“Artık yeter”
- Özlem KARAKOYUN

- 5 Mar
- 2 dakikada okunur
“Fatma öğretmen için tepki büyüyor”
İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çevik’in okulda hayatını kaybetmesinin ardından Eğitim-İş Sendikası dün de meydana çıktı. Sendika adına basın açıklaması gerçekleştiren Lüleburgaz Temsilcisi Ömer Behiç Bark, öğretmenlerin can güvenliği sağlanana kadar susmayacaklarını vurguladı. Üst üste iki gün alanlarda basın açıklaması yapan sendika, “Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? diyerek yetkililere sert mesajlar verdi.




Lüleburgaz’da, 2 Mart’ta İstanbul Çekmeköy’de Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çevik’in hayatını kaybetmesinin ardından, Eğitim Sen ve Eğitim-İş şubeleri önceki gün eylem düzenlemişti. 3 Mart’ta yapılan açıklamanın ardından, 4 Mart’ta Eğitim-İş tarafından tekrar alanlara çıkıldı.
Eylem, 4 Mart’ta saat 12.30’da Öğretmenevi’nde toplanan grup, saat 13.00’te Üçgen Park’ta bir araya gelerek basın açıklamasını gerçekleştirdi. Açıklamayı sendika adına Eğitim-İş Lüleburgaz Temsilcisi Ömer Behiç Bark yaptı.
Bark, yaşanan olayı ve taleplerini uzun bir konuşmayla dile getirdi:
“Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Artık yeter! İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenimiz Fatma Nur Çevik okulda katledildi. Okulda! Eğitim yuvasında! Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde!
44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir münferit olay değildir! Bu, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur.
Bu açık bir ihmal zinciridir. Bu sorumluluk öğretmenin ya da okul idaresinin üzerine yıkılamaz! Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa, orada kamu otoritesinden söz edilemez. Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyorum: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?
Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, ‘herkes öğretmenlik yapabilir’ diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dilin sonucudur.
Dünyada ‘Başöğretmen’ unvanını taşıyan tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü bugün kulaklarımızda çınlamaktadır: ‘Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.’ Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız.
Biz diyoruz ki: Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalı; Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalı; tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalı; eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalı; failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalı; şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli; toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline gelmelidir.
Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadele edeceğiz. Çünkü insanlığın ortak geleceği savaşta değil, barıştadır. Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür.”
Bark, öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenliği sağlanıncaya kadar mücadelenin süreceğini vurguladı.
Eğitim-İş, hayatını kaybeden meslektaşa rahmet, ailesine ve öğrencilerine sabır; yaralılara acil şifa dileklerini iletti.


