İYİ Parti’den “Asgari Ücret” tepkisi!
- Tevfik İŞÇİ

- 1 Ara
- 2 dakikada okunur
“Emek bükülmez, hak yenmez!”

İYİ Parti Lüleburgaz İlçe Başkanı Gürkan Aktuna, asgari ücret tartışmalarına ilişkin yaptığı basın açıklamasında, mevcut ekonomik koşullar altında çalışanların açlık sınırının dahi altında yaşamaya zorlandığını belirterek iktidara “gerçekçi bir zam” çağrısında bulundu.
Lüleburgaz’ın bir emekçi kenti olduğunu vurgulayan Aktuna, sanayi, tarım ve ticarette alın teri döken yüzbinlerce insanın emeğinin karşılığını alamadığını ifade etti.
Birleşik Kamu-İş’in açıkladığı güncel verilere dikkat çeken Aktuna, açlık sınırının 30.327 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 93.697 TL’ye yükseldiğini, buna karşın net asgari ücretin 22.104,67 TL’de kaldığını hatırlattı.
“AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRLARI UTANÇ VERİCİ BOYUTTA”
Aktuna açıklamasında, “Bugün, alın teriyle, fedakârlıkla memleketini ayakta tutan işçi kardeşlerimizin sesine ses olmak için söz söylemenin günüdür. Biz Lüleburgaz'da yaşıyoruz, biz bir emekçi kentiyiz! Her karış toprağımızda sanayinin, tarımın, ticaretin teri var. Ama gelin görün ki, o terin karşılığı yok sayılıyor, hakkı gasp ediliyor.
Açlık ve yoksulluk sınırları utanç verici boyutta. Hesap, kitap ortada! Birleşik Kamu-İş sendikasının açıkladığı rakamlar canımızı yakıyor. Asgari ücretin net 22.104,67 TL olduğu ve 2026 yılı zammının %15 mi 16 mı olacağı tartışılırken, açlık sınırı 30.327 TL! (Yani bir ailenin sadece karın tokluğuna yaşayabilmesi için gereken para bu)
Yoksulluk sınırı 93.697 TL! (Yani insanca, onuruna yakışır bir hayat sürmenin bedeli bu)
Daha geçen gün yeniden değerleme oranları açıklandı cezalara, harçlara, pasaport bedeline, yurtdışından getirilen telefonları açtırma bedeline %25 artış yapıldı.
Arkadaşlar devlete verilecek ceza harç vb. rakamlar geçmiş yılların enflasyon ortalamasına göre hesaplanıyor ama asgari ücrete emekli maaş zamlarına gelince Merkez Bankasının 2026 yılı enflasyon tahmini olan %16 baz alınıyor. Büyük haksızlık yapılıyor.
2025 yılında Merkez Bankası ocakta açıkladığı enflasyon tahminini şubat ayında (yani açıkladıktan 1 ay sonra) 21’den 24’e yükseltti. Kasım raporunda ise 24’ten 32’ye yükseltti. Yani alabildiğine isabetsiz enflasyon tahmini yapılıyorken bizden 2026 enflasyonunun %16 olacağına inanmamız isteniyor.” dedi.
“BU, İNSAF DIŞI BİR DURUMDUR, BU, AYIPTIR, GÜNAHTIR!”
İYİ Parti İlçe Başkanı Gürkan Aktuna, açıklamasına devam ederken, “Şimdi soruyoruz mevcut asgarî ücretin daha hesaba yatmadan alım gücünden %9 kaybettiği bir ekonomik düzende asgarî ücretle çalışan milyonlar(toplam çalışanların %40’ı), bırakın yoksulluk sınırını, resmen açlık sınırının altında yaşamaya zorlanıyor! Bu, insaf dışı bir durumdur, bu, ayıptır, günahtır!
Mesele sadece asgarî ücret zammı da değil! Mesele büyük. Milli Gelirden Emeğin Aldığı Pay sürekli eriyor! Ülkenin zenginliği artarken, bu zenginlikten işçinin, memurun, emeklinin payına düşen hep azalıyor. Sanki bir el, sürekli olarak halkın cebindeki parayı çekip alıyor.
Bize diyorlar ki, "Ekonomi büyüyor!" İyi de, o büyümeden bize ne düşüyor? Eğer o büyüme, sadece bir avuç zenginin kasasını dolduruyorsa, garibanın sofrasına et değil de dert koyuyorsa, biz o büyümeye "Dur!" deriz!
İYİ Parti olarak biz, millî gelirin adil paylaşımını savunuyoruz! Üreten ve hakça paylaşan reel ekonomiden tarafız. Emek en yüce değerdir ve teri soğumadan hakkı verilmelidir. Hakkının karşılığı sofrasında bolluk, evinde huzur olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
“İYİ PARTİ OLARAK TALEBİMİZ NET VE AÇIK!”
Aktuna, Lüleburgaz'ın İYİ insanları olarak, iktidara seslenirken şöyle devam etti:
“Asgarî ücret derhal ve gerçekçi bir şekilde yükseltilmelidir. En azından açlık sınırının çok üzerine çıkarılmalıdır.
Vergi adaleti az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalıdır. Asgarî ücretten vergi kesmek, bu emeğe haksızlıktır, bu zulümdür.
Paylaşımda adalet emeğin, millî gelirden aldığı pay acilen artırılmalı, adil bölüşüm sağlanmalıdır. "Önce millet, önce vatan, önce emek!" diyoruz.
Lüleburgaz'ın işçisi, alın terinin son damlasına kadar hakkını savunacaktır. Biz İYİ Parti olarak, onların yanında, onların sesi olmaya devam edeceğiz.”


