Öğretmenler gelecekten kaygılı!
Eğitim Sen Kırklareli Şube Başkanı Okan Balcı, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada öğretmenlerin ekonomik, sosyal ve mesleki sorunlarına dikkat çekti. Balcı, öğretmenlerin güvenceli istihdam, insanca ücret, mesleki özerklik ve demokratik eğitim taleplerinin karşılanması çağrısında bulundu.

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, UNESCO ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 1966 yılında kabul ettiği Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nın 60’ıncı yılında kutlanıyor. Eğitim Sen Kırklareli Şube Başkanı Okan Balcı, günün öğretmenlerin haklarını ve mesleğin geleceğini değerlendirmek açısından önemli olduğunu belirtti.
Balcı, Türkiye’de öğretmenlerin ekonomik kayıpların yanı sıra ağır iş yükü, güvencesiz istihdam, idari baskılar, şiddet, liyakat sorunları ve sürekli değişen eğitim politikalarıyla karşı karşıya olduğunu savundu.
“ÖĞRETMENLİK MESLEKİ ÖZERKLİK GEREKTİRİR”
Öğretmenliğin yalnızca kendisine verilen programı uygulamak olmadığını belirten Balcı, öğretmenlerin öğrencilerinin ihtiyaçlarına göre pedagojik kararlar verebilen ve eğitim sürecinde söz sahibi olan eğitim emekçileri olduğunu ifade etti.
Eğitim sisteminin merkeziyetçi ve piyasa odaklı bir yapıya dönüştüğünü ileri süren Balcı, öğretmenlerin mesleki özerkliğinin daraltıldığını, iş yüklerinin arttığını ve ekonomik koşullarının zorlaştığını söyledi.
“ÖĞRETMENLER YOKSULLAŞTIRILIYOR”
Öğretmen maaşlarının yaşam maliyeti karşısında eridiğini savunan Balcı, kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi farklı istihdam biçimlerinin aynı işi yapan eğitim emekçileri arasında eşitsizlik oluşturduğunu belirtti. Balcı, tüm öğretmenlerin kadrolu ve güvenceli istihdam edilmesini, eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanmasını istedi.
Kariyer basamaklarının öğretmenler arasında rekabet ve ücret farklılıklarını artırdığını da savunan Balcı, öğretmenliğin unvan yarışından ziyade ortak mesleki bilgi, deneyim ve dayanışma temelinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
ÖĞRETMEN AÇIĞI TARTIŞMASI
“Türkiye’de öğretmen açığı yok” yönündeki açıklamaların sahadaki gerçekliği yansıtmadığını ileri süren Balcı, ücretli öğretmenlik, geçici görevlendirmeler ve bazı branşlardaki öğretmen ihtiyacına dikkat çekti. Öğretmen ihtiyacının il, ilçe, okul ve branş bazında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Eğitim Sen’in 6. Demokratik Eğitim Kurultayı kapsamında yaptığı araştırmaya da değinen Balcı, 1.091 öğretmenin katıldığı çalışmada öğretmenlerin iş tatmininin 5 üzerinden 2,37 düzeyinde kaldığını, öğretmenlerin yüzde 74’ünün mesleğe ilişkin duygu durumlarının zaman içinde olumsuza döndüğünü aktardı.
Öğretmen adaylarına yönelik araştırmada ise katılımcıların yüzde 73’ünün imkânı olsa başka bir fakültede okumak istediğini, yüzde 93’ünün Millî Eğitim Akademileri yerine eğitim fakültelerinin güçlendirilmesini daha doğru bulduğunu belirtti.
TALEPLERİNİ SIRALADI
Balcı, Eğitim Sen olarak öğretmenlerin yoksulluk sınırının üzerinde ücret almasını, kadrolu ve güvenceli istihdamın esas alınmasını, mesleki özerkliğin güvence altına alınmasını ve öğretmenlerin eğitim politikalarında söz sahibi olmasını talep ettiklerini söyledi.
Bunun yanı sıra eğitimde piyasalaştırma ve dinselleştirme politikalarından vazgeçilmesi, eğitim fakültelerinin güçlendirilmesi, öğretmen adaylarının güvenceli ve adil bir sistemle mesleğe başlaması, okullardaki şiddet ve mobbinge karşı önlem alınması, kadın eğitim emekçilerinin karşılaştığı ayrımcılıkların giderilmesi, ücretsiz kamusal kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu.
Balcı, KHK’lerle görevlerinden ihraç edilen eğitim ve bilim emekçilerinin de görevlerine iade edilmesini istedi.
“ÖĞRETMENİN GELECEĞİ TOPLUMUN GELECEĞİDİR”
Öğretmenlerin çalışma koşullarının doğrudan öğrencilerin eğitim koşullarını etkilediğini belirten Balcı, öğretmenlerin hakları için mücadelenin aynı zamanda çocukların eğitim hakkı ve toplumun geleceği için mücadele anlamına geldiğini söyledi.
Balcı, “Öğretmenlerin yalnızca sorunlarının konuşulduğu değil, haklarının güvence altında olduğu; ekonomik kaygı yaşamadan çalışabildiği ve eğitim politikalarında söz sahibi olduğu bir sistem için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.



