top of page

3 kadının hayat mücadelesi!

“Uzanacak bir yardım eli bekliyorlar”

Lüleburgaz’da yaşayan Emine Bakır, kızı Kadriye Çınar ve torunu Canan Çınar; hastalıklar, borçlar ve yokluk içinde yaşam mücadelesi veriyor. Kira borcunu ödeyemeyen aile, mutfak olarak kullandıkları küçük odada uyuyor, tuvalet ihtiyaçlarını ise komşuların yardımıyla karşılıyor.

Lüleburgaz Gündoğu Mahallesi Öğükler Sokak No:28/1’de yaşayan üç kuşak kadın, yaşamın en temel ihtiyaçlarına ulaşmakta zorlanıyor. 76 yaşındaki Emine Bakır, 49 yaşındaki kızı Kadriye Çınar ve 26 yaşındaki torunu Canan Çınar, sağlık sorunları ve ekonomik imkânsızlıklarla ayakta kalmaya çalışıyor.

Ailenin en büyüğü Emine Bakır, kalp ve tansiyon hastası. Yaşı ve sağlık durumu nedeniyle günlük yaşamını sürdürmekte güçlük çeken Bakır’ın bakımını kızı Kadriye Çınar üstleniyor. Yaklaşık 12 yıldır dul olan Kadriye Çınar, annesini yalnız bırakamadığı için düzenli bir işte çalışamadığını söyledi. Daha önce ev temizliğine giderek gelir elde etmeye çalıştığını belirten Çınar, annesinin sağlık sorunlarının ilerlemesiyle iş hayatından uzak kaldığını ifade etti.

Ailenin en genç ferdi olan Canan Çınar ise yaklaşık bir yıldır guatr hastalığıyla mücadele ediyor. Hastalığı nedeniyle çalışamadığını belirten Çınar, daha önce 8 yıl temizlik sektöründe, 3 yıl da tekstil sektöründe çalıştığını söyledi.

Bir yıl öncesine kadar kendi emekleriyle geçimlerini sağlamaya çalıştıklarını anlatan Canan Çınar, sağlık sorunlarının ardından hayatlarının tamamen değiştiğini ifade etti.

Ailenin tek düzenli gelirini Kadriye Çınar’ın dul maaşı ile Emine Bakır’ın emekli aylığı oluşturuyor. Ancak hastane masrafları nedeniyle çekilen kredilerin taksitleri, gelirlerinin büyük bölümünü götürüyor.

Canan Çınar, “Hastane giderleri için kredi çekmek zorunda kaldık. Gelen para daha elimize geçmeden borçlara gidiyor. İki aydır kiramızı ödeyemiyoruz. Sürekli hangi ihtiyacımızı karşılayacağımızı düşünüyoruz. Birini karşılasak diğeri eksik kalıyor” dedi.

ETİ ÇÖPE ATMAK ZORUNDA KALDILAR

Ailenin yaşadığı evde temel ihtiyaçların büyük bölümü bulunmuyor. Evde buzdolabı olmadığını söyleyen Çınar, Kurban Bayramı’nda yaşadıkları bir olayı gözyaşlarıyla anlattı.

“Kurbanda et getirdiler. Ama buzdolabımız olmadığı için saklayamadık. Bozuldu ve çöpe atmak zorunda kaldık. Yardım olarak gelen eti bile değerlendiremedik. O gün çok üzülmüştük” dedi.

Yaşadıkları yokluğun günlük hayatın her anında hissedildiğini söyleyen Kadriye Çınar ise bayram öncesinde yaşadığı bir olayı anlattı. Çınar, “Bayramdan önce dolmalık biber almıştım, bayrama dolma yaparım diye. Ama kıyma alacak paramız olmadığı için yapamadım. Günlerce bekleyen biberler sonunda çürüdü. Bazen en basit yemeği yapmak bile bizim için lüks oluyor” dedi.

