top of page

Lüleburgaz'dan dev hedef!

“120 kilodan zirveye”

120 kiloyla başladığı değişim yolculuğunu azmiyle başarı hikâyesine dönüştüren Lüleburgazlı Nazlı Çolak, şimdi Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonası'na katılmaya hazırlanıyor. Kentten bu organizasyonda yarışacak ilk kadın sporcu olmaya hazırlanan Çolak, milli takım seçmelerini geçerek İspanya'daki Dünya Şampiyonası'na uzanmayı hedefliyor.

Lüleburgaz’da 10 yıldır düzenli spor yapan 35 yaşındaki Nazlı Çolak, Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonası’nda yarışmaya hazırlanıyor.

120 kilo ile başladığı fitness serüveninde kendi çabasıyla 98 kiloya kadar düşen, ardından vücut geliştirmeye yönelen Çolak, bugün 56 kiloluk kaslı ve güçlü fiziğiyle Türkiye şampiyonluğu ve milli takım seçmeleri için gün sayıyor.

Lüleburgaz’dan Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonası’na katılacak ilk kadın sporcu olmaya hazırlanan Çolak, 25-30 Ağustos tarihleri arasında İstanbul Yenikapı’da düzenlenecek şampiyonada Bodyfitness kategorisinde mücadele edecek. Şampiyona, aynı zamanda ekim ayında İspanya’da gerçekleştirilecek Dünya Şampiyonası için milli takım seçmeleri niteliği taşıyacak.

Türkiye’den yaklaşık 25 sporcunun İspanya’daki Dünya Şampiyonası’na götürülmesi beklenirken, Çolak da Trakya’dan bu önemli organizasyona uzanan yolculuğun bir parçası olabilmek için çalışmalarını sürdürüyor.

120 KİLODAN 56 KİLOYA

Fitnessa ilk başladığında hedefinin yalnızca kilo vermek olduğunu söyleyen Nazlı Çolak, yıllar içinde bu hedefin çok daha büyük bir tutkuya dönüştüğünü belirtti.

Çolak, “Fitnessa ilk başladığımda amacım kilo vermekti. 120 kiloyla başladım. Kendi çabalarımla 98 kiloya kadar düştüm. Daha sonra bu spora olan ilgim ve vücudumu geliştirme isteğim arttı. Şimdi 56 kiloyum. Boyum 1.58. Yani bu noktaya gelmek bir anda olmadı. Bunun arkasında 10 yıllık bir emek var” dedi.

Şu anda Suat Yılmaz Fitness Center’da çalışmalarını sürdüren Çolak, vardiyalı sistemde fabrikada çalışmasına rağmen antrenmanlarından taviz vermiyor. Normal dönemlerde salonda 3-4 saat çalışan Çolak, yarışma hazırlığı sürecinde ise yaklaşık 2 saatlik antrenmanların yanı sıra ağır kardiyo çalışmalarını da sürdürüyor. Vücut geliştirme sporunun yalnızca salonda geçirilen birkaç saatten ibaret olmadığını vurgulayan Çolak, hayatının tamamını bu disipline göre planladığını söyledi.

“Vücut geliştirmenin bir saati yok. 24 saat bu disipline uymak zorundasınız. Günde 5-6 öğün yemek yiyorum. Ne yiyeceğim, ne kadar su içeceğim, ne kadar tuz alacağım belli. Beslenme çok teferruatlı. İnsanların düşündüğü gibi sadece salona gidip ağırlık kaldırmıyorsunuz. Yarışma döneminde her şey hesaplı olmak zorunda” ifadelerini kullandı.

Gluten hassasiyeti ve gıda intoleransı olmasına rağmen beslenme programını büyük bir disiplinle sürdürdüğünü belirten Çolak, yarışma hazırlığının en zor bölümünün beslenme olduğunu söyledi.

“Bu iş kolay değil. Yarışma süreci gerçekten çok zor. Antrenman yapmak beni zorlamıyor. Kendimi buna adadım. Ancak beslenmeyi bu şekilde sürdürmek çok zor. Yasakların dışına çıkmamanız gerekiyor. Bazen insanı gerçekten zorlayan noktalar oluyor. Ama ben bunu istiyorum ve bu nedenle devam ediyorum” dedi.

GÜNDE 3 BİN LİRAYA YAKIN MASRAF

Yarışma hazırlığının fiziksel olduğu kadar maddi açıdan da büyük bir yük getirdiğini dile getiren Çolak, gıda ve supplement gibi giderleriyle birlikte günlük harcamalarının yaklaşık 3 bin liraya ulaştığını söyledi.

Çolak, “Vücut geliştirme ciddi anlamda masraflı bir spor. Gıdalar, supplementler ve yarışma hazırlığında kullanılan diğer ürünler derken her gün önemli bir bütçe ayırmanız gerekiyor. Neredeyse günlük 3 bin liraya yakın bir masrafım oluyor. Vücut geliştirmede çok fazla devlet desteği olmadığı için sporcuların çoğu bütün bu masrafları kendi cebinden karşılıyor. Ayrıca uluslararası bir başarı ile dönseniz bile bu ödüllendirilmiyor. Ben de kendi imkanlarımla yarışmaya hazırlık sürecini yürütüyorum” diye konuştu.

