başladığı sürecin ilk günlerinde oldukça zorlandığını belirten Yaylagül, başlangıçta verdiği kiloları fark edemediğini dile getirdi.
“İlk ay etkisini göremedim. Çevremdekiler yavaş yavaş ‘Sen kilo mu veriyorsun?’ demeye başlamıştı ama ben kendimde bir değişiklik hissetmiyordum. Aynaya baktığımda hâlâ aynı kişiyi görüyordum. Hatta ilk ayın sonunda bırakmayı bile düşündüm. Kendi kendime, ‘Acaba beni teselli etmek için mi böyle söylüyorlar?’ diye düşünüyordum” sözleriyle yaşadığı tereddütleri anlattı.
İlk ayın ardından kıyafetlerinin üzerindeki duruşunun değişmeye başlaması, Kıvanç’ın motivasyonunu artırdı. Daha önce giydiği büyük beden kıyafetlerin artık bol gelmesi, verdiği kiloların somut bir göstergesi oldu.
“İkinci aydan sonra kıyafetlerim rahatlamaya başladı. Daha önce 3XL giyeceğim bir kıyafeti 2XL olarak rahatça giyebiliyordum. Bazen XL bile olmaya başlamıştı. O zaman ‘Bir şeyler oluyor, gerçekten kilo veriyorum’ dedim. Artık devam etmek için kendimde daha fazla neden buluyordum” diyen Yaylagül, zaman içerisinde kendi başarısına inanmaya başladığını belirtti.
Bayrama kadar yaklaşık 15-16 kilo verdiğini anlatan Yaylagül, bayramda beslenme düzeninin bir miktar bozulduğunu ve tartıda yeniden yükseliş gördüğünde korktuğunu söyledi. Ancak bu artışın ödemle ilişkili olduğunu öğrenmesi, sürece devam etmesine yardımcı oldu.
AMELİYAT YERİNE SPORU SEÇTİ
Kıvanç’ın ailesinde kilo verme sürecinde ameliyatı tercih eden biri de bulunuyordu. Ağabeyinin tüp mide ameliyatıyla yaklaşık 70 kilo verdiğini anlatan Yaylagül, kendisinin ise farklı bir yol izlemek istediğini söyledi.
Ailesinin kendisine de ameliyat olmasını önerdiğini belirten genç, sporla kilo vermekte kararlı olduğunu dile getirdi.
“Ben spor yaparak kilo vermek istiyordum. Ailem zaman zaman ‘Sen de ameliyat ol’ diyordu. Ama ben bunu istemedim. Çünkü hayatımın geri kalanında birkaç lokmadan sonra tıkanmak istemiyordum. Yemeği çok seven biriyim. Benim amacım, sevdiğim şeyleri hayatımdan tamamen çıkarmak değil; kendimi kontrol etmeyi öğrenmekti” ifadelerini kullandı.
“HAYATIM BOYUNCA ZORBALIĞA UĞRADIM”
Kıvanç Yaylagül’ün hikâyesinin en dikkat çeken bölümlerinden biri de çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadığı zorbalıklar oldu. Fazla kiloları nedeniyle farklı ortamlarda kırıcı sözlere maruz kaldığını anlatan Yaylagül, bu sözlerin insan üzerinde bıraktığı etkiyi yakından bildiğini söyledi.
Okul yıllarından iş hayatına kadar farklı dönemlerde benzer durumlarla karşılaştığını belirten Yaylagül, otelde yaptığı altı aylık staj sırasında da kilo verme konusunda girişimlerde bulunduğunu ancak bu süreci sağlıklı biçimde sürdüremediğini ifade etti.
“Hayatımın birçok döneminde kilolarım yüzünden zorbalığa uğradım. İş yerinde de yaşadım, başka ortamlarda da. Bu yüzden bugün bir kilolu insanla dalga geçilmesine asla tahammül edemem. Çünkü o kişinin neler yaşadığını bilemezsiniz. Söylediğiniz bir söz, sizin için önemsiz olabilir ama karşınızdaki insanın içinde yıllarca kalabilir” diyen Yaylagül, kimsenin dış görünüşü üzerinden yargılanmaması gerektiğini vurguladı.
