Kaza hayatını değiştirdi
- Özlem KARAKOYUN

- 14 Nis
- 2 dakikada okunur
Lüleburgaz’da pazar yerleri ve çarşıda seyyar tezgahıyla satış yapan 48 yaşındaki Soner Özmen, geçirdiği iş kazasının ardından değişen hayatını yaklaşık 25 yıldır sokakta kurduğu emeğiyle sürdürüyor. Pamuk şeker, bardakta mısır ve patates çubuğu satışı yapan Özmen, hem geçimini sağlıyor hem de halkla iç içe olmanın kendisine mutluluk verdiğini söyledi.


Lüleburgaz’da pazar yerleri ve çarşıda seyyar tezgahıyla satış yapan 48 yaşındaki Soner Özmen, geçirdiği iş kazasının ardından değişen hayatını yaklaşık 25 yıldır sokakta kurduğu emeğiyle sürdürüyor. Pamuk şeker, bardakta mısır ve patates çubuğu satan Özmen, yaz kış demeden çalışarak geçimini sağlıyor.
Tekstil sektöründe operatör olarak çalışan Soner Özmen’in hayatı, 2000’li yıllarda geçirdiği iş kazasıyla birlikte tamamen değişti. Elinden yaralanan Özmen’in eski mesleğine dönemediği, bu süreçte fabrikalarda da yeniden iş bulamadığı ve yaşamını farklı bir yönde kurmak zorunda kaldığını söyledi.
Kazanın ardından başlayan süreci anlatan Soner Özmen, yaşadığı zorlukları şu sözlerle dile getirdi:
“Ben aslında tekstilde operatördüm. Yıllarca fabrikada çalıştım, düzenim vardı. Sonra bir kaza geçirdim. Elimden yaralandım. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Eski işime dönemeyeceğimi anlayınca çok zorlandım. Fabrikaya da geri dönemedim. Bir süre ne yapacağımı bilemedim. Hayat bir anda değişti.”
Bu süreçte ilk olarak pamuk şeker arabasıyla sokakta satış yapmaya başladığını belirten Özmen, işin zamanla büyüdüğünü şu ifadelerle anlattı:
“Başta sadece pamuk şeker vardı. Arabam küçük bir şeydi. O zaman ‘bir deneyim’ gibi başlamıştım aslında. Ama insanlar ilgilendi. Çocuklar sevdi, aileler aldı. Sonra dediler ki ‘başka şeyler de olsa iyi olur.’ Ben de düşündüm, araştırdım. Büyük şehirlerde gördüğüm şeyleri burada denemeye başladım. Patates çubuğu, bardakta mısır derken iş biraz büyüdü.”
Zamanla seyyar tezgahının onun tek geçim kaynağı haline geldiğini ifade eden Özmen, yaşadığı zorlukları ise şu sözlerle anlattı:
“Kolay değil. Yazın ayrı zor, kışın ayrı zor. Soğukta da çalışıyorsun, sıcakta da. Yağmurda arabayı çekmek bile zor oluyor. Ama mecbursun. Çünkü başka bir gelir yok. En zor tarafı da yalnızlık. Anne babamı kaybettim, tek başıma kaldım. İnsan bazen konuşacak birini arıyor ama yok.”
Tüm zorluklara rağmen işini bırakmadığını vurgulayan Özmen, çalışmanın kendisi için bir zorunluluktan öte yaşam biçimi olduğunu da söyledi: “Ben çalışmayı bırakmadım. Çünkü bıraksam hayat daha da zor olacak. Sokakta olmak bile bana iyi geliyor. İnsanlarla konuşuyorum, çocuklarla ilgileniyorum. Bu bile insana güç veriyor.”
Hijyen konusunda hassas olduğunu belirten Özmen, müşterilerinin geri dönüşlerini de şöyle aktardı:
“Hijyene çok dikkat ediyorum. Müşteriler ‘her şey tertemiz, çok güzel’ diyor. Bu benim için önemli. Çünkü güven olmazsa bu iş yürümüyor.”
Kısa süre önce tezgahını yenilediğini söyleyen Özmen, ürün fiyatlarını da paylaştı. Buna göre pamuk şeker ve bardakta mısır 50 TL, patates çubuğu ise 100 TL’den satışa sunuluyor.
Patatesleri özel bir yerden temin ettiğini belirten Özmen, “Patatesi yıllardır aynı yerden alıyorum. Güvendiğim için değiştirmiyorum. Tadı da iyi olduğu için müşteriler de beğeniyor” dedi.
Soner Özmen’in hayatında dikkat çeken bir diğer dönem ise radyoculuk oldu. 1990’lı yıllarda yerel radyolarda DJ’lik yaptığını anlatan Özmen, “Lüleburgaz FM, Rafyo39, Dinç FM ve Radyo Alperen’de program yaptım. Kaptan mahlasımla yayınlarım vardı, oradan da tanıyanlar çok” dedi.
O dönem büyük radyolardan teklif aldığını ancak ailesi nedeniyle kabul etmediğini belirten Özmen, “Hayalim vardı ama ailemi bırakmak istemedim. O karar hayatımı etkiledi ama pişman değilim” ifadelerini kullandı.
Hayatındaki en büyük kırılma noktalarından birinin iş kazası olduğunu söyleyen Özmen, bugün geldiği noktayı ise “yeniden kurulmuş bir hayat” olarak tanımlıyor. Lüleburgaz sokaklarında kurduğu seyyar tezgah, onun için yalnızca bir iş değil; hayata tutunma hikayesinin somut bir karşılığı olarak varlığını sürdürüyor.