Düzenli olarak kan testi yaptırdığını ve doktor kontrollerinden geçtiğini belirten Çolak, bu sürecin sağlık kontrolleriyle birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

“Her ay düzenli olarak kan testi veriyorum, doktora gidiyorum. Bu sporun bilinçli ve kontrollü yapılması gerekiyor. İnsanlar bazen dışarıdan bakarak yorum yapıyor ama düzenli beslenen bir sporcu, birçok insandan daha sağlıklı beslenebiliyor. Ben de sağlık kontrollerimi aksatmıyorum” dedi.

KENDİ KATEGORİSİNE UYGUN OLMAYAN KATEGORİDE YARIŞACAK

Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonası’nda soft, bikini, wellness ve bodyfitness gibi farklı kategorilerde yarışmalar düzenlenecek. Kadınlarda sert vücut geliştirme kategorisine yeterli katılım olmadığı için bu kategorinin açılmadığını belirten Çolak, fiziksel yapısı itibarıyla bu kategoriye daha yakın olduğunu ancak Bodyfitness kategorisinde yarışacağını söyledi.

Çolak, “Benim vücut yapım aslında sert vücut geliştirme kategorisine daha uygun. Ancak kadın katılımcı sayısı az olduğu için bu kategori açılmadı. Ben de Bodyfitness kategorisinde yarışacağım. Açıkçası kendime tam anlamıyla uygun olmayan bir kategoride yarışacağım için biraz risk alıyorum. Ama bu benim için önemli bir deneyim olacak” ifadelerini kullandı.

Çolak’ın 5 yıldır koçluğunu yapan Yıldıray Demirelli ise öğrencisinin fiziksel gelişiminin uzun yıllara dayandığını ve yarışmaya yalnızca son iki ayda hazırlanmadığını söyledi.

Demirelli, “Nazlı çoğu erkekten daha ağır çalışıyor. Çok kısa bir zamanda müsabakaya hazırlanacak kadar yol kat etti. Aslında o şu anda yarışma hazırlığına yeni başlamış biri değil. Zaten normal spor hayatında da yarışmacı gibi çalışıyordu. Suat Yılmaz hocamla birlikte Nazlı’ya ‘Neden yarışmalara hazırlanmıyorsun?’ diye sorduk. Biraz da biz direttik ve yarışmaya katılması için ikna ettik. Çünkü zaten o formda çalışıyordu” dedi.

Çolak’ın son iki aydır profesyonel anlamda yarışmaya hazırlandığını ancak son 5 yıldır ağır antrenman yaptığını belirten Demirelli, ilk kez bir kadın sporcunun koçluğunu üstlendiğini söyledi.

“İlk defa bir kadın sporcuya koçluk yapıyorum. Nazlı yarıştıktan sonra Türkiye’de bir şeylerin değişeceğini düşünüyorum. Çünkü onun vücut yapısına uygun kategorilerin de zaman içerisinde daha fazla gündeme geleceğine inanıyorum. Şu anda erkeklerle yarışabilecek seviyede bir çalışma disiplinine sahip. Bu yarışma için net bir hedef koyamadık. Çünkü kategorisine uygun bir yarışmacı değil, aslında çok daha fazlası. Ancak jürilerin bunu değerlendireceğini düşünüyorum. Nazlı’nın vücut yapısı bu. Ona güveniyorum. Çok başarılı ve çok hırslı” diye konuştu.

“BÜTÜN ANTRENÖRLER BENİ REDDETTİ”

Çolak’ın bu noktaya gelmesinde önemli rol oynayan isimlerden biri de 5 yıldır birlikte çalıştığı koçu Yıldıray Demirelli oldu. Çolak, vücut geliştirmeye başladığı dönemde birçok antrenörle çalışmak istediğini ancak kadın olduğu için çeşitli gerekçelerle reddedildiğini söyledi.

“Daha önce birçok spor salonuna gittim. Vücut geliştirme konusunda çok sayıda antrenör aradım ama beni kabul eden olmadı. Yıldıray hocamı ilk duyduğumda onunla çok çalışmak istedim. Benim gelişimime yardımcı olabilecek bir isim olduğunu düşündüm. Başlarda o da beni sürekli reddetti. Bana ‘Nazlı, daha önce bir kadınla vücut geliştirme çalışmadım. Bu imkansız’ dedi. Ama ben çok ısrarcı oldum. Israr etmeye devam ettim. Sonuçta bugün geldiğimiz nokta ortada” ifadelerini kullandı.

Çolak’ın yalnızca kendisi için değil, kendisini takip eden diğer kadınlar için de örnek olduğunu belirten Çolak, “Beni görüp vücut geliştirmeye başlayan kadınlar olduğunu biliyorum. Salonda beni gören insanlar yanıma geliyor. Bu benim için çok güzel bir şey. Başka kadınların da ‘Ben de güçlü olabilirim’ demesini istiyorum” dedi.

