top of page

Eczacılığa adanmış bir ömür!

“50 yıllık eczacı gazetemize konuştu”

50 yıllık meslek hayatında binlerce hastaya umut olan emekli eczacı Gülden Çağlar, 14 Mayıs Eczacılık Günü’nde çocukluk hayaliyle başladığı mesleğin perde arkasını anlattı. “Eczacılık sadece para kazanmak değil, bir tutku” diyen Çağlar, yarım asırlık meslek yaşamında insan sevgisinin ve etik değerlerin her şeyden önemli olduğunu vurguladı.

Özel Haber: Uğur BAKAR

Lüleburgaz’da uzun yıllar Çağlar Eczanesi’ni işleten 75 yaşındaki Gülden Çağlar, 14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında gazetemize konuştu.

Meslekte 50 yılı geride bırakan ve artık emekliliğini yaşayan Çağlar, meslek hayatında edindiği tecrübeleri, yaşadığı iyi ve kötü günleri açık yüreklilikle anlattı.

Yarım asırlık tecrübesi olan eczacı Gülden Çağlar (75), 1976 yılında Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Uzunköprü Devlet Hastanesi’nde başladığı meslek yolculuğunu 1985’te Lüleburgaz’da açtığı Çağlar Eczanesi ile sürdürdü.

Çocukluk hayaliyle başladığı eczacılığı “bir meslekten öte tutku” olarak tanımlayan Çağlar, mesleğin hem yoğun insan ilişkileri hem de nöbetlerle gelen zorluklarına rağmen en büyük motivasyonunun hastalarından aldığı teşekkür ve memnuniyet olduğunu söyledi. Sağlık sorunları ve aile sorumlulukları nedeniyle eczanesini kapattığını belirten Çağlar, genç eczacılara etik değerlere bağlı kalmaları ve insanı merkeze alan bir anlayışla çalışmaları tavsiyesinde bulundu.

KENDİNİZDEN BİRAZ BAHSEDER MİSİNİZ?

Adım Gülden Çağlar 75 yaşındayım. Lüleburgaz'da yaşıyorum. Aslen Edirne Uzunköprülüyüm. 1976 yılında Marmara Üniversitesi Eczacılık Bölümü’nden mezun oldum. Haziran 1976’da mezun olduktan sonra aynı yılın eylül ayında hemen mesleğe başladım. İlk olarak Uzunköprü Devlet Hastanesi’nde çalıştım. Yaklaşık 9 yıl burada görev yaptıktan sonra 1985 yılında Çağlar Eczanesi’ni açtım.

Lüleburgaz’daki eczanemi yaklaşık 50 yıl işlettim. Sağlık nedenleriyle kapatmak zorunda kaldım. Kendi sağlığım el verdiği sürece çalışmak istiyordum ancak eşimin sağlık sorunlarıyla ilgilenmek için onu yalnız bırakmak istemedim.

Eczanem son olarak Torkan İş Merkezi girişindeydi. Yıllar içerisinde 2-3 kez yer değiştirdim. Daha önce farklı yerlerde hizmet verdim. Kiracılık zor olduğu için zaman zaman taşınmak durumunda kaldım. Son olarak bulunduğum yerde ise 2021 yılından 2025 yılının ocak ayına kadar hizmet verdim.

İLK ECZANENİZİ AÇTIĞINIZ ZAMAN NE HİSSETTİNİZ?

İlk eczanemi açtığımda ne hissettim, nasıl anlatabilirim… 50 sene geçti ama o duygu tarif edilemez bir şey. Dediğim gibi isteyerek yaptığım, çocukluk hayalim olan bir meslekti. Çocukken çok sevdiğim bir eczacımız vardı, onu çok beğenirdim. Evimizde hastalar vardı. Hasta amcam sürekli bizde kalırdı. Belki o da beni etkilemiştir diye düşünüyorum ama neden bu kadar kafama taktım bilemiyorum.”

“Biz çok merkezi bir yerde otururduk. Hemen evimizin karşısında Uzunköprü eczanesi vardı. Orada Neval diye bir bayan vardı. Küçükken onu seyrederken ona çok özenirdim. İlkokuldan sonra hep ‘eczacılık, eczacılık’ diyerek okula gittim. Kısmet oldu ve o mesleğe girdim. Mesleğe girince çok mutlu oldum.”

“Kendi imkânlarımla açtım eczanemi. Ekonomik zorluklar ilk etapta beni çok zorlamıştı ama buna rağmen iyi ki açmışım diyorum. O zorlukları göze alıp o güzel yılları eczacı olarak geçirdiğim için mutluyum.

UNUTAMADIĞINIZ BİR HASTA VEYA ANINIZ VAR MI?

