Örgüyle Isınan Kalpler
- Özlem KARAKOYUN

- 7 Kas 2025
- 2 dakikada okunur
Bireysel Örgü Atölyesi Neşeli Günler 90’lar Cafe’de gerçekleşti.



Lüleburgaz’da el emeğinin, dostluğun ve üretmenin sıcak buluşması yaşandı. 6 Kasım günü Neşeli Günler 90’lar Cafe’de 13.00–16.00 saatleri arasında düzenlenen Bireysel Örgü Atölyesi, birbirinden farklı hikâyelere sahip katılımcıları bir araya getirdi. Kahkahaların, sohbetlerin ve örgü iplerinin iç içe geçtiği etkinlikte herkes kendi dünyasından bir parça getirdi.
Örgüye gönül veren Derya Durukan, “Örgü buradaki herkes için bir terapi. Ne kadar yorgun olursam olayım bir sıra örmek bile beni rahatlatıyor. Bütün stresi alıyor.” diyerek örgünün kendisi için bir yaşam biçimi haline geldiğini anlattı. Uzun yıllardır hobi olarak örgüyle ilgilenen Durukan, YouTube üzerinden öğrendiği tekniklerle ilerlediğini ve drydrknco hesabında yaptığı işleri paylaşıp başkalarına ilham vermeye çalıştığını söyledi.
Katılımcılardan Cansu Yıldız Altın, örgüyü ailesiyle bağ kurmanın bir yolu olarak gördüğünü ifade etti: “Oğluma amigurumi oyuncaklar örüyorum. Yılda birkaç tane yapabiliyorum ama her biri özel. Oğlum peluş oyuncaklara düşkün, kendi ellerimle yaptıklarımla oynaması beni çok mutlu ediyor.”
Etkinliği ablasından duyarak katılan Hatice Çekirdekoğlu, “Lif, kazak, oya yapıyorum. İsteğe göre yapıp satıyorum.” derken; Şerife Butur ise örgüyle hem ev ekonomisine katkı sağladığını hem de ailesine destek olduğunu anlattı: “7–8 yaşından beri örüyorum. Evime gelir kaynağı oluyor. Üç kız evlendirdim, örgüyle hem maddi hem manevi destek oldum.”
Etkinliğe farklı bir anlam katan isimlerden Akasya Özkan, kış mevsiminde hayvanlara destek olmak için örgü yaptığını söyledi:
“Ben hayvanlar için örüyorum. Kış mevsiminde sokaktaki dostlarımız üşümesin diye arkadaşım Yağmur Karpuz’la birlikte battaniyeler örüyoruz. Yılbaşı için de hayvanlara özel papyonlar hazırlayacağız.”
Etkinliğe katılanlardan Selmin Gündağ ise örgüyü hem üretkenliğin hem de paylaşımın bir yolu olarak görüyor. “Örgü örmek benim için sadece bir hobi değil, aynı zamanda huzur bulduğum bir alan. Kış akşamlarında elime ipimi şişimi alınca bütün yorgunluğumu unutuyorum.” diyen Gündağ, el emeği ürünlerin değerine dikkat çekti. “Her ilmekte sabır, her motifte bir duygu var. Ürettikçe paylaşıyorum, paylaştıkça çoğalıyoruz.”
Sevinç Tuna ise sanatın her dalına duyduğu ilgiyi dile getirdi: “Genç kızlığımdan beri el işine meraklıyım. Şimdi daha çok tığ işi ve dantel yapıyorum, torunlarıma, çevreme, bazen satış için örüyorum. Resim de çiziyorum, geri dönüştürmeyi ve üretmeyi seviyorum.” Bohem tarzda tasarımlarını sevinctunadesing hesabında paylaşan Tuna, “Terapi gibi geliyor, kazancım da genelde malzeme almaya gidiyor.” dedi.
Etkinliğin ev sahibi Neşeli Günler 90’lar Cafe’nin işletmecisi Sümeyye Gül, atölyenin amacını şu sözlerle özetledi:
“İnsanları kaynaştırmayı seviyorum. Burası kafe gibi değil, ev ortamı gibi. Farklı insanların tanıştığı, arkadaşlık ettiği bir yer. Daha önce çanta örtüsü ve mum etkinliği yaptık. Kış aylarında soba etrafında sıcak ve samimi bir atmosfer oluşuyor. Akşamları kestane bile yapıyoruz. Gün grupları ve mezatlar da devam ediyor.”
Samimi sohbetler, el emeği ürünler ve sıcacık bir atmosferle geçen Bireysel Örgü Atölyesi, katılımcıların hem ruhunu hem ellerini ısıttı. Sümeyye Gül’ün de belirttiği gibi, bu etkinlik serisi önümüzdeki günlerde de devam edecek.


