top of page

Depremzededen ağlatan “DEPREM” açıklaması

Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu tarafından, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla yapılan basın açıklamasını Hatay Defne’den Lüleburgaz’a gelen depremzede Pınar Şat, okudu. Şat, açıklama esnasında duygusal anlar yaşarken gözyaşlarını tutamadı.

Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu tarafından, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı.

6 Şubat günü saat 17:30’da Kongre Meydanı’nda gerçekleşen basın açıklamasına Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli, Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Basın açıklamasını Hatay Defne’de depreme yakalanan, depremzede Pınar Şat okudu.

Şat, açıklamayı okurken zaman zaman duygusal anlar yaşarken gözyaşlarını tutamadı.

Depremlerde bilimsel olarak 3 türlü önlem alındığını aktaran Şat; deprem öncesi önlemler: bunlar, zemin, malzeme, denetim, planlama ve organizasyon, deprem anındaki önlemler: bunlar da eğitim yoluyla yaşayan insanlara verilmesi gereken bilgiler, deprem sonrası önlemler: bunlar, arama kurtarma, sağlık yardımı, ikmal iaşe, barınma olduğunu belirtti.


“İNSANLAR KADERLERİ İLE BAŞ BAŞA BIRAKILMIŞTIR”

Ülkemizde en çok ölümün deprem nedeniyle meydana geldiğini belirten Şat; “11 ili kapsayan 6 Şubat Kahramanmaraş depremi öncesinde bilim insanları, bu bölgede büyük bir deprem olacağı uyarısında bulundu. Bilim insanlarını dikkate almayan siyasal iktidar, depreme karşı herhangi bir önlem almazken, adına ‘İmar Barışı’ diyerek süsledikleri imar affını çıkararak bölgede bir buçuk milyon kaçak yapı ve kat affedilmiş, bu afla hem siyasi hem de maddi rant elde ederek insanlar için ölüm ve yıkımın davetiyesini çıkarmıştır. Deprem sonrasında yıkıma uğrayan çok az yerde ilk 48 saat sonra detaylı kurtarma anca başlatılabilmiş. Diğer yerlere ise günlerce gidilememiş, insanlar kaderleri ile baş başa bırakılmıştır. 17 Ağustos Marmara Depreminden hiç ders çıkarmayan siyasal iktidar bu 11 şehirde de olması gereken deprem toplanma alanlarını rant alanlarına çevirdiği için deprem sonrası büyük kaos yaşanmıştır. Beklenen İstanbul depreminde de toplanma alanlarının rant için kullanıldığı bilinmektedir. Çeşitli nedenlerle İstanbul içinde oluşan, kupon arsa diye nitelenen merkezi yerlerdeki büyük alanların bugünden deprem toplanma alanı haline getirilmesi acil bir zorunluluktur. Deprem sonrası arama kurtarma çalışmalarında uluslararası düzeyde destek ve katkılar sunulmuştur. Büyük miktarlarda parasal yardımlar yapılmıştır. Siyasal iktidar toplanan paraların harcanması ile ilgiliyle kamuoyuna herhangi bir açıklama da bulunmamıştır. Bu durum toplumda büyük rahatsızlık ve üzüntüye neden olmuştur” dedi.

“DOĞA OLAYLARINA KARŞI YETERLİ TEDBİRLERİ ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

Toplanan paralar ve bunların akıbeti ile ilgili kamuoyuna bilgi verilmediğini, gelen giyim yardımları, gıda yardımları ve maddi yardımlarında eşit olmayıp, yardım dağıtımında ayrımcılık yapıldığının tüm kamuoyu tarafından bilindiğini aktaran Şat; “Bugün itibariyle depremin üzerinden tam bir yıl geçmiştir. Toplanan paralar ve bunların akıbeti ile ilgili kamuoyuna bilgi verilmezken, gelen giyim yardımları, gıda yardımları ve maddi yardımlarında eşit olmayıp, yardım dağıtımında ayrımcılık yapıldığı tüm kamuoyu tarafından bilinmektedir.  Özellikle Hatay bölgesinde deprem sonrasında, devletin yapması gereken zorunlu görevlerini yapmamıştır, insanlar yalnız bırakmıştır. Hatta uluslararası ve gönüllü kuruluşlarca gönderilen gelen yardımlar bu bölgeye ulaştırılmamıştır. Şu anda çıplak gözle görülen, bölgenin yandaş müteahhitlerin şantiye alanına dönüştüğüdür. Bölge halkına söz verilen evlerin teslimatları yapılmadığı gibi inşaat süreçlerinin ne durumda olduğu ve evlerin nasıl dağıtılacağı dahi açıklanmamıştır. Bölgedeki sorumlu müteahhitler konusunda gerçek bir yargılama ve sorumlulardan hesap sürecinin gerçekleşmeyeceği endişesi ve üzüntüsü içindeyiz. Deprem gibi doğa olaylarının, önlemler alındığında, kitlesel ölüm ve maddi kayıplara neden olmadığı dünyanın birçok ülkesinde görülmektedir. Doğa olaylarını afete çeviren, yetkililerin gerekli olan önlemleri almamasıdır. Buradan tüm yetkilileri, doğa olaylarına karşı yeterli tedbirleri almaya çağırıyoruz. Bu onların asli görevleridir” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

63 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page