top of page

MEVLANA’NIN SÖZLERİ

Akıl, aşkın şerhinde çamura batmış merkep gibi aciz kaldı.

Aşkında aşıklığında hakikatini söyleyecek yine aşktır.

Sen aşık olmadıysan, sevgi nedir bilmiyorum.

Yürü git, ot otla, eşeksin sen.

Aşkta büyüklük küçüklük yoktur, gerçek aşkta ise aşık zaten baştan kabullenmiştir, bilmiştir haddini. O yüzden aşk denizinde sadece bilinir ve her şeyi içine alan okyanusa kavuşmak  hedeflenir peki gerçek aşk nedir? Bizce gerçek aşk, insan ruhunun Allah’a ulaşma hasretidir.

Aşk öyle bir duygudur ki; “bilen söylemez, söyleyen bilmez.”

Yunus’a “aşk nedir?” diye sorulduğunda, cevabı “ben ol ki bitesin” olmuştur. Tıpkı ölümün nasıl olduğunun bilinmemesi gibi, “tatmayan bilemez…”

Etrafımızdaki her şeyin, anlasak da anlamasak da kabul etsek de etmesek de birbiriyle bağlantılı olduğu, birbirini etkilediği bir dünyada yaşıyoruz. Kelebeğin kanat çırpınışının başka bir yerde bir fırtınaya sebep olabileceği, hiçbir şeyin rastlantısal olmadığı, tümden gelip yine tüme varımın yaşanacağı yerdeyiz. Süreçler, olaylar, yaşanan hayatlar ve hepsinin geri dönüşümü…” fenomenin bu kadar basit mi? Diyeceklere kavramlar içinde boğulan, kendi oluşturdukları kuyulardan çıkmayan bir yere kadar gelip sonunu getiremeyenleri görmelerini ve başka bir çıkar yol bulmalarını tavsiye ederiz. Yaşanan ve yaşanılacak süreçler, sonrasında tahvil… ister buna Vahdet’ten kesrete deyin, ister tümden gelip tüme varım deyin, fark etmiyor, sonuç değişmiyor.

Hiçbir varlıkla kıyaslanamayacak kadar değerli olduğumuzu fark edip, bilgiyle aşkla yürümekten ‘yol da olmaktan başka çaremiz var mı?’

Aksini düşünürsek gelişimimizi tamamlayamadan bizden istenene varamadan yolu bitirmiş oluruz.

Hayat bizim, karar alan ve uygulayan da bizleriz. Sonucuna iyi veya kötü bir cümle duymuştum, aktarmak isterim; ‘Şam yolunda merkep izi aranmaz’ bu söz alemi yeniden gerek olmadığını hatırlatır bize.

Daha önce yaşanmış, karar vermiş ve bu kararları uygulamış kişilerin hikayelerinin aktarıldığı bu derlemenin sürecin daha iyi verimli geçirilmesinde, daha güvenli ve hızlı yol alınmamasında katkısı olursa ne mutlu bize. Viraneleri şahane yerlere dönüştüren aşkı yaşamanız ve aşık olarak varmanız dileğiyle…

KARADUTUM

Karadutum, çatal karam, çingenem

Nar tanem, nur tanem, bir tanem

Ağaç isem dalımsın salkım saçak

Petek isem balımsın

Günahımsın

Vebalimsin

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan

Yoluna bir can koyduğum

Gökte ararken yerde bulduğum

Karadutum, çatal karam, çingenem

Daha ne olacaktın bir tanem

Gülen ayvam, ağlayan narımsın

Kadınım, kısrağım, karımsın

Bedri Rahmi Eyüboğlu

Sevmeye adanmış bir yaşam

‘Ey sanat! Seni bana musallat ettiler. Eğer ben de seni başkalarına musallat etmezsem, yuh olsun!’

SENİ ARADIM

Seni aradım bu gece, ellerini, kokunu, tenini, seni aradım. Yalnızlığa ilk defa isyan ettim. Aslında öyle kalabalıktı ki buralar ama yine de seni aradım işte. Özledim seni, bu hasret dayanılmaz oldu. Gelişini bekledim, her gün aynı heyecanla hazırlandım, tıpkı sana gelir gibi. Telaşla koştum yollarda geç kalmamak için. Yüzümdeki gülücükleri saçarak geliyordum. İlk günümüz gibi.

Kaçtım uzaklaştım bu her yerde hatırası olan şehirden, ben o şehri sen varsın diye seviniyordum. Gittim şimdi, arama dedin ya bana, her seferinde ellerim telefona gitti. Korktum belki açmazsın nitekim 20 defadan fazla ettim telefonla.

Sırf bir kere olsun sesini duyayım diye… hey hat! Telefonu bile açmadın.

Özledim hem de çok özledim! Ben dayanamıyordum ki bir gün bile ayrı kalmaya, dargın olmaya.

Buna nasıl dayanılır diye düşündüm, düşündüm, durdum ama çaresi yok işte, özlemekten vazgeçemedim. Yine bu gece bir ateş düştü yüreğime, saatlerce seni düşündüm, belki yine gelirsin diye bekledim, yine saatler geçmek bilmese de…

 

 

3 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page