top of page

Doğa atıkla boğuldu!

“Kaza mı? İhmal mi? Salıverme mi?”

Lüleburgaz’a bağlı Çeşmekolu Köyü’nden geçen derede meydana gelen kirlilik, bölge halkının tepkisine neden oldu. İddiaya göre Bayramdere sınırlarında faaliyet gösteren bir büyükbaş hayvan çiftliğine ait hayvansal atık havuzunun patlaması sonucu dere yataklarına yayılan atıklar tarım alanlarına ulaştı, doğal yaşamı olumsuz etkiledi. Köylüler ve çevreciler yaşananların yalnızca bir çevre sorunu değil, üretimi, su kaynaklarını ve halk sağlığını tehdit eden ciddi bir ihmal olabileceğini belirterek sorumluların tespit edilmesini ve denetimlerin artırılmasını istedi.

Lüleburgaz’a bağlı Çeşmekolu köyünden geçen derede yaşanan kirlilik, köy halkı ve çevrecilerin tepkisine neden oldu.

İddiaya göre, Kırklareli merkeze bağlı Bayramdere köyü sınırlarında faaliyet gösteren büyükbaş hayvan çiftliğine ait hayvansal atık havuzunun patlaması sonucu dere yataklarına yayılan atıklar çevrede ciddi kirliliğe yol açtı.

Konuya ilişkin açıklama yapan Çeşmekolu Köyü Muhtarı Muzaffer Başoğul, yaşanan olayın yalnızca bir çevre kirliliği değil, aynı zamanda tarımsal üretimi ve doğal yaşamı tehdit eden büyük bir sorun olduğunu belirtti.

Başoğul açıklamasında, “Kaza mı, ihmal mi, salıverme mi? Kırklareli Merkez, Bayramdere köyü sınırları içerisinde faaliyet gösteren büyükbaş hayvan çiftliğinin, hayvansal atıklarının biriktirildiği havuz patlamış ve çevre köylerin dere yataklarına yayılan atıklar yoğun çevre kirliliğine sebep olmuştur” ifadelerini kullandı.

Muhtar Başoğul, 3 Haziran 2026 günü meydana geldiğini belirttiği olayda, yaklaşık 15 bin metrekarelik atık havuzunun yoğun baskı nedeniyle patladığını ve boşalan hayvansal atıkların Bayramdere, Deveçatağı, Çeşmekolu, Hamitabat ve Kırıkköy başta olmak üzere birçok yerleşim alanından geçerek Ergene Nehri’ne kadar ulaştığını söyledi.

Olayın ardından muhtarların girişimiyle bölgeye güvenlik güçleri ile ilgili kurumların sevk edildiğini belirten Başoğul, çiftlik yöneticilerinin meydana gelen zararın tespit edilmesi halinde tazmin edileceğini ifade ettiklerini aktardı.

Başoğul açıklamasında, “Aynı günün gecesi dere yataklarına tortular halinde ulaşmaya başlayan hayvansal atıklar, çoğu zaman dere yataklarına sığmamış, henüz hasat edilmemiş buğday ve henüz yetişme evresinde olan Ayçiçek tarlalarına taşarak zarar vermiştir. Sel baskını şeklinde hızla ilerleyen hayvansal atıklar geçtiği bölgeleri talan etmiş, dere yataklarını onarımı uzun sürecek şekilde hasarlamış, derelerde yaşayan canlıları katletmiştir” dedi.

“DERELERDEN SULAMA YAPILAN ÜRÜNLER RİSK ALTINDA”

Kirliliğin yalnızca dere ekosistemini değil, tarımsal üretimi de etkilediğini belirten Başoğul, özellikle derelerden sulama yapan çiftçilerin ürünlerinin risk altında olduğunu ifade etti.

Bölge halkının yaşanan olayın nedenine ilişkin soru işaretleri taşıdığını belirten Başoğul, “Hayvansal atıkların sadece kaza sonucu değil, sair zamanlarda, özellikle yağmur yağdığı anlarda, yağmur sularını fırsat bilerek, sadece yukarı da kazaya uğrayan çiftlik değil, bölgede faaliyet gösteren diğer çiftlikler de havuzlarını dere yataklarında boşalmasına tanık oluyoruz” diyor bölgede yaşayan vatandaşlar” ifadelerine yer verdi.

“PEK ÇOK ÇİFTLİK ATIK YÖNETİMİ KONUSUNDA SINIFTA KALIYOR”

Muhtarların ortak görüşünün de denetim eksikliğine dikkat çektiğini belirten Başoğul, “Bölgede faaliyet gösteren pek çok çiftlik atık yönetimi konusunda sınıfta kalıyor. Buna denetim de dahil etmek gerektiğine vurgu yapan Muhtarlar; hayvansal atık havuzlarının yeterince denetlenmediğini düşünüyor. Derelere, dere yataklarında yaşayan canlılara, bölgede yaşayan halka ve bu topraklardan beslenen insanların yaşam alanlarının bu denli kirletilmesinin önüne geçmek için denetimlerin yoğunlaştırılması yanı sıra ağır yaptırımların hayata geçirilmesi talep ediyor” dedi.

Yıllar önce de benzer bir olay yaşandığını hatırlatan köy sakinleri ise, “Derelerimiz bir kez daha kirletildi. Üretimimiz bir kez daha sekteye uğradı. Kirlilikle yine mi baş başa kalacağız, yine kimseye derdimizi anlatamayacağız” sözleriyle tepkilerini dile getirdi.

Köylülerin, “Topraklarına, doğalarına, yaşam alanlarına saygı duyulması gerektiğine vurgu yaparak, yaşanan olayın son olmasını dileyerek, kaza mı, ihmal mi yoksa salıverme mi bilmiyoruz, konuyu kamuoyunun vicdanına bırakıyor ve yetkilileri göreve çağırıyoruz” ifadeleriyle yetkililerden adım atılmasını istediği belirtildi.

“BÜYÜK SORUMSUZLUK”

Öte yandan çevreci Hakan Dedeoğlu da yaşananlara tepki gösterdi. Dedeoğlu, “Büyük sorumsuzluk” olarak dile getirdiği olaya ilişkin, “Lüleburgaz’ın Çeşmekolu Köyü muhtarı köyünün içinden geçen derede yaşanan kirlilikle ilgili olarak beni aradı. Bölgesinde bulunan hayvan çiftliklerinden çıkan atıkların bölgesel anlamda yarattığı kirlilikleri çekerek bizlerle de paylaştı. Sorumsuzca yaşananlar gerçekten üzüntü verici. Yıllar önce aynı bölgede benzer kirlilikler yoğun şekilde yaşanmıştı” dedi.

Kirliliğin Bayramdere’den başlayarak Ergene Nehri’ne kadar uzanan geniş bir alanı etkilediğini ifade eden Dedeoğlu, “Bu konuda Bayramdere Köyü itibarıyla Ergene Nehri’ne kadar olan altı köy boyunca dere yoğun şekilde yine kirletilmiş. Dolayısıyla dereden sulama yapan ve Lüleburgaz Pazarı’nda bir çok ürünün kaynağı olan bu Köylerimizde yaşanan olumsuzluk gerçekten sağlıklı yaşam adına üzüntü vericidir” diye konuştu.

Dedeoğlu, açıklamasının sonunda “Yaşananlar karşısında yetkililerin gerekli hassasiyeti göstermelerini ve gereğini kısa sürede yapmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

bottom of page