Canlara can kattı!
- Hamza Dalgıç

- 25 Eyl 2025
- 3 dakikada okunur
"Veterinerler yüzde beş ihtimal verdi"
"Satın almayın sahiplenin"
Lüleburgaz'da evinde ve evinin önünde sokak hayvanlarına bakan Hatice Zeren, kapısının önünde baktığı engelli kedi Çarpık'ı, diğer üç kedisi gibi önce hayata bağladı, sonra sahiplendi. Zeren, satın almak yerine sahiplenmek çağrısında bulundu.



Lüleburgaz Yıldız Mahallesi'nde yaşayan ve sokakta ölmek üzere iken bulup sahiplenerek hayata bağladığı üç kedisi olan Hatice Zeren, sokakta insanların şiddetine maruz kalarak engelli kalan bir başka kedi olan Çarpık'ı da sahiplenerek hayata bağladı.
Bir apartmanın içinde yavruladıktan sonra bu sebeple insanların şiddetine maruz kalan ve kafasına darbeler alan Çarpık'ın bu olaydan sonra engelli kaldığını ve kafasının sürekli sallandığını aktaran Hatice Zeren, Çarpık'ın duyma yetisinin de olmadığını söyledi.
Kendisine bir süre evinin önünde baktıktan sonra ölmemesi için evine aldığını söyleyen Zeren, zamanla Çarpık'ın hastalıklarının da ortaya çıktığını ve yemek yeme, su içme gibi temel gereksinimlerini bile karşılayamayacak kadar kötü duruma geldiğini belirtti.
Yaşanan gelişmeler üzerine Çarpık'ı Çorlu'da bulunan Trakya Hayvan Hastanesi'ne götürdüğünü aktaran Hatice Zeren, veterinerlerin burada Çarpık'ın yaşaması için yüzde beş gibi düşük bir ihtimal verdiğini fakat kendisinin de bu ihtimale tutunarak Çarpık'ı tedavi ettirdiğini söyledi.
Evindeki dört kedinin de sokakta ölmek üzereyken bulunduğunu aktaran Hatice Zeren, kedileri genelde tedavi etmek amacıyla aldığını fakat sonradan sokağa geri bırakamadığını söyledi.
"EVDEKİ TÜM KEDİLER SOKAKTA ÖLMEK ÜZEREYDİ"
Evde baktığı kediler hakkında bilgiler veren Hatice Zeren; "Benim sahiplendiğim kedilerin hepsi sokakta ölmek üzere olan kedilerdi. Ateş'i Tekirdağ'dan kardeşim getirdi, bir gözünü oymuşlardı ve bıyıklarını kesmişlerdi. İlk geldiğinde çok ürkekti, asla yanımıza yaklaşmıyordu, hala çok yaklaşmıyor fakat bana ve oğluma çok güveniyor. Aralarında en uslu ve söz dinleyen o.
Güneş benim ilk kedim, oğlum işe giderken onu bir duvar dibinde ıslatılmış, eziyet edilmiş şekilde buldu ve bana "anne bu hayvan ölür" dedi, yavruydu o zamanlar. Güneş'i hemen aldım ve veterinere götürüp evde tedavi ettim, bir daha da sokağa salamadım.
Serum'da yeni doğmuş bir kediydi. İki gece boyunca miyavlamasını, ağlamasını dinledim ve ikinci gece dayanamayıp çıkıp onu arayıp buldum. Gözleri iltihaptan kapanmıştı, annesi sanırım onu zayıf olduğu için terk etmişti. Serum'u aldığımda amacım iyileştirip geri bırakmaktı fakat bırakamadım, bir gözünü kurtardık fakat bir gözü kapalı, görmüyor. Çok tedavi gördü küçükken, o yüzden oğlum adını Serum koydu" ifadelerini kullandı.
"APARTMANDA DOĞURDUĞU İÇİN TEKME ATMIŞLAR"
Çarpık'ın nasıl engelli kaldığı hakkında bilgiler veren Hatice Zeren; "Çarpık her zaman güzel bir kediydi. Evimin önünde diğer kedilerle birlikte gelip kap içine koyduğum mama ve sulardan içerdi, o zamanlar engelli değildi.