85 KİLODA BİLE “ARTIK YETER” DİYENLER OLDU
Kıvanç, kilo verme sürecinde yalnızca fiziksel zorluklarla değil, çevresinden gelen yorumlarla da mücadele etti. Başlangıçta kendisine inanmayan bazı kişilerin, kilo verdikçe bu kez de fazla zayıfladığını söylemeye başladığını aktardı.
Özellikle 85 kilo civarına geldiği son dönemde motivasyonunun düştüğünü belirten Yaylagül, daha önce kendisiyle kilosu üzerinden dalga geçen bazı kişilerin bu kez de kilo vermeyi bırakmasını istediğini söyledi.
“Dört ay önce bana kilolarım üzerinden laf söyleyen insanlar, bu kez ‘Artık yeter, daha fazla kilo verme’ demeye başladılar. Bu durum motivasyonumu düşürdü. İnsan bazen ne yaparsa yapsın birilerine yaranamayacağını anlıyor. Ama ben bu süreci başkaları için değil, kendim için yaşıyorum” dedi.
Bu noktada antrenörü Gürsel Öztürk’ün desteğinin kendisi için yeniden güç bulma fırsatı olduğunu belirten Yaylagül, Öztürk’ün kendisine sürekli hedefini hatırlattığını söyledi.
“Gürsel abi bana, ‘Onlar konuşur’ diyordu. Hayatında hiç 100 kilo olmamış birinin, 140 kilodan düşmeye çalışan birine ne yapması gerektiğini söylemesi kolay. O süreci yaşayan benim. İnsan bir yerden sonra daha fazlasını yapmak, kendini geliştirmek istiyor. Benim de hedeflerim var. Önemli olan başkalarının ne dediği değil, benim ne istediğim” ifadelerini kullandı.
Kıvanç Yaylagül’ün başarı hikâyesinde antrenörü Gürsel Öztürk’ün önemli bir yeri bulunuyor. Genç, sürecin yalnızca spor salonunda yapılan antrenmanlardan ibaret olmadığını, kendisine verilen manevi desteğin de başarısında büyük rol oynadığını belirtti.
Öztürk’ün de geçmişte ciddi kilo sorunları yaşadığını ve 120 kiloları gördüğünü anlatan Yaylagül, bu nedenle antrenörünün kendisini daha iyi anlayabildiğini söyledi.
Yaylagül, antrenörünün mesai saatleri dışında da kendisiyle ilgilendiğini belirterek şöyle devam etti:
“Gece saat 12’de bile mesaj yazsam bana geri dönüş yapıyordu. Dışarı çıktığımda ne yediğimi soruyordu. Yediklerimin fotoğraflarını gönderiyordum. Bazen bir şeyleri bozacak olsam bile onu düşünüyordum. Çünkü biliyordum ki sonrasında konuşacağız. Her hafta tartılıyordum ve sonuçları paylaşıyordum. Bu takip beni disipline etti. Benim için çok büyük bir destekti.”
SOSYAL MEDYADA DEĞİŞİMİNE İNANAMADILAR
Verdiği kilolarla görünümü büyük ölçüde değişen Kıvanç Yaylagül, sosyal medyada da dikkat çekmeye başladı. Değişimini gösteren videolar paylaşan genç, bazı kişilerin yaşadığı dönüşüme inanamadığını anlattı.
Yaylagül, “TikTok’ta ve Instagram’da değişim videoları paylaştım. Beni tanımayan bazı insanlar görüntülerimin yapay zekâyla oluşturulduğunu düşündü. Sanki kendimi yapay zekâyla şişmanlatmışım, sonra zayıflamışım gibi yorumlar yapanlar oldu. İnsanlar bazen aynı kişi olduğuma inanmakta zorlanıyor. Bu da yaşadığım değişimin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor” dedi.
Ancak Yaylagül için başarısının en önemli tarafı, kendi çevresindeki insanlara da örnek olabilmek oldu. Daha önce yakın çevresinde benzer bir dönüşüm yaşayan kimse olmadığını belirten genç, bugün kendisinden ilham alan arkadaşlarının spora başladığını söyledi.
