top of page

İşte o kahramanlar!

Lüleburgaz’da geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen geniş kapsamlı afet tatbikatında, dere yatağında suda kalan cansız bir bedene ulaşma senaryosundan köprü ayağında dikey kurtarmaya kadar birçok zorlu görevde BAKUT ekipleri, afet anında saniyelerin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. BAKUT İl Temsilcisi İbrahim Meşekıran arama kurtarma çalışmalarının perde arkasını gazetemize anlattı.






Lüleburgaz’da geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen geniş kapsamlı afet tatbikatı, gerçeği aratmayan görüntülere sahne oldu.

Özellikle dere yatağında suda kalmış bir cansız bedene yönelik gerçekleştirilen kurtarma operasyonu, izleyenlerin nefesini keserken, sahadaki profesyonellik dikkat çekti. Operasyonda aktif rol alan BAKUT ekibi, yalnızca fiziksel gücünü değil, aynı zamanda eğitim, disiplin ve tecrübesini de ortaya koydu.

BAKUT İl Temsilcisi İbrahim Meşekıran, hem bu dikkat çeken operasyonu hem de arama kurtarma faaliyetlerinin perde arkasını gazetemize tüm detaylarıyla anlattı.

Matematik öğretmeni olarak görev yapan Meşekıran, 1995 yılından bu yana doğa sporlarının içinde olduğunu, profesyonel olarak dağcılıkla ilgilendiğini belirtti. Yıllar boyunca doğada edindiği tecrübenin arama kurtarma faaliyetlerine zemin hazırladığını ifade eden Meşekıran, “1999 Gölcük depreminde bölgede bulundum. O gün gördüğüm manzaralar, insanın çaresizliğini yüzüne çarpan bir gerçekti. İyi niyetle oradaydım ama ekipmanım yoktu, yapabileceklerim çok sınırlıydı. Bu durum beni derinden etkiledi” dedi.

6 Şubat depremlerinin ise bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Meşekıran, Trakya bölgesinde arama kurtarma alanındaki eksikliği net bir şekilde gördüklerini söyledi. “Türkiye’nin birçok bölgesinde güçlü ekipler varken Trakya’da ciddi bir boşluk vardı. Bu eksikliği kapatmak için harekete geçtik” diyen Meşekıran, 29 Nisan 2023’te BAKUT’un Kırklareli yapılanmasının kurulduğunu belirtti.

Kuruluş sürecinde Lüleburgaz Belediyesi’nin ve AFAD’ın büyük destek verdiğini ifade eden Meşekıran, “Yer tahsisi, organizasyon ve eğitim süreçlerinde ciddi katkılar aldık. İtfaiye müdürümüz Ceyhun Akgöl’ün desteği bizim için çok kıymetliydi” dedi.

“LÜLEBURGAZ’DAKİ İLK ULUSAL AKREDİTE SİVİL TOPLUM KURULUŞU OLDULAR”

Kuruldukları günden bu yana yoğun bir eğitim sürecinden geçtiklerini belirten Meşekıran, haftalık düzenli eğitimlerle ekiplerini sürekli geliştirdiklerini söyledi. Bu sürecin ardından akreditasyon çalışmalarına başladıklarını ifade eden Meşekıran, “25 Mayıs’ta akreditasyon sınavını başarıyla geçerek Lüleburgaz’daki ilk ulusal akredite sivil toplum kuruluşu olduk. Şu an ilimizde Şişecam, Zorkut ve BAKUT olmak üzere üç akredite ekip bulunuyor” dedi.

Ekip yapısına da değinen Meşekıran, arama kurtarmanın sadece sahadaki ekipten ibaret olmadığını vurguladı. “Şu anda sahada aktif 36 kişiyiz. Ancak bu işin görünmeyen bir tarafı da var. Lojistik, insan kaynakları, halkla ilişkiler, sponsorluk gibi birçok alanda çalışan arkadaşlarımızla birlikte toplamda yaklaşık 45 kişilik bir yapıya sahibiz” diye konuştu.

Arama kurtarma gönüllülüğünün sanıldığı kadar kolay olmadığını vurgulayan Meşekıran, özellikle psikolojik dayanıklılığın en az fiziksel güç kadar önemli olduğuna dikkat çekti. 6 Şubat depremlerinde birçok gönüllünün ağır travmalar yaşadığını hatırlatan Meşekıran, “İnsanlar iyi niyetle geliyor ama gördükleri manzara karşısında hazır olmadıklarını fark ediyorlar. Bu yüzden biz mülakatlarda gerçekleri açık açık anlatıyoruz” dedi.