Bir gün hamile kaldıktan sonra Çarpık çevre apartmanlardan birisinde doğum yapmış. Bir süre ortadan kaybolmuştu zaten. Doğal olarak hayvan yavruları için güvenli bir nokta arıyor, içgüdüsel hareket ediyor. Apartmanda doğum yapmasının ardından ise birileri Çarpık'a fiziksel şiddette bulunmuş ve sanırım kafasına aldığı darbe veya darbeler sonrasında Çarpık engelli kaldı.
Bir süre sonra kapımın önüne döndü ve dengesini sağlayamadığını, duymadığını ve kafasını sürekli salladığını fark ettim. Çevredeki insanlar ona bu yüzden Çarpık ismini koydu fakat onu diğer kedilerden dışlama amacı taşımıyordu bu, herkesin kulağına sempatik geliyordu ve ona özel bir isim oldu. Ben de zamanla bu isme alıştım ve ismi öyle kaldı.
Bu yaşananlardan sonra Çarpık bizim apartmanımızın çevresinden hiç ayrılmamaya başladı, en fazla 10-15 metre uzaklaşıp dönüyordu fakat benim içim rahat etmedi, onu da eve aldım." dedi.
"YAŞAMASI İÇİN YÜZDE BEŞ İHTİMAL VERDİLER"
Zeren; "Çarpık'ı eve aldıktan bir süre sonra hamile olduğunu fark ettim ve doğurdu. Doğurması onu çok zayıf düşürdü. Doğurunca yavrularına çok güzel baktı. Yavruların sütten kesilme zamanı gelmesine yakın Çarpık iyice kötüleşti. Artık ayakta bile duramıyor, yemek yiyemiyor ve su içemiyordu.
Bunun üstüne veterinere danıştım ve yavruların sütten kesilebilecek kadar büyüdüğünü söyledi, Lüleburgaz'da yeterli donanıma sahip veteriner olmadığı için beni Çorlu'da bulunan Trakya Hayvan Hastanesi'ne yönlendirdi.
Çarpık'ı oraya götürdüğümde kulaklarının iltihapla dolu olduğunu ve bu iltihabın kulak zarlarına baskı yaptığını söylediler. Ameliyat olması gerektiğini fakat ameliyatın da çok riskli olduğunu, ameliyat olmadığı takdirde ise acı çekerek öleceğini söylediler.
Böyle bir durumda pek şansınız kalmıyor. Ekonomik durumum Türkiye'de yaşayan pek çok kişi ile aynı fakat ölüme terk ederseniz bunun ağırlığını da kaldıramazsınız. Ameliyat ettirdim ve tedavi sürecine başladık. Yaşaması için yüzde beş şans verdiler fakat Çarpık yaşadı ve iyileşti.
Diğer kediler gibi dört ayak üstüne düşmüyor, dengesini hala sağlayamıyor ve duymuyor fakat yaşıyor. Evdeki diğer kedilerle de iyi anlaşıyor. Çarpık'ın yavrularını ise köye götürdüm, orada onların yeri var ve orada yaşıyorlar. Hepsini kısırlaştırdık." açıklamalarına yer verdi.
"SATIN ALMAYIN SAHİPLENİN"
Sahiplenme çağrısında bulunan Hatice Zeren; "Sokakta Güneş, Ateş, Serum ve Çarpık gibi olan yüzlerce, binlerce sokak hayvanı var. Asıl bakıma muhtaç olanlar onlar. Evinde bir hayvan beslemek isteyenler bu muhtaç hayvanlara yönelsinler, satın almasınlar. Ben önceden evde hayvan olmasına çok karşıydım fakat Güneş'ten sonra bu tabumu yıktım. Serum mesela, bir yaşını geçti fakat daha bebekken yaptığı gibi kucağıma gelip yeleğimi emiyor sürekli. Bunlar çok güzel duygular" diyerek sözlerini noktaladı.
Hatice Zeren, tüm bu süreci doğru yönetmelerine yardımcı olup, donanımları yettiğince tedavi sürecine yardımcı olan ve ameliyat sonrası kontrolleri sağlayan Evo Veteriner Kliniği'ne, Evrim Pak'a ve Emre Kocaköse'ye, ameliyat süreci ve ameliyat sonrası yatış sürecinde her türlü kolaylığı ve ilgiyi gösteren Çorlu Trakya Hayvan Hastanesi'ne ve personellerine teşekkür etti.