“Sosyal medyadan tanıştığım arkadaşlarım var. Mersin’de, İstanbul’da yaşayan arkadaşlarım var. Bana ‘Senin sayende spora başladım, seni gördüm ve ben de yapmak istedim’ diyorlar. Yakın çevremde de benden ilham alıp 10-15 kilo veren arkadaşlarım oldu. Bu beni çok mutlu ediyor. Çünkü ben de zamanında örnek alabileceğim birini arıyordum. Şimdi başkalarının örnek aldığı biri olmak güzel bir duygu” ifadelerini kullandı.
GÜRSEL ÖZTÜRK: “SONUNA KADAR GELDİ, BAŞARDI”
Kıvanç Yaylagül’ün antrenörü Gürsel Öztürk de gençle birlikte yürüttükleri sürecin kendisi açısından da anlamlı bir başarı hikâyesine dönüştüğünü söyledi. Geçen yıl katıldığı bir yarışmada Türkiye beşincisi olduğunu belirten Öztürk, antrenörlük çalışmalarını sürdürürken öğrencilerinde özellikle istikrar ve kararlılık aradığını ifade etti.
Öztürk, “İnsanlarla çalışırken en sık karşılaştığımız durumlardan biri, spora başlayıp bir süre sonra bırakmaları. İki ay geliyorlar, üç ay sonra bırakıyorlar. Benim için önemli olan, gerçekten istekli ve iradesine güvenebildiğim biriyle çalışmak. Kıvanç’ın da değişmek istediğini gördüm. Ailesiyle tanışıyorduk. Bize yönlendirdiler, konuştuk ve birlikte başladık” dedi.
Kıvanç’ın başlangıçta çok yüksek bir kiloda olduğunu anlatan Öztürk, sürecin kolay geçmediğini vurguladı.
“Çok zor bir süreçti. Ben de bu yollardan geçtiğim için onu anlayabiliyorum. İnsan bazen beslenme düzeninin dışına çıkabiliyor, bazen motivasyonu düşebiliyor. Önemli olan, bunların ardından yeniden toparlanabilmek. Kıvanç zaman zaman zorlandı ama vazgeçmedi. Açıkçası bir noktada bırakabileceğini düşünmüştüm. Fakat sonuna kadar geldi ve başardı. Kendisine helal olsun” diye konuştu.
“BESLENMESİNİ VE ANTRENMAN SÜRECİNİ TAKİP ETTİM”
Öztürk, Kıvanç’ın kilo verme sürecinde yalnızca antrenman programıyla değil, beslenme takibiyle de ilgilendiğini anlattı. Sporcu beslenmesi konusunda eğitim ve sertifikaları bulunduğunu belirten Öztürk, Kıvanç’ın yaşına, boyuna ve kilosuna göre enerji ihtiyacını dikkate alarak bir plan oluşturduklarını söyledi.
“Beslenmesini de takip ettim. Ne yediğini, ne içtiğini, antrenmanlarını ve tartı sonuçlarını düzenli olarak kontrol ettim. Her hafta tartı fotoğrafını istiyordum. Sonuçlara bakarak sürecin nasıl ilerlediğini değerlendiriyorduk. Bir yerde aksama varsa bunun nedenini anlamaya çalışıyorduk” diyen Öztürk, düzenli takibin önemini vurguladı.
Öztürk, kendisiyle benzer şekilde istikrarlı çalışan başka öğrencilerinin de bulunduğunu belirterek Kıvanç’ın hikâyesinin sporun hayat değiştiren yönünü gösterdiğini kaydetti.
HEDEFİ ŞİMDİ KAS GELİŞTİRMEK
140 kilodan 80 kiloya uzanan yolculuğunu önemli bir aşama olarak gören Kıvanç Yaylagül, şimdi önüne yeni hedefler koyuyor. Kilo verme sürecinin ardından kas geliştirmek ve vücudunu daha fazla şekillendirmek istediğini belirten genç, kendisini keşfetmeye devam edeceğini söyledi.