“UZUN VE ZORLU EĞİTİM SÜREÇLERİ OLUYOR”

Eğitim süreçlerinin uzun ve zorlu olduğunu belirten Meşekıran, “Bir kişiyi yetiştirmek yıllar alıyor. Eğer kişi bu işi yarıda bırakırsa hem kendi emeği hem de bizim emeğimiz boşa gidiyor. Bu yüzden baştan doğru insanlarla yola çıkmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Arama kurtarma faaliyetlerinin en kritik unsurlarından birinin ekipman olduğunu vurgulayan Meşekıran, kullanılan malzemelerin maliyetine dikkat çekti. “Basit bir karabina bile 1500-2000 TL. İlk kurulduğumuzda sadece kasklar için 120 bin lira harcadık. Ama bu ekipmanlar olmadan sahada bir şey yapmanız mümkün değil” dedi.

“GÖNÜLLÜLÜK BÜYÜK FEDAKÂRLIK GEREKTİRİYOR”

Gönüllülüğün büyük fedakârlık gerektirdiğini belirten Meşekıran, “Gece yarısı gelen bir ihbarla her şeyi bırakıp yola çıkmanız gerekiyor. Ailenizle geçirdiğiniz bir anı, bir anda görev için terk edebilirsiniz. Bu işi gerçekten hayatınızın önceliği haline getirebilecek misiniz, önemli olan bu” şeklinde konuştu.

BAKUT’un yalnızca deprem değil; yangın, sel, kayıp arama ve su üstü operasyonları gibi birçok alanda görev aldığını belirten Meşekıran, özellikle bölgede kayıp vakaları ve yangınlarda aktif rol üstlendiklerini söyledi. Pilsan’da çıkan büyük yangına 20 kişilik ekiple müdahale ettiklerini ve saatlerce sahada kaldıklarını aktardı.

Tatbikatlarda gerçeğe en yakın senaryoları uyguladıklarını belirten Meşekıran, “Son tatbikatta karada, suda, havada ve dikey kurtarmada aktif görev aldık. Köprü ayağında mahsur kalan bir kazazede senaryosunda ipli sistemlerle müdahale ettik. Bu tür çalışmalar, olası bir afete hazırlığın en önemli parçası” dedi.

Afet sahasında akreditasyonun artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğine dikkat çekiliyor. Özellikle 6 Şubat depremlerinde yaşanan kontrolsüz gönüllü akışı ve koordinasyonsuz müdahalelerin ciddi sorunlar doğurduğu hatırlatılarak, sahaya çıkan her ekibin belirli bir eğitim, disiplin ve standart donanıma sahip olması gerektiği vurgulanıyor. Akreditasyonun, yalnızca kâğıt üzerinde bir onay değil; enkaz başında kimin ne yapacağını netleştiren, zamanla yarışılan anlarda hataları ve kayıpları en aza indiren hayati bir güvenlik sistemi olduğu ifade ediliyor.

“EĞİTİM ALMAMIŞ, YETKİLİ OLMAYAN HİÇ KİMSE AFET SAHASINDA GÖREV ALAMAZ”

6 Şubat depremlerinin ardından arama kurtarma faaliyetlerinde akreditasyonun zorunlu hale geldiğini hatırlatan Meşekıran, “Artık eğitim almamış, yetkili olmayan hiç kimse afet sahasında görev alamaz. Bu, hem can güvenliği hem de koordinasyon açısından çok önemli” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara da önemli uyarılarda bulunan Meşekıran, afetlere hazırlıklı olunması gerektiğini vurgulayarak 72 saat kuralına dikkat çekti: “Bir afet anında ilk 72 saat kimsenin size ulaşamayacağını düşünerek hazırlık yapılmalı. Evlerde mutlaka afet çantası bulundurulmalı. Su, gıda, radyo, fener ve iletişim araçları hayati önem taşıyor.”

Arama kurtarma çalışmalarının en zor yönlerinden birinin de psikolojik yük olduğunu belirten Meşekıran, “Bazen çok ağır manzaralarla karşılaşıyoruz. Bu durumla baş edebilmek için eğitim alıyoruz. O an duygusal davranamazsınız, görevinizi yapmak zorundasınız” dedi.

Sözlerini bu işin büyük bir özveri gerektirdiğini vurgulayarak tamamlayan Meşekıran, “Bu iş herkesin yapabileceği bir iş değil. Ama doğru eğitim, doğru ekip ve güçlü bir iradeyle bir hayat kurtarmak mümkün. İşte tüm çabamız bunun için” diye konuştu.

bottom of page