Diz ağrısı kader değil!
- Özlem KARAKOYUN

- 6 gün önce
- 2 dakikada okunur
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzman Dr. Nalan Sezgin, modern fizik tedavi yöntemleriyle diz ağrılarının kontrol altına alınabildiğini ve birçok hastada ameliyatın önlenebildiğini söyledi.


Yaz aylarında artan hareketlilikle birlikte diz ağrısı şikâyetleri de gündeme geliyor. Toplumda yaygın olan “Diz ağrısı yaşlanmanın doğal sonucudur” düşüncesinin aksine, uzmanlar diz ağrısının çoğu zaman önlenebilir ve kontrol altına alınabilir bir sorun olduğuna dikkat çekiyor.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzman Doktor Nalan Sezgin, diz ağrısının tek başına yaşla açıklanamayacağını belirterek, diz ekleminin günlük yaşamda vücut ağırlığının üç ila beş katı kadar yük taşıdığını söyledi. Sezgin, bu nedenle dizlerin yanlış kullanım, kas zayıflığı ve yaşam tarzı faktörlerinden hızla etkilenebildiğini vurguladı.
YAŞ TEK BAŞINA NEDEN DEĞİL
Diz ağrısının kıkırdak aşınması, kas zayıflığı, fazla kilo, yanlış ayakkabı seçimi, hareketsiz yaşam ve geçmişte yaşanan travmalar gibi birçok etkene bağlı olarak ortaya çıkabildiğini ifade eden Sezgin, ağrının çoğu zaman aniden gelişmediğini, uzun süredir devam eden bir sürecin sonucu olduğunu belirtti.
Hastaların sıkça yaptığı hatalara da değinen Sezgin, ağrı başladığında tamamen hareketsiz kalmanın, diz kasları güçlendirilmeden yapılan yoğun yürüyüşlerin, uygun olmayan ayakkabıların ve ağrı kesicilerle durumu geçiştirmeye çalışmanın diz ağrısını artırdığını söyledi.
BU BELİRTİLER ÖNEMLİ
Sezgin’e göre gece uykudan uyandıran diz ağrısı, şişlik ve kilitlenme hissi, merdiven inip çıkarken artan ağrı ve dizde boşalma hissi mutlaka ciddiye alınmalı. Bu şikâyetlerin varlığında geç kalmadan hekime başvurulmasının, ileride gerekebilecek cerrahi müdahalelerin önüne geçebileceği belirtildi.
KİREÇLENME KONTROL ALTINA ALINABİLİYOR
Toplumda yaygın olan “Kireçlenme varsa yapılacak bir şey yok” düşüncesinin doğru olmadığını vurgulayan Dr. Sezgin, kireçlenmenin ilerleyici olabilse de günümüzde kontrol altına alınabildiğini ifade etti. Eskiden tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğunu hatırlatan Sezgin, modern fizik tedavi yöntemleri sayesinde ağrının azaltılabildiğini, hareket kabiliyetinin artırılabildiğini ve birçok hastada ameliyatın geciktirilebildiğini ya da tamamen önlenebildiğini söyledi.
MR görüntülerinin her zaman ağrının şiddetiyle örtüşmediğine dikkat çeken Sezgin, tedavide yalnızca görüntüleme sonuçlarının değil, kas dengesi, eklem mekaniği ve yaşam tarzının da önemli rol oynadığını ifade etti.
MODERN FİZİK TEDAVİNİN AMACI
Ağrı kesicilerin geçici rahatlama sağladığını ancak sorunu çözmediğini ifade eden Sezgin, modern fizik tedavide asıl hedefin ağrının kaynağını bulmak olduğunu vurguladı. Kıkırdağı koruyan eklem içi enjeksiyonlar, kişiye özel egzersiz programları, teknolojik tedaviler ve günlük hayatta yapılan yanlışların düzeltilmesiyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini belirtti.
ERKEN MÜDAHALE ÖNEM TAŞIYOR
Sezgin, diz ağrısıyla yaşamanın bir zorunluluk olmadığını vurgulayarak, “Ağrıyorsa geçer” anlayışı yerine ağrının nedeninin araştırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Doğru zamanda ve doğru yaklaşımla yapılan tedavilerle diz ağrılarının büyük bölümünün kontrol altına alınabildiği ifade etti.