“BİR KADININ VÜCUDUNUN BÖYLE OLABİLECEĞİNİ KABULLENEMİYORLAR”

Kaslı fiziği nedeniyle zaman zaman ağır eleştirilere maruz kaldığını söyleyen Çolak, artık insanların yorumlarını önemsememeye çalıştığını belirtti.

“Çok kez kötü sözlere maruz kaldım. İnsanlar bir kadının vücudunun da bu hale gelebileceğini kabullenemiyor. Bir kadın mutlaka zayıf, küçük ve narin olmak zorunda değil. Ben kendimi böyle seviyorum. Artık kim ne derse desin kulağımı tıkıyorum. İşi bilen insanlardan zaten güzel sözler duyuyorum. Bu da bana yetiyor” dedi.

Salonda yaşadığı bir anıyı da paylaşan Çolak, “Bir gün bir erkek kardeşimiz yanıma gelip ‘Abla, erkeğe benziyorsun’ dedi. Ben de ona ‘Sen niye benzemiyorsun?’ dedim ve aynayı gösterdim. Çünkü insanların kadın ve erkek vücudu konusunda kafalarında bazı kalıplar var. Ben bu kalıpların dışına çıkıyorum. Bundan da rahatsız değilim” diye konuştu.

Çolak, kadınların vücut geliştirme konusunda sahip olduğu önyargıları da kırmak istediğini belirterek, “Diğer kadınlar ‘Ben çok büyük olmayayım, fit olayım’ diye düşünüyor olabilir. Ben ise ‘Ben büyük olayım’ diyorum. Bu da bir tercih. Güçlü olmak, kaslı olmak ve büyük bir vücuda sahip olmak bir kadın için de mümkün” ifadelerini kullandı.

HEDEF: TRAKYA’DAN DÜNYA ŞAMPİYONASI’NA

Ağustos ayında İstanbul Yenikapı’da gerçekleştirilecek Türkiye Şampiyonası’nda mücadele edecek olan Nazlı Çolak, yarışmanın ardından milli takım seçmelerinde şansını deneyecek. Türkiye şampiyonasının, ekim ayında İspanya’da düzenlenecek Dünya Vücut Geliştirme Şampiyonası için milli takım seçmesi niteliğinde olması, yarışmanın önemini daha da artırıyor.

Çolak’ın en büyük hedefi ise Trakya’dan bir sporcunun dünya sahnesine çıkabilmesi.

Çolak, “Güzel dereceler alıp ‘Trakya’dan da kadın bir yarışmacı çıktı’ densin istiyorum. Lüleburgaz’dan bu alanda yarışan ilk kadın olmak benim için önemli. Umarım benden sonra başka kadınlar da bu spora yönelir. Benim yaşadığım zorlukları yaşamasınlar. Kendilerine uygun bir kategori bulabilsinler ve bu spora daha fazla kadın katılsın” diye konuştu.

Yarışma sürecinde sosyal medyaya da ara verdiğini belirten Çolak, bu kararı olumsuz eleştirilerden uzak kalmak için aldığını söyledi.

“Şu anda tamamen yarışmaya odaklanmak istiyorum. Sosyal medyada sürekli insanların yorumlarıyla karşılaşmak istemiyorum. Olumsuz eleştirilerden uzak durmak benim için daha iyi. Şu an tek düşüncem antrenmanlarım, beslenmem ve yarışmaya hazırlanmak” dedi.

Suat Yılmaz, Nazlı Çolak’ın çalışma disiplininin ve azminin yalnızca yarışma dönemine özgü olmadığını belirterek, “Nazlı çok hırslı ve azimli bir sporcu. Pazar günleri bile gelip benden salonun anahtarını alıp kendi başına antrenman yaptığını biliyorum. Çoğu insan için pazar günü dinlenme günü olabilir ama Nazlı için antrenman yapmadığı bir gün neredeyse yok. Bazen salonda saatlerce çalışıyor. Kendisine bir hedef koyduğu zaman o hedefe ulaşmak için elinden gelenin fazlasını yapıyor. Bu yarışmaya da sadece birkaç aylık bir hazırlıkla gelmedi. Yıllardır bu disiplinin içinde. Son iki aydır yarışma odaklı profesyonel bir hazırlık yürütüyor olabilir ancak onun temelinde yıllardır süren ağır ve düzenli bir çalışma var. Nazlı’nın en büyük özelliği, ne kadar zorlanırsa zorlansın bırakmaması. Bu nedenle Türkiye Şampiyonası’nda elinden gelenin en iyisini yapacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Nazlı Çolak, bir yandan vardiyalı sistemde çalışmaya devam ederken diğer yandan her gün saatlerce antrenman yapıyor, 5-6 öğünlük beslenme programını sürdürüyor ve düzenli sağlık kontrollerinden geçiyor. 120 kilo ile başladığı yolculuğunu 56 kiloluk güçlü bir fiziğe dönüştüren Çolak, şimdi Lüleburgaz’dan Türkiye ve dünya sahnesine uzanacak yeni bir başarı hikayesi yazmak için gün sayıyor.

bottom of page