Evet, unutamadığım bir hastam var. Çok ilginçtir, o hastamızla aramızda çok yakın bir bağ oluşmuştu. Uzun süre yüksek tansiyon rahatsızlığı vardı. Daha sonra böbrek sorunları başladı ve diyalize girmeye başladı. En son diyalizden çıktığında taksiyle eczanemin önüne geldiler. ‘Ben ilacımı buradan alacağım, illa Gülden Hanım’ı görmek istiyorum’ demiş. Ben de arabaya kadar gidip kendisiyle konuştum. Ama ne yazık ki hastamız ertesi gün vefat etti. Bu olay beni gerçekten çok etkilemiştir. İsmi Ramazan Bey’di. Ramazan Bey’e Allah’tan rahmet diliyorum.

GENÇ ECZACILARA NE TAVSİYE EDERSİNİZ?

Eczacılık güzel bir meslek aslında. Tabii artık herkes diyelim ki biraz maddiyata yöneldi. Her şey biraz maddiyata dönüştü. Ama bunu biraz manevi olarak değerlendirip eczacılık etik değerlerine önem vererek çalışırlarsa meslek daha zevkli olur diye düşünüyorum. Daha böyle ilke ve etik kurallarına uygun çalışılırsa, güzel düzgün çalışılırsa maddi değerler de arkasından geliyor zaten. Hemen şimdi, birdenbire çok para kazanayım düşüncesiyle hareket edilirse çok doğru olmaz. İnsanlara güzel davranırsan onun arkası zaten geliyor. Dolayısıyla sen daha iyi gelirler de elde edebilirsin. İnsanları kazanırsan gelir de kazanırsın. Öncelikle insana değer vermek lazım. Etik değerlere önem vermek, birbirine saygılı olmak, mesleki anlamda birbirine saygı göstermek çok önemli.

ECZACILIĞIN EN ZOR VE EN GÜZEL YANI NEDİR?

Eczacılığın en zor yanı insanlarla ilgili tarafı aslında. Nöbetlerimiz biraz zorlayıcıydı. Bir de çok çeşitli insanlarla karşılaşıyorsunuz. Sarhoşundan bağımlısına kadar her türlü insanla karşılaşmak mesleğin zor taraflarından biri. En güzel yanı ise insanların size geri dönüş yapıp memnuniyetlerini belirtmesi. Verdiğiniz tavsiye ve öğütlerden faydalanıp size teşekkür etmeleri çok güzel bir duygu. O geri dönüşler gerçekten çok güzel oluyor ve insana manevi bir doygunluk getiriyor.

SİZİ YILLARDIR BU MESLEĞE BAĞLI TUTAN ŞEY NEYDİ?

Vallahi herhalde mesleğe duyduğum sevgi. Gerçekten dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Masa başında oturuyor gibi gözüküyor ama öyle değil. Hasta psikolojisini anlamak çok önemli. Her şeyi takip etmek zorundasınız. Nöbetlerimiz var, çok yorucu bir meslek. Sevmeden yapılacak bir meslek değil açıkçası. Bu sadece para kazanmak değil, bence bir tutku. Tabii ucunda gelir getiren bir iş, ekmek kapımız ama sadece para için yapılacak bir iş değil. İnsanın severek yaptığı meslek çok önemli. İnsanların sevdiği işlerde çalışması gerektiğinin önemli olduğunu düşünüyorum.

14 MAYIS’IN ANLAMI SİZİN İÇİN NEDİR?

40. Bölge Eczacılar Odası olarak 25 ve 50. yılını dolduran eczacılarımıza bir plaket vermeyi uygun görmüşler. Bizim için çok gurur verici bir şey, çok hoşuma gitti. Eczacılar Birliği ve Eczacılar Odası’nın çok büyük bir yapılanma olduğunu düşünüyorum. Meslektaşlarımız ve mesleğimizi konuşabilmek için çok önemli bir yapı. Başarılarının devamını diliyorum ve sevgilerimi sunuyorum. Çok mutluyum. Bu yüzden mesleki dayanışma çok önemli, birlikteliğimiz çok önemli. Birlik ve beraberliğin vermiş olduğu bir güç oluşuyor. 14 Mayıs’ın amacı da aslında bu. Odaların meslekteki sorunları çözmede ve toplumdaki mesleğin yerini sağlamlaştırmada çok önemli bir fonksiyonu var. Birlik ve beraberliğin devam etmesi, odaların güçlü olması çok önemli. Bu birlik bizim için bir güç kaynağı. Her türlü sorunumuzda yanımızdalar. Artık eczacılık zorlaştı, çok sorunları olan bir meslek oldu. Bu tür durumlarda da odalarımız ve birliğimiz gayet iyi çalışıyor. Eczacılık Haftası dolayısıyla tüm meslektaşlarıma bol kazançlı, sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler diliyorum. Eczacılık mesleğinin değerinin her zaman bilinmesini, etik değerlere bağlı kalarak mesleğimizi en iyi şekilde sürdürmemizi temenni ediyorum. Tüm eczacılarımıza kolaylıklar diliyorum. Sevgi ve teşekkürlerimle.”

bottom of page