top of page

23 NİSAN KUTLAMASI MUHTEŞEMDİ

Tebrikler sayın kaymakamım, tebrikler sayın tümen komutanım, tebrikler sayın ilçe milli eğitim müdürüm ve tüm ilkokul-ortaokul müdürümüz ve tüm beden eğitimi öğretmenleri ve sayın Lüleburgaz Belediye Başkanım…

Bir bayram ancak bu kadar güzel kutlanırdı. Ve de öylede oldu.

Oysa bu bayramın kutlanması beni oldukça şaşırttı. Öyle ya bir ara ben beden eğitimi öğretmeniyken yasaklanmıştı.

Kutlanacağını duyduğum zaman heyecanlandım. Sahaya adım attığımda emekli olmadığım zaman ki yıllar aklıma geldi ve sanki bende bu gösterinin bir parçası olarak hissettim.

Atamızın çocuklara bir armağanıdır 23 Nisan.

Çocuklarımızın gelecekteki bayramlarda daha güzel, daha heyecanla ve daha renkli geçmesi en büyük temennimdir.

Atam, çocuklara, gençlere bu bayramları her geçen yıllarda bu ülkenin düşman işgalinden nasıl kurtulduğunun bir göstergesidir.

Çocuk-genç-üniversiteli-asker ülkemizin ilim-bilimde dünya ülkeleri ile boy ölçülmesi için çok çalışması bizlere yaptığı savaşlar ve konuşmalarında daima yurdumuzu sevmeyi, çok çalışması can-ı gönülden arzu etmektedir.

Arzum, tüm bayramların aynı heyecanla kutlanmasını bizzat Atatürk özellikle kutlamanın mutlaka olmasını tüm konuşmalarında özellikle büyük bir istek ve arzu ile mutlaka kutlamaların olmasını istemektedir.

Hele bayram kutlamalarında öğrencilerin ellerinde kırmızı bayrakların çokluğu, çocuklara Atatürk’ü tanımalarını, sevmelerini ve onun izinde gitmelerini ve vatanının tüm kötülüklerden korumanın can pahasınada olsa canımızı gelecek nesillere ‘cumhuriyeti biz kurduk, siz gençler de bunu daha yükseklere taşımasını istemektedir.’

Ne Mutlu Türküm diyene…

OYLAR NEREYE GİDER

1954 seçimlerinde oyunu kullandıktan sonra, köylü seçmen geri döner.

“Ben pusulamı geri istiyorum”

“Geri verilmez, niçin istiyorsun?”

“Adres yazacağım”

“Adres yazılır mı be adam!”

“Geçen seçimde adresi yazmadık, oylar başka partiye gitti de…”

OY GÖZÜNİ SEVDUĞUN ATİ…

Temel bir gün İstanbul’da hipodroma at yarışı yapıldığını görünce nasıl oynandığını öğrenir ve müşterek bahse girer. Yarış başlar.

Temel’in üzerine oynadığı at en sondadır ama o yine neşelidir.

Kaybetmiş olan yürek ezikliğiyle şöyle der; “oy gözünü sevduğumun atına bak. At deduğun ha böyle olur, bakın bütün atları nasıl katarlayi (kovalıyor).

DUVARDAKİ OTOBÜS

Tımarhanedeki doktorlar delilere seviye testi yapacaklarmış.

Bir duvara otobüs resmi çizmişler.

Doktor; “herkes otobüse binsin, demiş.”

Bütün deliler duvara atlamış, tek bir deli atlamamış.

Sormuşlar; “sen niye binmedin?”

Deli; “otobüs çok doldu ben taksiyle gideceğim” demiş…

HAVLAYAN KÖPEK

Adam komşusunu ziyarete gelmiş. Bahçe kapısını açarken havlayan köpeği görünce korkup durmuş. Yoldan geçen bilgiç biri; “Korkma” demiş “bir atasözü vardır: havlayan köpek ısırmaz”

Adam çekine çekine sormuş; “iyi ama, ya köpek bu atasözünü bilmiyorsa”

3 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page