top of page

200 bin ağaç tehlikede!

Milletvekili Gündoğdu Bakan Kurum’a sordu

CHP Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, Kırklareli’nin Vize ilçesinde planlanan 52 türbinlik RES projesine ilişkin ÇED kararının mahkemece iptal edildiğini hatırlatarak, yaklaşık 200 bin ağacın kesileceği iddiaları ve ekosisteme olası zararlar konusunda Murat Kurum’a yazılı soru önergesi verdi.

CHP Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, Kırklareli ve Trakya bölgesinde planlanan rüzgâr enerji santrali (RES) projelerine ilişkin iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Gündoğdu, sorularının Murat Kurum tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını talep etti.

Gündoğdu, eşsiz doğal zenginliklere sahip Kırklareli ve Trakya’da bir yandan biyolojik çeşitliliğin korunması için uluslararası sözleşmeler imzalanıp milyonlarca liralık harcama yapılırken, diğer yandan taş ve maden ocakları, termik santral ve RES projelerine “ÇED Gerekli Değildir” raporlarıyla izin verildiğini ifade etti.

Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Kömürköy, Akpınar, Okçular ve Evrenli köyleri ile Çakıllı beldesi mevkiinde yapılması planlanan 52 adet RES tribününe ilişkin olarak, Bakanlığın Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından verilen 01/06/2024 tarih ve 7710 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının bilirkişi raporları doğrultusunda iptal edildiğini hatırlatan Gündoğdu, 07/11/2025 tarihinde kararda hukuka uyarlık bulunmadığına hükmedildiğini belirtti.

Bilirkişi raporunda, planlanan ve mevcut RES’lerin tüm etkileri değerlendirildiğinde söz konusu köylerde yaşayan halkın endişelerinin haklı olduğunun açıkça ifade edildiğini aktaran Gündoğdu, şu soruları yöneltti:

Projede 190 bin 450 adet ağacın kesilerek işe başlanacak olmasına rağmen üretimin nasıl “çevre dostu” olarak nitelendirildiğini soran Gündoğdu, rüzgâr türbinlerinin buharlaşmayı artırması nedeniyle tarımsal üretime olası olumsuz etkilerin nasıl ortadan kaldırılacağını gündeme getirdi. Tarım alanları, orman alanları ve mera alanlarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Gündoğdu, bilirkişi raporunda tarımsal üretimin zarar göreceği ve bölge halkının olumsuz etkileneceğinin açıkça belirtilmesine rağmen iş ve işlemlerin neden devam ettiğini sordu.

Jeoloji-Hidrojeoloji Mühendisliği açısından bilirkişi raporunda yeraltı ve yüzey sularının korunmasına azami önemin gösterildiğinin tespit edilmediğini ve bu nedenle “ÇED Olumlu” kararının uygun bulunmadığının açıkça belirtildiğini ifade eden Gündoğdu, buna rağmen projenin neden durdurulmadığını da Bakan Kurum’a yöneltti.

Ayrıca bilirkişi raporunda yaklaşık 200 bin ağacın kesilmesinin ekosistemi bozacağı, kuşlar ve diğer canlıların zarar görebileceği, toprak erozyonu, su döngüsü ve mikro klima değişiklikleri yaşanabileceği, yerel halkın geçim kaynaklarının etkilenebileceği, biyolojik çeşitliliğin tehdit altında kalacağı, göç yollarının bozulabileceği ve orman yangını riskinin artabileceğinin açıkça belirtildiğini kaydeden Gündoğdu, projenin devamı halinde ortaya çıkabilecek telafisi mümkün olmayan zararların nasıl giderileceğini sordu.

bottom of page