TUVALETE KOMŞULARINA GİDİYORLAR

Yaşam koşullarının zorluğunu anlatan aile, evlerinde tuvalet bulunmadığını da belirtti. Günlük ihtiyaçlarını karşılamak için komşularına gitmek zorunda kaldıklarını söyleyen aile üyeleri, özellikle yaşlı ve hasta bireyler için bunun büyük bir sıkıntı olduğunu ifade etti.

Evdeki yokluk yalnızca gelir eksikliğiyle sınırlı değil. Ailenin mutfak olarak kullandığı küçük oda aynı zamanda yatak odaları olarak da kullanılıyor. Gün içinde yemek hazırlanan dar alan, gece olduğunda uyku alanına dönüşüyor. Mutfak eşyaları, ilaçlar ve kişisel eşyaların bulunduğu odada yaşamlarını sürdürmeye çalışan üç kadın, sağlıklı bir yaşam ortamından uzak şekilde hayat mücadelesi veriyor.

KAHVALTILARI AKŞAM YEMEĞİNDEN KALANLAR

Gıda konusunda da ciddi sıkıntılar yaşadıklarını söyleyen Canan Çınar, akşam yemeklerini Biz Bize Yeteriz Derneği’nin desteğiyle karşıladıklarını belirtti.

“Kahvaltı ayrıca yapmıyoruz. Akşam ne kalırsa sabah onu yiyoruz. Bazen sadece çay içerek günü geçirdiğimiz oluyor. Kazancımız hep günü kurtarmaya yetiyor. Bir sonraki günü nasıl geçireceğimizi düşünmekten yorulduk” diye konuştu.

Ailenin mutfağı çoğu zaman veresiye defteri sayesinde dönüyor. Market alışverişi yapacak imkânları olmadığını söyleyen Kadriye Çınar, temel gıda ihtiyaçlarını mahalle bakkalından veresiye alarak karşılamaya çalıştıklarını anlattı.

“Bakkaldan veresiye alıyoruz. Maaş geldiğinde önce oraya olan borcumuzu ödüyoruz. Sonra yine para bitiyor. Sürekli aynı döngünün içindeyiz. Bir türlü rahat nefes alamıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ailenin yaşadığı evde güvenlik konusunda da ciddi sorunlar bulunuyor. Evin dış kapısının kolunun kırık olduğunu söyleyen aile üyeleri, kapıyı kilitlemekte zorlandıklarını belirtti. Özellikle evde yaşlı ve hasta bireylerin bulunması nedeniyle geceleri tedirgin olduklarını ifade eden aile, güvenlik endişesiyle yaşadıklarını anlattı.

Kadriye Çınar, “Kapının kolu kırık. Kapatıp kilitlemekte zorlanıyoruz. Gece olunca korkuyoruz. Evde yaşlı annem var, kızım var. İnsan kapısını güvenle kapatıp uyumak istiyor ama biz her gece acaba bir şey olur mu diye düşünüyoruz” dedi.

Daha önce yaşadıkları mahallede komşularının kendilerine destek olduğunu söyleyen Çınar, taşındıkları bölgede ise yalnız kaldıklarını ifade etti.

Evde bulunan eşyaların çoğunun kendilerine ait olmadığını anlatan Çınar, “Evdeki koltuklar dışında hiçbir eşya bizim değil. Koltuklar da sağlam değil. Ayakta durabilmeleri için altlarına taş koyduk. Hayatımız böyle geçiyor” dedi.

Sağlık sorunları, işsizlik, borç yükü ve yetersiz yaşam koşulları arasında yaşamlarını sürdürmeye çalışan Emine Bakır, Kadriye Çınar ve Canan Çınar, tek isteklerinin düzenli bir gelir elde ederek insanca yaşayabilecekleri şartlara kavuşmak olduğunu söylüyor. Üç kadın, küçük evlerinde her gün yeni bir mücadele verirken, kendilerine uzanacak bir yardım elini bekliyor.

bottom of page